Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim on dokuz yaşında bir kızım var. Bir yıldır evlenmek istediğini söylüyordu ama biz gençlik heyecanı deyip geçtik. Kızımın günlük tuttuğunu yeni öğrendim ve günlüğüne “Allah'ım senin korkun olmasa, sen haram etmesen bu yatakta tek durmam. Allah'ım bana bir an önce imanlı bir eş ver.” şeklinde dua yazmış. Dün gece de kızımın kapısı kapalıydı ve mastürbasyon yaptığını gördüm, beni görünce ağladı ve "Anne bana kızmaya hakkın yok! Ben asla harama bulaşmadım bugüne dek! Evet, yanlış yaptım! Evet, haram işledim şu an kendime zarar verdim!" dedi. Hiçbir şey söylemeden odadan çıktım. Bir haftadır kızımla konuşmuyoruz yüz yüze gelmiyoruz. Akıl verin bana ne yapayım, kızıma ne diyeyim hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım; • Bu geçmişin için ciddi bir tevbe sahibi ol ve tevbeni hayatın kadar değerli bil. Şeytan seni bir daha asla kandıramamalıdır. • Bu geçmiş sıkıntıları kendin için iyi bir ders yapmalısın; bak şeytan böyledir işte. Yuvarlar yuvarlar da seni sen uçurumdan düşerken kıs kıs güler. Bunu kendine ölümsüz bir ders yap. • O kişi ile bir daha mutlu olamazsınız büyük ihtimalle. O, seni her zaman çürütebileceği, ezeceği bir geçmiş serüveninle tanıdı. Onu aklından sil. • Hiçbir insana, annene, eş adayına hatta KENDİNE BİLE bu rezaletleri anlatma. Anlatma. Anlatma! Allah’ın gömdüklerini açma. • İbadetlerine sarıl. Zikirler yap. Ve ruhunu bu düzeyden daha yükseklere kaldır. Allah’a emanet olasın kızım.
Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.
Kadının çalışması ile alakalı endişelerimiz böyle afetlerden korktuğumuz içindir. Genç bir kızın bir iş yerinde, karma ortamda çalışması bir afettir. Allah Teâlâ sizi de bizi de afetlerden muhafaza buyurun. Kızınızı karşınıza alın ve tatlı bir dille yaptığının ağır bir hata olduğunu söyleyin. Güzel nasihatler edin. Evine kapanmasını, tevbe etmesini öğütleyin. Ona karşı bir kin gütmeyeceğinizi söyleyin ve gütmeyin de. Sürekli de bağrınızı ona açık tutun ki, birilerine sığınma ihtiyacı hissetmesin. Ve bu afeti kimse ile konuşmayın, yayılmasın. Dileriz geçmiş olur.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Önce erkekliğini kurtarmaya bakmalısın. Bir insan başka bir insan uğruna bu denli ileri duygular taşımamalıdır. Gayet açık bir şekilde boşlukta bulunuyorsunuz. Kendinize gelin, sizin sizden değerli bir eşiniz olmayacağını anlayın. Erkek olmak, insan olmak bunu gerektirir. Ne kadın erkek uğruna ne de erkek kadın uğruna kendini helak etmemelidir. Tekrar kendinize gelin, Allah Teâlâ'nın size nasip etmeyeceği şeyde hayır olmayacağını iyi bilin.
Kızım, hayatını başkalarıyla kıyas etme hatanı bırak. Senin imtihanın başka onların imtihanı başkadır. Ayrıca yaşamı başarıyla eş değer görürsen bir zaman sonra çıldırırsın. Ömrümüz inişiyle çıkışıyla ve düzlüğüyle bir bütündür. Karşılaştığın mutlu manzaraları seni üzen ve yıpratanlarla birlikte sevmelisin. Allah el-Hakîm'dir. Ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ve ne zaman yaparsa bir hikmeti vardır. Sabırlı ol. Allah bu yaşadıklarında sana saklı olan nice hikmetler ve hayırlar yaratmıştır. Akıllı davran, şeytanın planının bir parçası olma. Allah'a güven, kaliteli bir Müslüman olma derdin en büyük idealin olsun.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Cinsi münasebet ile kastınız tam olarak cinsel birleşme yani cima ise bu bir kefaret gerektiren hatadır. Altmış gün ardı ardına oruç tutulur. Sonra da o gün kaza edilir. Tabii bu durum Ramazan orucu içindir.
Sen ve eşin altmış gün ardı ardına oruç tutmanız gerekir. Bunun alternatifi sizin yaşınız için yoktur. Tevbe edin, tekrar etmemeye azimli olun ve uygun bir zamanda da kefareti tutun.
Önce sağlığınla ilgilen. Tedavini yoğunlaştır. Sevip evlensen bile hasta iken mutlu olmayabilirsin. Önce sağılığın sonra sevgin ve evliliği hedefin olsun. Sağlığın yerinde olduktan sonra iş sahibi olmasan da evlilik seni gelir bulur biiznillah.
Başta Buharî ve Müslim olmak üzere temel hadis kitaplarımızda kadının eşinin cinsel içerikli isteğine cevap vermemesi bir günah olarak önümüze konmaktadır. Bu doğrudur. Böyle bir tavrı Peygamber aleyhisselam efendimiz “meleklerin ona lanet etmesi” ile özetlenecek bir hata olarak göstermiştir. Meleklerin lanet etmesinin ise Allah’ın razı olmadığı bir işi simgelediğini gayet rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun anlamı ise kadının bu tavrının günah olarak yazılmasıdır. Şunu da tespit etmeliyiz: Erkeğin kadından bu alandaki isteği sınırsız ve ölçüsüz bir istek değildir. Fıkhımızda şu ölçülerle daire içine alınmış bir istek olduğunu bilmeliyiz: Dinen geçerli sayılabilecek bir özre dayalı olduğunda kadının kendisini uzak tutmasında bir sakınca yoktur. Doktor onaylı bir sağlık sorunu bulunması, bir yakınının ölümü gibi aşırı duygusallığının bulunduğu güne rastlaması kabul edilebilecek özürlerdendir. Kadın için sakıncalı yani günah denecek durumun oluşması erkeğin bu nedenle küskün kalmasına dayalıdır. Erkeğin küskünlüğü geçici ise veya geçmiş ise ya da kadın bir yolla eşinin gönlünü almayı becerebilmiş ise yine sorun yok demektir. Kadının bu tavrının süreklilik arz etmesi lanetin de sürekli olmasını gerektirecektir, kadın tavrını sonlandırdı ise yine problem yoktur. Erkeğin zulüm denebilecek bir tavrına karşılık kadın kendisini müdafaa için böyle bir karşı tavır göstermek zorunda kaldı ise vebalden söz edilmeyebilir. Erkeğin arzusu kadının yerine getirmesi gereken farz ibadetlere mani oluyorsa bu durumda da vebal söz konusu olmayacağı gibi kadın için yapması gerekeni yapmıştır da diyebiliriz. Erkeğin isteğinin kadın açısından aybaşı, lohusalık gibi yasaklı bir zamana rastlaması itiraz etmesi ve kendisini kollaması gereken bir tavır gerektirecektir ki kadın asla böyle bir tavırdan ötürü mesul olmaz aksine gerekeni yapmış olur. Kadının oruç tutarken onu orucunu bozmaya zorlaması farz bir ibadete engel olmak olacağından kadın asla böyle bir isteğe cevap vermeyecektir, vermemelidir. Aynı şey ihramlı iken gerçekleşirse yine aynı karşı tepkisini göstermelidir. Kadının, erkekten gelen caiz olmayacak ilişki isteğine karşı olumsuz tepkisi de görevidir.
Karşıdakinden tükürük almak şeklinde olmayan bir dudak öpüşmesi, boşalma nedeni olmadıkça orucu bozmaz. Yine de Ramazan büyüklüğünü kendinize hissettirmeniz gerekir. Böyle şeyleri iftar sonrasına erteleyin.
Evet, genital estetik caiz olabilir ama bu gerçek bir yıpranma, işlev kaybı gibi nedenler üzerine olur. Siz ve eşiniz bu durumu ne kadar abartıyorsunuz da bu kanaate vardınız bunu bilemeyiz. Her doğum belli bir eskime getirir ama estetik gerektirecek olup olmadığına uzman bir doktor karar vermelidir. Belki doktordan önce kadın bir psikologla görünseniz daha iyi edersiniz. Geçmiş olsun.