Fetva Meclisi
Soru
Hocam yaklaşık üç yıldır evli ama çocuksuz bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim. Evime yakın bir devlet okulunda görev yapıyorum. Eşim uzaktan akrabam olur. Kendisi tekstil işiyle uğraşan bir işveren. Aracı vasıtasıyla tanışarak ve severek evlendik. Ben kapalı ibadetlerine dikkat etmeye çalışan gizlisi saklısı olmayan bir kadınım. Evlenmeden önce de kimseyle bir flörtüm olmadı. Evlendiğimizden beri eşimin yersiz kıskançlıkları, kendi aile ve akrabalarımdan bile kıskanması zaman zaman suçlamalara varması oluyor. Sinirli bir yapısı var bu da evlendikten sonra oluşmuş. Onun ve ailesinin dediğine göre bekârken çok sakin, iyi ve merhametli bir adammış. Çok çabuk sinirlenir ve gözü hiçbir şey görmez. Olmadık hakaretler eder ama sonra pişman olurdu. Ben de bir iki gün çok ağlardım. O yaklaşınca kabul edemezdim. Hakaretleri sebepsiz yere yapardı ve çok ağrıma giderdi. Cevap vermeyip ağlardım. Bir kaç kere gideceğim çıkışlarım oldu. Ailesi de tüm sorunlarımızı biliyor. Onların yanında tüm ev hallerimizi döker. Daha da çok utanırdım. Seviyorum diyor ve o da ibadetlerine dikkat eder aldatması alkolü falan yok. Son zamanlarda şiddet uygulamaya başladı. Ailesinin yanında da bana vurdu bir kaç kere. Ailesi ona kızıyor ama o hiç etki etmiyor. Aile danışmanına gidiyoruz. Danışmanın dediği şey ciddi aşağılık kompleksi var. Senin okumuş ve çalışıyor olmanı kendine yediremiyor. Bu yüzden hakaret ve şiddet uyguluyor. Kafasında hep kadına haddini bildirmek gerek yoksa şımarır tarzında kadınlara yönelik bir ön yargısı var. Bir de yersiz takıntıları var. Tuvalette ve duşta uzun süreler kalmak, ellerini çok yıkamak gibi. Aslında ilaç verdi doktor ama kullanmadı. En son ailesinin yanında da şiddet uyguladı kalbim soğudu ama boşanmak bana çok ağır geliyor. Hem günahı olur mu diye içim içimi yiyor, hem de bu yaşattıklarını hak etmediğimi düşünüyorum. Ailem ve onun ailesi çok üzülüyor çünkü akrabalık var. Kendinde bir problem görmüyor. Kendisini karısını çok seven biri olarak nitelendiriyor. Ama evimizde hiç huzur yok. Üç gün iyiysek on gün kötüyüz. Beni seven herkesi kendine düşman olarak görüyor. Psikolog da eşimin beni kendine rakip olarak gördüğünü söylüyor. Oysaki ben mütevazı, evden okula okuldan eve biriyim. Evimde becerikliyim. Ailesine sevgim ve saygım var. Allah için ona da merhametim var. Çocuk yokken bitirmek mi iyi yoksa bu sağlıksız ve yorgun evlilik için mücadele mi etmeli? Bir de eşim bekârken bir dönem yasaklı bir madde kullanmış biz tanışmadan bir süre önce bırakıp namaza başlamış. En hafif dedikleri yasaklı madde, psikolog bana bu maddenin onun beyin yapısında biraz bozukluğa sebep olmuş olabileceği, bunun da tedavisi için ilaç artı terapi gerektiğini ve eşimin ciddi derecede kafası karışmış ama beni çok sevdiğini söylüyor. Bazen eşimi kendi kendine alçak nefis alçak nefis derken buluyorum. Nefis mücadelesi veriyorum ben diyor. Beni çok hırpalıyor. Ailesi de kafası karışmış nazar değdi deyip okuttular ama fayda etmedi. Ben de evde hep okudum çabaladım. Hakaretlerini duymazdan gelmeyi başaramadım. Bunlar için üzüldüm ağladım bir iki gün sonra unuttum. Ailem direkt söyleyemese de bırakmamı istiyor. Biraz soğudum bir mucize olsa değişse unutulursa her şey diye az bir ümidim var. Ama çocuk olursa da böyle devam ederse diye de korkum var. Rabbimden beni en doğru yola götürmesi için dua edebiliyorum sadece. Sizce ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
Durumunuzu bir psikologla görüşmelisiniz. Bizim size nasihatimizden daha yararlı olacağını düşünürüz.
Selamünaleyküm. Her iki aile büyüklerinin bulunduğu bir meclis kurun, bu konuyu enine boyuna orada tartışın. Mecliste eşiniz de bulunsun. Meclisin kararına göre uygulama yapın
Selamünaleyküm. Birinci mesleedeki öğrencinin sizle ilişikisini, dini bir hassasiyetten ötürü yani sizin ona din telkininizden ötürü uygun bulmuyorsa aile, ortada bir hak talebi olması mümkün değildir. Aile hatalıdır, hak talep etse de etmese de durum değişmez. Özel bir neden varsa o durumda hak sahibi olabilirler.İkinci meselede ise asla bir hak söz konusu değildir.
Selamünaleyküm. Şu anda, bu anlattığınız harf harf aynı ise eşinizle nikâhınız devam ediyor. Yine de siz, eşinizle beraber size yakın bir müftülüğe gidin, durumu anlatın, kalbiniz ve çevreniz rahat etsin.
Böyle bir eşe karşı içinde sevgi oluşması şart değildir. Onun tabii bir isteği olan cinsel ihtiyacını karşıla. Yemek gibi hizmetlerinde eksiğin olmasın. Dilinle itici olma. Gerisinde vebalin olmaz. Buna rağmen, namaza başladı ise görürsün çok geçmeden Allah aranızda bir bereket yaratır. O bereketin kaynağı namazı ikinizde koruduğunuz sürece bu günleri geçirirsiniz biiznillah. Sabredin kazanın bacı. Allah yardımcınız olsun.
ayrılmak konusundaki diğer fetvalar
Sadece mahkeme kararı ile boşandı iseniz ve sizin özellikle boşama sözünüz olmadı ise her an yeni bir nikâhla evlenmeniz mümkündür. Yalnız bu kararı tekrar tekrar düşünerek vermelisiniz. Bir boşanma acısı ile sorunlarınızın kökten gitmeyeceğini anlayın. Aile büyüklerinize tekrar danışın. Kırk kere ölçün bir kere biçin.
Karı koca boşandıktan sonra bir birlerine namahrem (yabancı) olurlar. Çocuklarıyla ilgili istişare gerektiren konuları ciddiyet çerçevesinde görüşebilirler.
Boşama (talak), kişinin kesin bir irade beyanı ile gerçekleşir. Bu irade beyanı, dil ile açık bir şekilde ifade edilmelidir. İçinizden geçen düşünceler, vesveseler veya istemsiz olarak aklınıza gelen şeyler boşanmayı gerçekleştirmez. Tekraren ve kesin olarak bilmenizi istiyorum: "Ağzınızdan açıkça bir boşama ifadesi çıkmadıkça, talak geçerli olmaz. Vesvese kaynaklı düşünceler dinen bir sonuç doğurmaz. Bundan sonra yapacağınız içinizden geçen düşünceleri önemsememek ve bunların bir talak oluşturmayacağını kendinize sık sık hatırlatmaktır. İçten geçen bu düşüncelere cevap vermemek en etkili yoldur. Sabah ve akşam zikirlerini ihmal etmeyin. Şu dua vesveselerle mücadelede etkilidir: “Allah’ım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve kabul edilmiş amel dilerim.” Eşinizle samimi bir şekilde konuşarak bu süreçte desteğini isteyin. Eşinizle birlikte vakit geçirmek, vesveseleri zihninizden uzaklaştırabilir. Doktorunuzun tedavi programına uyun ve terapi sürecinizi aksatmadan devam ettirin. Allah size sabır, şifa ve huzur versin. Ailenizi muhafaza etsin ve vesveselerden kurtulmanız için yardım eylesin.
Mehir, evlenirken kazanılan bir haktır. Daha sonraki süreç içinde oluşan gelişmeler mehri etkilemez. Onu ilk günde almalı idi, almadı ise sonra da olsa alır.
Yazılı boşama da boşama sayılır; boşanmışlar.
Allah seni kurtarmış. Mutlu olman gerekirken üzülme.