Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimle severek ve isteyerek evlenmedim. Yaşım geçtiği ve toplum baskısı olduğu için, çalışkan ve dürüst biri olduğu için evlendim. 10 yıl geçti ama bana bir asır gibi geldi. Evliliğimi sonlandırma kararı aldım ama yine çevre baskısıyla karşı karşıyayım. Sizin tavsiyenize ihtiyacım var. Eşim, cinsel dürtüsü olmayan biri. Yanında giyinirken bile gözlerini kaçırıyor, aylarca birlikte olmak aklına gelmez. (Aldatma söz konusu değil, çünkü kadınlara ilgisi yok.) Bunun dışında ciddi bir iletişim sorunumuz var. Saatlerce konuşmaz, en küçük sorunlarda günlerce küser. Yolculuk sırasında ben konu açmazsam saatlerce sessiz kalır. Espri yapmaz, güldüğünü nadiren görürüm, mutsuz bir insan. Yeniliğe ve eğitime kapalı, cimri ve zekâtının bile yarısını vermesi gerektiğini düşünür. Onun 15 yaşında kaldığını düşünüyorum. Bana karşı çok kaba, öz bakımına dikkat etmiyor. Artık yaşama sevincimi kaybettim. Rabbimle aram bozuldu, ibadetlerimi yapamaz, dua edemez hale geldim. İki oğlum var ama bu evliliği sürdüremiyorum. Sırtımda bir yükle bu dünyadan göçmek istemiyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Ortada ciddi olmayan bir tutum var demektir. Şahsiyetli bir mü'min bu tür şakaları dahi yapmaz/yapmamalıdır. Eşinizin bir kriz geçirmekte olduğunu zannediyorum. Allah yardımcınız olsun. Sabredin, yıkmaya sebep siz gibi olmayın. Tatlı diliniz en güçlü silahınızdır. Sürekli tartışmamaya çalışın ki inadı artmasın. Belli bir zaman sonra mesela bir yıl sonra dediklerini yapmaya başlayacak olursa siz karşı tedbirler alırsınız. Zannederim eşinizin bir psikologla görüşmesinde fayda olacaktır.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
İstiharenizi ve rüyanızı bilemem ama siz eş seçiminde acele etmişsiniz, onun karakteri bu imiş zaten, siz geç öğrendiniz. Size tavsiyem şudur: Eşinizin bu yapısını maddeler halinde bir psikologla istişare edin. Psikolog sizi nasıl yönlendirirse onu yapın, ayrılmak veya devam etmek konusunda bilimsel destek almış olun. Allah yardımcınız olsun.
Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.
ayrılmak konusundaki diğer fetvalar
Anlattıklarınıza istinaden/dayanarak bir ric'î talak (geri dönülebilir boşanma) gerçekleşmiştir. Bunun anlamı şudur: İddet süresi içinde (3 hayız dönemi), eşiniz sizinle barışıp evliliğe devam edebilir. Bu durumda yeni bir nikâha gerek kalmaz. Eğer iddet süresi bitene kadar eşiniz geri dönmez ve sizi tekrar eş olarak kabul etmezse, boşanma kesinleşir ve tekrar evlenmek için yeni bir nikâh gerekir. Şu an sizin ve çocuklarınızın huzuru ve geleceği açısından bir yol haritası belirlemeniz önemlidir. Eşinizin gerçekten boşanmayı isteyip istemediğini anlamaya çalışın. Sakin bir ortamda, mümkünse bir aile büyüğü ya da güvenilir bir kişi aracılığıyla konuşmayı deneyin. "Bu sözü baskıyla söyledi, gerçekten istemedi" diyorsa, evliliği kurtarmak için çaba harcanabilir. Çocuklarınızın bu süreçten en az zararla çıkması için onların yanında sakin olmaya çalışın. İstihare namazı kılabilir, Rabbimize bu konuda hayırlı bir kapı açması için dua edebilirsiniz. "Allah’ım, eğer bu evlilik hayırlıysa bize birlik ve huzur ver. Eğer hayırlı değilse, en az zararla bizi bir çıkış kapısına ulaştır." diye dua edebilirsiniz.
Dinimizde cinsel ihtiyaçların helal yollarla giderilmesi esastır. Ancak bu tür durumlarda eşlerin birbirine haksızlık yapmaması için ya evliliği devam ettirmek ya da evlilik yürümüyorsa kendi hayatlarına yön vermeleri önerilir. Ama öncelikle evliyseniz kocanızın ve kendi cinsel ihtiyaçlarınızı gidermeye çalışın. Yatak odası doğru kullanıldığında yuva kurtarma özelliği çok yüksektir. Aksi takdirde kocanızdan kaçarak kendinizi farklı şekillerde tatmin etmeniz helal değildir. Bunun için de eşinizle ciddi bir şekilde konuşmalı, belki bir uzmandan veya aile büyüklerinizden destek alarak çözüm yolları aramalısınız. Çabalarınız neticesinde hiçbir sonuç elde edemezseniz kocanıza da kendinize de zulmetmeyin. Ama bu kararınızda aceleci olmayın. Sonradan pişman olmama adına yuvanızı kurtarmak için elinizden gelen gayreti ortaya koymaya çalışın, sonra karar verin. Allah yardımcınız olsun.
Mehir, evlenirken kazanılan bir haktır. Daha sonraki süreç içinde oluşan gelişmeler mehri etkilemez. Onu ilk günde almalı idi, almadı ise sonra da olsa alır.
Boşama (talak), kişinin kesin bir irade beyanı ile gerçekleşir. Bu irade beyanı, dil ile açık bir şekilde ifade edilmelidir. İçinizden geçen düşünceler, vesveseler veya istemsiz olarak aklınıza gelen şeyler boşanmayı gerçekleştirmez. Tekraren ve kesin olarak bilmenizi istiyorum: "Ağzınızdan açıkça bir boşama ifadesi çıkmadıkça, talak geçerli olmaz. Vesvese kaynaklı düşünceler dinen bir sonuç doğurmaz. Bundan sonra yapacağınız içinizden geçen düşünceleri önemsememek ve bunların bir talak oluşturmayacağını kendinize sık sık hatırlatmaktır. İçten geçen bu düşüncelere cevap vermemek en etkili yoldur. Sabah ve akşam zikirlerini ihmal etmeyin. Şu dua vesveselerle mücadelede etkilidir: “Allah’ım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve kabul edilmiş amel dilerim.” Eşinizle samimi bir şekilde konuşarak bu süreçte desteğini isteyin. Eşinizle birlikte vakit geçirmek, vesveseleri zihninizden uzaklaştırabilir. Doktorunuzun tedavi programına uyun ve terapi sürecinizi aksatmadan devam ettirin. Allah size sabır, şifa ve huzur versin. Ailenizi muhafaza etsin ve vesveselerden kurtulmanız için yardım eylesin.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
Sadece mahkeme kararı ile boşandı iseniz ve sizin özellikle boşama sözünüz olmadı ise her an yeni bir nikâhla evlenmeniz mümkündür. Yalnız bu kararı tekrar tekrar düşünerek vermelisiniz. Bir boşanma acısı ile sorunlarınızın kökten gitmeyeceğini anlayın. Aile büyüklerinize tekrar danışın. Kırk kere ölçün bir kere biçin.