Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim on altı yaşında bir kızım var. Kardeşimin bekâr oğlu ansızın arayıp bize gelmek istediğini söyledi. Bu çocuğun huyunu suyunu hiç bilmiyorum çünkü uzun zamandır görüşemedik. Mecburen evde olmadığımızı yani müsait olmadığımızı söyledim. Başka zaman ailenle birlikte beklerim dedim. O buna çok bozuldu ve bana bir sürü dengesizce şeyler söyledi. Ben karşılığında kendisi için dua edeceğimi söyledim. Şimdi bu durumda hatalı mıyım ve kul hakkına girdim mi? Ne yapacağımı bilemedim. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Kızınızın bir rahatsızlık geçirdiğini kabul edin ve ona daha fazla yaklaşın. Açılmayı konuşmayın, tartışmaya girmeyin. O haliyle bile onu çok sevdiğinizi ve kabullendiğinizi hissettirin. Bunu becerebilirseniz bir zaman sonra geri döner biiznillah. Böyle yapmazsanız, sürekli örtünmeyi konu edinirseniz düşüncelerinde kökleşebilir ve umduğunuzu bulamazsınız maazallah.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
Selamünaleyküm. Çok iyi etmişsiniz. Allah sizden ebediyen razı olsun, yuvanız mübarek olsun. Nesliniz kıyamete kadar mücahit muttaki bir nesil olarak payidar olsun. Çok güzel etmişsiniz. Bakmayın küsene gidene, bakın meleklere; ne mutlu oldular sizin bu yaptığınızdan, ne mutlu! Sizi tebrik ederim.
Aleykümselam. Hoş geldiniz, asıl yuvanıza, Rabbinizin huzuruna, insan kimliğinize, kaybettiğiniz uzun yıllara, boşlukta geçirdiğiniz zamandan sonra kanatlanıp uçacağınız zamanlara, kardeşlik dünyamıza, Cennet yolculuğumuza. hoş geldiniz. Mübarek olsun. Allah sizi kaymaktan, geri dönmekten muhafaza buyursun. Dik durun, taptaze kalın. Sakın eşinizle tartışmayın; onun da bir zamanı var, erken doğum için uğraşırsanız kaybeden siz olursunuz. Değişiminizle, merhamet ve nazik bakışlarınızla ona nasihat edin. Onu salın kendi dünyasına. Ahlâk olarak abes bir iş yapmadıkça karışmayın ona. Onu, sizin inceliğiniz ezsin gerekiyorsa. Zor ama sonucu kesin olan bir yoldur bu yolunuz. Şeytan, onu erken doğumla kurtarmak için sıkıştıracaktır sizi ama bilin ki, kaş yaparken göz çıkaracaksınız. Sabredin, susun, görmeyin, duymayın. Size dualar ederim, dualar, dualar. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey hiç yakışık almaz, ikiniz için de zulüm olur bu. Belirttiğin gibi bir durum varsa bitirin beraberliğinizi.
Çocuğun mahrem olması için en azından mümeyyiz olması gerekir ki bu da hemen hemen on yaşları demektir. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, evinize huzur indirsin.
Daha önceki cevaplarımızı şu adresten okuyabilirsiniz: https://www.fetvameclisi.com/?s=do%C4%9Fum+g%C3%BCn%C3%BC
Kimse, kimse ile konuşmak zorunda değildir. Yasak olan kin gütmek, küs kalmaktır. Konuşmamak bir mesafe koymaktır. Konuşma durumunda aranızda sorun olacaksa bir mesafe koyarak beraberliği sürdürmek en iyisi olur. Bundan da ne imana ne amele bir zarar gelmez. Daha ileri götürmemeye bak sen. Allah yardımcın olsun.
Müslüman bir kız “kaçmak” kelimesini kullanmamalıdır. Müslüman kızın bu kelime ile lekelenmesi dünyasını da ahiretini de batırabilir. Eğer aranızdaki nikâh, Şeriat’ımızın ölçülerine göre muteber bir nikâh ise sizinkine kaçmak denmez. Evet, üzülen olur ailenizden, yanlış yorumlayan olur ama siz kaçmış olmazsınız. O nikâhınızdan babanızın haberi vardı ise şimdi kimsenin size diyeceği olamaz. Şunu iyi bilin ki: Ailelerinizi ezerek gittiğiniz yol sizin için er veya geç uçurum olur. Dikkat edin. Sabredin, rıza ile yapın yapacağınızı.
Şunu dinden bir parça gibi bilmek zorundayız: Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamaya çalışmamız Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Bunun aksi de en büyük günahlardandır. Bunun tartışılabilecek bir boyutu da yoktur. Bu temel kuraldan sonra şunu söyleyebiliriz: Anne ve baba, Allah’a karşı asi olma niteliği olan bir şey isterse ona itaat etmemiz gerekmez. Mesela Cuma namazına gitmemeyi emrederse itaat etmeyiz. Çünkü Cuma namazı kati bir emirdir, kılınmaması Allah’a isyandır. Onların böyle bir emrine itaat etmeyiz ama bu itaat etmeyişimizi kabalıkla değil nezaketle iletiriz onlara. Bu itaat etmemeyi de onlarla mevcut diğer ilişkilerimize de sıçratmayız. Bir de, insan olarak kaldırılamayacak nitelikteki taleplerine de cevap vermek zorunda değiliz. Hatta örf olarak uygun olmayan taleplerini de yerine getirmemiz gerekmez. Saliha veya uygun bir eşi, sırf onların mesela göz zevkine uygun değil diye boşamayı emretmelerine itaat etmemiz gerekmez. Çocuklarımızı mü'min ve saygın kimseler olarak yetiştirmemize mani olmalarına da müsamaha edemeyiz. Bütün bunlarda yine nezaket ve alttan alma temel karakterimiz olacaktır. Babanızın sizi kendi iş yerinde görmek istemesine gelince, durum şöyledir: Bir kere babanızın da hatırını sayacağı akrabalarınız veya yakınlarınızla bu durumu sorunsuz çözmeye çalışmanız gerekir. Fevri bir karar vermeyin asla. Elbette, ahiretimi alayım da dünya ne olursa olsun tarzında bir anlayışla babanızın yanında kalırsanız net kazanan olursunuz. Ama bunu yapmak zorunda değilsiniz. Eğer babanızın iş yerinde mesela kadınlar da çalıştığı için sizin harama bulaşma riskiniz varsa nezaketle rica edip ayrılabilirsin onun yanından. Öyle bir durum yoksa ve beraberliğiniz sizin ailenizi idare etmenizi ekonomik ve sosyal olarak sıkıntıya sokuyorsa babanızdan müstakil bir iş kurabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken “yasal hakkını kullanan bir vatandaş” kabalığı ile yapmayasınız sakın. En nazik ve en ricacı kimliğinizle yapın bunu. Bu tavrınız sizin, babanızdan kopuşunuz gibi olmasın. Zorunluluk sizi buna mecbur etsin, diğer işlerde ise kapısında ve ayağının dibinde olun.