Fetva Meclisi
Soru
Hocam kalbimizde zerre kadar kin olmamalı, herkesi sevmeliyiz ve hakkımızı helal etmeliyiz. Bunu uygulamak istiyorum, ancak kafama takılan bir konu var. Hocam, namussuz, hakiki olarak ikiyüzlü veya katil gibi kişilere karşı kalbimizin hissi nasıl olmalı? Onlara karşı da zerre miktarı kin beslememeli miyiz? Herkesi sevmek ne demek ve bunu nasıl gerçekleştirmeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Hangi kibrin ve hangi imanın cennet ya da cehennem nedeni olabileceğini beşerden birileri olarak biz kararlaştıramayız. Elimizde kibir ve iman ölçebilecek bir cihaz yoktur. Bu tür kararlar Allah’a kalmıştır. Bize düşen o tür sıkıntılardan uzak durmayı becermek ve onun için gayret etmektir.
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.
Beşer olarak her şeyi elimizin altında tutamayız, her duygumuzu dizginleyemeyiz. Affetmemiz isteniyor ve affediyorsak yapabileceğimizi yaptık demektir. Affın gereği olarak da intikam almıyoruz, insani alakamızı zedelemiyoruz. Böylece yapabileceğimizi yapıyoruz demektir.
Yarın domuz eti yemekle ilgili de bir kanun çıkarabilirler; o zaman ne yapacaksınız? Kâfirlerin beğenisine göre bir kulluk yaşayamayız biz. Evet, yasal bir zorluk bizi bir kereliğine bir hataya sevk edebilir. Bir kere daha da sevk edebilir ama o hata hiçbir zaman bizim içimize sinmez, sinemez. Eğer Allah’ın bir haramı ile sürtüşmeden yaşayamayacaksak eğer hicret yollarını ararız. Gerekiyorsa hicret ederiz. Bu şekilde bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ’nın verdiği cana kıyma hakkı bireylerde yoktur. İslam devleti olur ve o devletin mahkemesi böyle bir karar verirse öldürülebilir bir insan. Siz yaparsanız katil olursunuz. Ahirete katil bir insan olarak gitmeyi sakın düşünmeyin. Geçici sinirinizle ebedi ahiretinizi yakmayın. Başka tepkiler gösterin, konuşmayın ama sakın ahiretinizi yakmayın!
O'na itaat edelim diye yarattı. Bizim O'na ihtiyacımız olduğu için yarattı. Hoşumuza giden zevkleri de O verdi. Zorlanacağımız işleri de O emretti. Böylece kim samimi bir şekilde yaratıcısına vefa gösterecek kim de O'na nankörlük edecek bunu görmek istedi. Böylece hiç kimsenin mazeret hakkı kalmayacak ve herkes kendi işlediği amellerle cenneti ya da cehennemi hak edecek. Yaptıklarımız bizlerin şahidi olacak. Allah bunları biliyor ama bizim de mazeret etme hakkımızı kaldırıyor ve bu noktada hiç kimseyi zorlamıyor, kilitlemiyor. Her insan kendi özgür iradesiyle doğruyu ya da yanlışı tercih ediyor. İmanın hakikati de burada ortaya çıkıyor. Haramlardan kaçmak ve emredilen ibadetleri yapmak kendine zor gelen insanlar iman etmemekle çözüm bulacağını zannediyor. Gerçekten düşünen insanlar ise meseleyi idrak ediyor ve imanın tadını alıyor. Allah doğrudan ayırmasın.