Fetva Meclisi
Soru
Hocam kızım on yedi yaşında ve iki yıl önce başını açtı, bu durum beni çok üzüyor. Kendisi, bizim baskılarımızın etkisi olduğunu düşünüyor. Şu an örtünmeye de hiç niyeti yok ama bolca dua ediyorum. Annelik şefkatiyle yaklaşmaya çalışıyorum. Kız kardeşimin kızıyla aynı yaştalar ve çok iyi anlaşırlardı fakat kız kardeşim, kızıma telefon edip "Bir daha kızımla görüşme, kötü örnek oluyorsun." demiş. Bu, kızımı çok üzdü ve günlerce ağladı. Şimdi işler daha da karıştı, "Dinden nefret ediyorum." diyor. Ne yapmalıyım? Ne olur yardımcı olun. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Bunu geçirdiği bir hastalık olarak görün. Hastalananı morga koymadıkları gibi siz de kardeşinizi böyle bir çıkışından dolayı itmeyin kendinizden. Daha yakın durun ona. Yoğun inatlaşmaya sevk edecek tartışmalar yapmayın onunla. Sabırla ve merhametle yanaşın. Bir zaman sonra aklını başına alacağını göreceksiniz biiznillah.
Selamünaleyküm. Bacım, bu durumu abartmayın. Kızınız sizin hassas olduğunuz noktayı keşfetmiş ve sizi oradan etki altına almaya çalışıyor. Umarım bu onun ileride zekasını dini için kullanacağı günlere işarettir. Yavrunuza dua ediyorum. Size de Allah'tan sabır dilerim.Şöyle bir iki ay kadar susun, kızmayın, tebessüm edin, istediklerini yapın, mesela o 'Allah rızası için' demediklerini hemen yapın, öyle deyince de bir zaman sonra yapın. Bunu iki ay sürdürün, göreceksiniz bu sıkıntı bitecek. Bir de size tavsiyemiz şudur: Çocuğu bir nebze bulunduğu evden, semtten uzak tutun, gezmeye, akrabalardan birinin evinde yatıya götürün ara sıra. Farklı emsallerini görsün.Sabredin, dua edin. Sabredin, dua edin. Usanmayın dua edin, sabredin ve kazanın.
İnatlaşmayı tercih etmeyin. Onu dışlamayın. Rızanız olmadığını belirtin ama itmeyin. Dua edin, sonra o da sizin çizginize gelsin.
Kızınızla her şey bitmiş gibi bir rolde asla olmayın, asla! Hiçbir şey olmamış gibi konuşun, ona bağrınızı açın, size açılmasını sağlayın, hemen şimdi, hemen şimdi! Onu şeytanın kucağına ittiniz fark etmeden. Kızınızın sıkıştığı noktada evlilik olmayabilir. O öyle zannediyor olabilir. Onu bir psikoloğa götürün ve psikoloğun yönlendirmesine göre hareket edin. Gerekiyorsa tedavi ettirin. Korkmayın ama geç kalmayın. Sizinle en özel muhabbetleri yapabileceği ortamı hiç kaldırmayın. Tek çare onun sizinle her şeyini paylaşabilmesidir. Allah yardımcınız olsun.
başını açmak konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığımız hayat aslında olduğu gibi imtihandır. Siz de yaşadığınız bu süreci her ayrıntısıyla imtihan olarak kabul edin. Herkes bir çeşit imtihan olacak. Sizin sınavınız da bu. Şeytanın sizi sendeletmeye çalıştığı bu süreçte daha sıkı tutunmaya çalışarak, bunun için ter akıtarak, mücadele ederek geçirdiğiniz müddetçe kazanacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya çalışın. Bulunduğunuz noktada şeytan yorgunluğunuzla, tahammüllünüzün azalmasıyla, nefse süslü, cazip gelenlerle vurmaya çalışıyor. Rabbimize kul olmak, nefislerimize ağır gelecek imtihanlara karşı hazır yaşamaya çalışmak demektir aslında. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her tesettürlü mümin kadını içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Tesettür, mümin kadınlar için bir nefis mücadelesidir. Tesettürümüz, Rabbimize ne kadar samimi bir kul olmak istediğimizi ispatlayabileceğimiz, şeytanın fısıltılarına, kandırmalarına rağmen dimdik sokaklarda gezip gezemeyeceğimizi göstereceğimiz, dünyada akıttığımız terlerin karşılığını cennette en güzel şekilde almayı umacağımız, kıymeti ancak Rabbimizin katında verilebilecek kadar şerefli bir ameldir. Başörtüye sadece dünyalık gözüyle “saçları örten bir kumaş, filanca rengin tenime daha çok yakışması” mantığı ile bakılırsa bu durumda ömrü de kısa bir amel olur. Ancak ahirette beni azaptan kurtaracak, cennette en özel, en kıymetli, en şerefli yere taşıyabilecek iş olarak baktığımızda caddede tesettürünle yürümenin nasıl bir izzet olduğunu hissettirecektir Rabbim. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin. Etrafınızdaki insanları, arkadaşlarınızı sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşturun. Şimdiye kadar bildiklerinizi yeterli görmeyin. Devamlı okuyun. Daha çok öğrendikçe aldığınız keyfin, lezzetin arttığını fark edeceksiniz. En çok da kendinizi bolca dua edin.
Rabbimiz hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nikâh akdi olmadan erkekle kadın arasındaki yasaklar kalkmış olmaz. Yani kadının erkeğe erkeğin kadına namahrem olmasına ait kural nişanlılık döneminde de geçerlidir. İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece nikâh kaldırabilir. Bu nedenle bir kadının nişanlısına saçını göstermesi evlilik öncesi caiz olmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmek için geçirilen bir süreçtir. Bu süreçte arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Bu süreci şeytana kapı açmayacak şekilde tamamlamanız nasip olsun.
Evlilik maksadı ile görüşen erkek ve kadının, birbirleri ile görüşmeleri sınırsız değildir. Görüşebilirler. Bu görüşmede kadının erkeğe, erkeğin kadına bakmasında bir sakınca yoktur. Ancak erkeğin kadına bakması ise belli bir ölçüde mümkündür. Bir kere elle temas kesinlikle yoktur. İkinci olarak da en fazla kadının ev kıyafeti denebilecek bir kıyafetle bulunduğu kadarı ile görülmesi mümkündür. Bu konuda sınırın olmadığını söylemek caiz değildir.
Allah’ın haram ettiği alanı zorlayacak şekilde size açılmanızı emreden eşinize itaat etmeniz gerekmez. Bunun sonu boşanma bile olsa bu itaati yapmayın. Nezaketle ama ciddiyetle karşı durun. Tesettürünüz sizin dininizdir. Dininize, eşiniz bile olsa kimsenin müdahale hakkı yoktur.
Arkadaş çevrenizi düzeltin. Okuduğunuz gazeteleri, izlediğiniz TV ve internet kanallarını değiştirin. Kur'an okuyun. Zikir yapın. Camilere gidip namaz kılın. Sebepleri kaldırın sonuçlar düzelir.
Selamünaleyküm. Allah'a kulluk elbette nefsin ağır karşıladığı bir şeydir. Biraz sabretmeniz gerekir. Ahireti ve cennet nimetlerini, cehennem azabını düşünmeniz gerekiyor. Eşinizin sizinle böyle bir meseleden ötürü mesafeli bir hayata geçebileceğini de unutmayın. Neden direnmeyi tercih etmiyorsunuz?