Fetva Meclisi
Soru
Hocam burada insanlar sizlere soru soruyor ama cevabı sitede olmamasına rağmen siz her soruya cevap vermiyorsunuz. Bu şekilde o insanların hakkına girmiyor musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Alakanıza teşekkür ederim. Bir kere daha tekrara gerek yok zannederim, biz bu sitede ilmi bir çalışma yapmıyoruz. Doğru bildiğimizi HALK KÜLTÜRÜ DÜZEYİNDE mü’min kardeşlerimize taşıyoruz. Şunu bilmelisiniz: Verilen kaynağı anlayacak düzeyde olan birinin bu sitede verilecek bir bilgiye zaten ihtiyacı yoktur. Kaynak inceleme imkânı olmayan için ise o kaynaklandırma sadece yer ve zaman israfı niteliğindedir. O kardeşlerimiz, bu siteden bilgi edinmek mecburiyetinde değildirler. Zaten ilmi manada bir site de değildir. Herkes kendine uygun olanı bulmalıdır. Bu siteden dini için istifade edenlerin düzeyi budur, biz onların duasını alıyoruz. Kendimize bunu vazife bildik. Bir diğer kardeşimiz de o kardeşlerimizin ihtiyacı olanı hazırlar, böylece de herkes vazifesini yapmış olur. Allah yardımcımız olsun, duanızı beklerim.
Allah Teâlâ afiyet ve huzurunuzu daim kılsın. Aşağıdaki yazımızı okuyabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/site-yasaminda-dini-olcu-ve-hassasiyetler
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
Pek güzel yapmışsınız. Gösterdiği tavrı ile de sizin cevabınızın ne kadar isabetli olduğu anlaşılmış. Evlerimizin mahremiyetini korumayacak, o mahremiyet uğruna tedbirler almayacaktık da ne güne Müslümanız? Pek güzel etmişsiniz, sizi tebrik ederim. Kimseden size hak geçmedi, üzülmeyin.
Selamünaleyküm.Allah sizden razı olsun. Din hepimizin dinidir. Hepimiz bu din ile cennete girmek istediğimize göre hepimiz, hocamızla talebemizle dinimize hizmet edeceğiz. Sahabe mantığı budur. Elbette serbestsiniz, dilediğiniz gibi yapabilirsiniz. Vakıftaki arkadaşlardan yardım almanız da mümkündür. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
cevap konusundaki diğer fetvalar
Bunu bir şeye yorumlamanız gerekmez, bunu yaparsanız asıl alınacağı alamayabilirsiniz, gereksiz ayrıntılarla uğraşmayın. Arı gibi bal toplamasını bilin.
Hayatımız sadece süngerle sürebilir mi? Kimi zaman da çelik gerekiyor değil mi? Dinimiz ve akıbetimizle alakalı bir hususta gevşek veya yumuşak olsak mı idi, ne dersiniz? Şahsi işlerimizde bu bir yanlış olur ama dinimiz hakkında sertlik veya yumuşaklık hakkımız yoktur. Böyle iman ediyorum, böyle ölmeyi Rabbimden istiyorum. Elbette üslup açısından daha iyisi olabilirdi denecek hatalarımız vardır. Allah mağfiret buyursun, beşeriz. İnşaallah, hatamız vardır ama kastımız yoktur. Dua ediniz.
Bu sana Allah’ın bir lütfudur diye umuyorum. Zira senin mesleğin öyle bir etkilenme ile yürütülemez bir meslektir. Özde ölümü hesap eden ama olaydan etkilenmeyen bir kimliğin olması daha iyidir. Mesleğinde güçlü olman için bu gereklidir. Allah Teâlâ yardımcın olsun, elinden şifalar dağıtsın.
Mümin hata etmemelidir, günah işlememelidir. Günah işlerse hemen tevbe etmelidir. Tevbe edince de tevbesini korumalı ve günahını asla yaymamalıdır. Genel uygulamamız böyle olur. Birilerinin kışkırtmasına gelip eskileri açmayı kabul edemeyiz. Biz tevbe etti isek, Allah da affetti ise durum böyledir. Kimin ne dediğine değil seni yaratanın ne diyeceğine bak!