Fetva Meclisi
Soru
Hocam karşı cinsle tokalaşma konusunda hüküm belli biliyorum lakin bizim yaşadığımız ülkede bunu yabancılar anlayamıyorlar ve çok bozuluyorlar. Bunu çağ dışı buluyorlar ve hatta bunun için yasa bile çıkaracaklar. Böyle bir durumda nasıl bir tavır sergilememiz gerekiyor? En büyük sıkıntı ise diğer Müslümanlar maalesef bu konuyu ciddiye almıyorlar ve bizleri daha da zora sokuyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Bizim kâfirlere karşı kaba ve ahlâk dışı tavırlarımız hatadır. Mü'min açısından olmamalı diyeceğimiz tavırlardır bunlar. Özellikle de azınlığı durumunda olduğumuz toplumlarda bu tür hataları yapanların iyi niyetinden şüphe ederiz. Aynı şekilde dinimizi yontarak onların gönlünü yapmaya çalışmak da akılsızlık ve boş bir iştir. İkisinin ortasında vakarımızla bulunmayı becerebilmeliyiz. Özellikle bu konu etrafında takılıp kalmamanızı tavsiye ederim size, dünyanın gündemi çok yoğun, bir konuya takılmak geri kalma nedeni olur.
Fakihlerimiz arasında yabancı erkekle bir kadının tokalaşabileceğine olabilir diyen biri yoktur. Sadece çok yaşlı bir kadın için tokalaşmak olabilir diyen olmuştur. Yaşadığımız çağa ve mekâna dinimizi en ince ayrıntılarına kadar taşımak zorundayız. En azından bunun için gayret etmek zorundayız. Müslümanlığımız bize uyduğu kadar olamaz. Biz Müslümanlığımızın gereğine uyacağız.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Kızım, sana yazılan nasibin gelecek ve sen onunla görüşeceksin. Kimseyle konuşmamak, görüşmemek başka şey nasibin olacakla görüşmemek başka şeydir. Gereksiz bir takıntı bu, rahat ol. Sen Müslüman bir kız olarak yaşa, nasibin seni gelir bulur.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Selam verip aldıktan sonra, hakka tecavüz gibi bir hata işlemedikten sonra mesafeli ve seviyeli davranmakta sakınca olmaz.
domuz eti konusundaki diğer fetvalar
Zaruret durumunda haramların geçici olarak kalkması kuralı faiz için de geçerlidir. Domuz etinin yenebileceği ağır şartlara benzer ağır şartlar faiz için de ortaya çıktığında faiz verilebilir. Kural umumidir ama Müslüman insanların domuzdan uzak kalma hassasiyetini sürdürmede gösterdikleri titizlik faiz için uygulanmayabilmektedir. Küçük bir eğme ile faizin bütününe kapı aralanabiliyor olduğunu görüyoruz. Domuz eti ile ilgili ruhsat, ölümcül durumlar veya alternatifin bittiği durumlarda tıbbi kullanımda iken faizi evi büyütmekten işi geliştirmeye kadar hayali denebilecek zaruretlerde kullanabiliyor insanlar. Bu nedenle de zaruretlerin faiz üzerinden örneklendirilmesi bir risk taşımaktadır. İnsanın dinini, bedenini, aklını, iffetini ve malını kökten ve hayali olmayan bir şekilde tehdit eden her sıkıntı için zaruretten söz edilebilir. Buradaki sıkıntı yoğun çalışmak zorunda kalmak, çok bunalmak, krediyi tüketmek gibi durumlar asla değildir. Muhtemel sıkıntıları zaruret boyutunda göremeyiz. “Şu yatırımı yapmazsan hapis cezası alırsın” ile “kesinleşmiş mesela beş yıllık hapis cezası kararı” aynı değildir. Mesela aynı ticareti taksitli bir ödeme ile ama pahalı olarak yapabilen için zaruret denecek gerekçeden söz edilemez. Kirada oturmak veya iş yeri açmak faize gerekçe olabilecek bir zaruret olamaz. Bu hassasiyetleri de şüphesiz herkes imanı ve takvası kadar kollayacaktır.
Gönül ister ki böyle bir uygulamaya hiç karışmamış olalım. Bulunduğunuz devletin zaruri saydığı bir uygulama olduğu için bir vebal olmamasını ümit ederiz. Mümkünse yemek dağıtma sırasında başka bir çalışana devretme yolunu deneyebilirsiniz. Mümkün değilse kalbimizde bu işten hoşlanmadığımız hissiyatını canlı tutarak dağıtım yaparsınız. Allah'ın bu durumdan kurtarması için de duanızı kesmeyin. Allah yardımcınız olsun, sıkıntılı durumlardan en kısa sürede kurtulmanızı nasip etsin.
İşin sadece pastane ürünlerini (tatlı, pasta, kek vb.) hazırlamakla sınırlıysa ve doğrudan domuz etiyle temasta bulunmuyorsan, çalıştığın işletmede haram ürünler satılıyor olsa da senin yaptığın iş doğrudan haram sınıfına girmez. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bazı önemli hususlar var: Harama yardım ve destek meselesi varsa sorun olur. Dinimizde “günaha yardım etmek” haramdır. Nitekim Kur’ân’da şöyle buyrulur: "Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın." (Mâide sûresi, 2. âyet) Eğer yaptığın iş domuz etli bir ürünün hazırlanmasına katkı sağlıyorsa (örneğin aynı mutfakta domuzlu ve domuzsuz ürünler birlikte hazırlanıyorsa) veya senin ürünün domuz eti içeren başka ürünlerle birlikte paketlenip satılıyorsa ya da sen müşterilere domuz içeren ürünleri de sunuyorsan o zaman bu, doğrudan olmasa da günaha dolaylı yardım kategorisine girer. Bu da çalışmayı şüpheli ve sakıncalı hâle getirir. Çalışma tamamen pastane içinde ve ayrıysa sen de sadece pastane kısmında çalışıyor, hiçbir şekilde domuz eti veya haram katkı içeren ürünlere dokunmuyorsan ve ayrı bir bölümde, temiz malzeme ile üretim yapıyorsan bu durumda çalışman caiz olur. Fakat ortamda haram ürünler bulunması sebebiyle bu kerâhetli/mekruh bir durumdur. Yani mübah olmakla birlikte sakıncalı bir zemin üzerindedir. Kalbinin rahatsız olması da bu yüzden yerindedir. Alternatif imkân varsa onu değerlendirmeni tavsiye ederim. Yani başka bir iş imkânı, başka bir pastane veya helâl hassasiyeti olan bir işletme varsa orada çalışmak öncelikli tercihtir ve bu senin hem rızkını hem gönül huzurunu artırır. İmkânı olan bir mümine düşen de budur. Rabbinden kolaylık dile kardeşim. Helâl rızık için gösterdiğin bu duyarlılık, senin için sadaka gibidir. Allah sana hayırlı ve tertemiz bir rızık kapısı açsın.