İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam kalbinde zerre miktar kibir olan cennete giremez hadisi ile kalbinde zerre iman olan cennete girecek kurallarını birbirine bağlı olarak açıklar mısınız? Yani birini kibirli görsek sen cennete giremezsin diyebilir miyiz?

Cevap

Hangi kibrin ve hangi imanın cennet ya da cehennem nedeni olabileceğini beşerden birileri olarak biz kararlaştıramayız. Elimizde kibir ve iman ölçebilecek bir cihaz yoktur. Bu tür kararlar Allah’a kalmıştır. Bize düşen o tür sıkıntılardan uzak durmayı becermek ve onun için gayret etmektir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Biz iman ediyoruz. Bin seneden fazla bir zamandan beri gelen binlerce ilim adamının aklı çalışmaz kabul edilmesi mümkün müdür? Dinin hakikati asırlar sonrasında mı anlaşılacak? Biz kadere iman ediyoruz.

Selamünaleyküm saygıdeğer hocam. Kur’an’da kadere iman geçmediği için cibril had
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'ın razı olacağı işleri yapanları Allah için sever, gazap ettiği davranışları sergileyen kimseleri de Allah için sevmeyiz... Yalnız hedefimizde şahıs yoktur. Yapılan iş vardır. Hocamızın “Tarikatı Muhammediyye Derslerini” takip etmenizi tavsiye ederim. https://www.youtube.com/watch?v=uxTg0WSxJNw

Hocam kalbimizde zerre kadar kin olmamalı, herkesi sevmeliyiz ve hakkımızı helal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.

Selamünaleyküm hocam; "Kalbinde zerre kadar İmanı olan cehennemde cezası kadar y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, o âleme ait bilgiler vahyin bildirdiği ile sınırlıdır. Tahmin ile veya benzeri bir yöntemle bilgi oluşturmamız mümkün değildir. Bu sorunuzun muhtevası da buna dâhildir. Sorunuza cevap olarak sadece şu ayrıntıyı zikredebilirim: Kabirdeki bilgiler ruhumuzla bağlantılı iken mahşerdeki durum ruh ve bedenimizin bir arada olduğu yani bugünkü halimizle karşılaşacağımız bir durumdur. Allah bugün de o gün de yardımcımız olsun.

Hocam öldüğümüz zaman kabre girdiğimizde ve sorgudan geçtikten sonra eğer iyi ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamberler de bununla karşılaştı. İnsanların bir veya iki nasihatle akıllanacaklarını nasıl düşünürüz? Bu bir. İkincisi de şudur: Bizim vazifemiz hak bildiğimizi izah etmektir, kalpler Allah’ın elindedir. Kimsenin hidayetinden sorumlu değiliz biz, vazifemizi yaparız gerisini de dinin sahibine bırakırız. Öyle her tepkinin önünde eriyecek olsak varlığımızı tüketiriz bilmeden. Bu açıdan tekrar düşünmeye çalışın.

Hocam ben İslam’ı yaşamaya ve kendime temiz bir çevre oluşturmaya çalışıyorum. B
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hadisteki sevme emri, herkesi baba oğul gibi sevme değildir. O düzeyde bir sevgiyi insan istese de elde edemeyebilir. Buradaki durum şudur. Müminler olarak aramızda kin ve nefret nedeni olacak sebepler bırakmayacağız. Birbirimize karşı sevginin nedeni olacak sebepleri canlı tutacağız. İnsan olarak birbirimizin arkasında olacağız. Bunun ötesinde sevgi, herkes için farklıdır.

Selamünaleyküm hocam. Peygamber Efendimizin "İman etmedikçe cennete giremezsiniz

cehennem konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuklara kapasitelerinin üstünde eşya taşıtamayacağımız gibi bilgi de veremeyiz. Neyi ne kadar anlattığınızın ayrıntısını bilmediğimiz için şu kadarı fazla olmuş diyemeyeceğiz size. Bir fazlalık olduğu ise muhakkaktır. Bir de o çocuğa mahsus özel bir durum da bulunmuş olabilir; çocuk hassastır, ince duyguludur veya benzeri bir durum olabilir. Netice olarak dert etmeyin. O konuları bir süre konuşmayın. Çocuğu rahatlatacak konulara dalın. Cennetten, meleklerden, çocukların güzelliklerinden bolca konuşun. Yemek fazla tuzlu olunca ne yapıyorsanız burada da onu yapın, hafif şekerle yemeği biraz daha kaynatın, denge kurulur biiznillah. Endişe etmenize gerek yoktur.

Hocam bizim büyük oğlumuz şu an altı yaşında. Ona cenneti cehennemi şeytanı anla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İman şüphe götürmez. Yalnız tehlikeli olan şüphe, insanın içinden geçen vesveseler değildir. İyi bir mü'minin içinden de vesvese geçebilir. Kimi zaman “acaba?” dediği olabilir ama bunu imanı zedelenmiş duruma getirecek düzeye taşımaz. O vesveseyi konuşup dillendirmez, birileri ile tartışmaz. Gelip geçen bir rüzgâr gibi gider o şüpheleri. Eğer söz konusu şüphe, günlük hayatına etki edecek düzeye gelirse veya konuşarak şu ve şu işlerden şüphe ediyorum derse imanı gider maazallah. Zira iman, şüphe kabul etmez. Özellikle Allah’a iman, melekler, peygamberler, öldükten sonra dirilme, kitaplar ve Kur'an, cennet, cehennem gibi temel iman esaslarından şüphe edenin imanı gider.

Hocam dinimle ve imanımla ilgili şüpheler oluşuyor bende. Bir türlü “acaba” vesv
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuda farklı görüşler var ve şu görüş kesindir diyemeyeceğimiz bilgilerdir onlar.

Hocam doğuştan veya sonradan zihinsel engelli olan ve namaz, oruç gibi ibadetler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O'na itaat edelim diye yarattı. Bizim O'na ihtiyacımız olduğu için yarattı. Hoşumuza giden zevkleri de O verdi. Zorlanacağımız işleri de O emretti. Böylece kim samimi bir şekilde yaratıcısına vefa gösterecek kim de O'na nankörlük edecek bunu görmek istedi. Böylece hiç kimsenin mazeret hakkı kalmayacak ve herkes kendi işlediği amellerle cenneti ya da cehennemi hak edecek. Yaptıklarımız bizlerin şahidi olacak. Allah bunları biliyor ama bizim de mazeret etme hakkımızı kaldırıyor ve bu noktada hiç kimseyi zorlamıyor, kilitlemiyor. Her insan kendi özgür iradesiyle doğruyu ya da yanlışı tercih ediyor. İmanın hakikati de burada ortaya çıkıyor. Haramlardan kaçmak ve emredilen ibadetleri yapmak kendine zor gelen insanlar iman etmemekle çözüm bulacağını zannediyor. Gerçekten düşünen insanlar ise meseleyi idrak ediyor ve imanın tadını alıyor. Allah doğrudan ayırmasın.

Hocam Allah, doğmamızı, ölmemizi, cennet veya cehenneme gideceğimizi ve vereceği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fazla detaya girmeden konuyu üstünden anlatmakla iyi etmişsiniz. Çocuğun bu tür şeyleri merak etmesi normal. "Uzaklara gitti." "Allah yanına aldı." gibi cevaplar çocuğun kafasını karıştırabilir. İnsanın gömüldükten sonra başka bir âleme gittiğini yine detaya girmeden, onun kabul edebileceği şekilde anlatabilirsiniz. Bu biraz da sizin iletişim ve ilişki şeklinize ve çocuğunuzun durumuna ve tarzına göre değişir. Ama sakin olun, siz de telaş yapmayın ki çocuk da telaş yapmasın. Allah'a emanet olun.

Hocam beş yaşında kızım ölümü, mezarlığı, cennet ve cehennemi sorunca yalan söyl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığınız vesveseler, imanınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Aksine, bu tür düşüncelerden korkmanız ve rahatsız olmanız, kalbinizde iman olduğunu ve Allah’a yakın olma arzusu taşıdığınızı gösterir. Vesvese şeytanın bir oyunudur ve sizi korkutarak Allah’tan uzaklaştırmaya çalışır. Bunun için aşağıdaki tavsiyelere dikkat edebilirsiniz: Vesvese gelince dikkatinizi dağıtın: Vesveselerle zihinsel bir mücadeleye girmeyin. Dikkatinizi başka bir konuya çevirin veya zikirle meşgul olun. Şeytandan Allah’a sığının. Vesvese geldiğinde “Eûzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm” deyin. Kendinize karşı merhametli olun: Allah, kasıtsız hatalarımızdan ve bilmeden yaptıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutmaz. 🔸Yanlış bilgi veya bilgisizlikle haramı helal ya da helali haram sanmanız, Allah katında bir küfür değil, hata olarak değerlendirilir. Çünkü bir şeyin kasıtlı ve bilinçli olarak inkâr edilmesi küfre götürür. Bilmeden hata yapmak ise affedilebilir. 🔸Cennet ve cehennem ebedidir. Ancak sizin bu konuda yanlış bir bilgiye inanmanız, bilmeden yapıldığı için küfre düşmenize neden olmaz. Bu konudaki korkunuz yersizdir. Samimi bir şekilde “Ya Rabbi, bilmeden hata yaptım, beni bağışla” dediğinizde Allah sizi affeder. 🔸Yaşadığınız vesvese ve korkuların yoğunluğu sizi ümitsizliğe düşürmüş olabilir. Ancak intihar asla bir çözüm değildir ve büyük bir günahtır. 🔸Bu süreçte bir manevi rehberden, psikolojik danışmandan veya güvendiğiniz bir hocadan yardım almayı düşünün. Son olarak Allah sizin çabalarınızı görüyor ve samimi pişmanlığınızı kabul ediyor. Bu vesveseler sizin imanın tadını aradığınızın bir göstergesidir. Sabırlı olun, dua edin ve asla ümitsizliğe kapılmayın.

Hocam ben tövbe eden birisiyim ve geçmişte birçok çirkin günah işledim ancak hep

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.