Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on yedi yıllık evliyim, eşimden yıllarca fiziki ve psikolojik şiddet gördüm. Alkol nedeniyle çocuklarımla maddi ve manevi hep ihmal edildik. TV izlerken uyuya kaldığı için çoğunlukla yatağa gelmiyordu geldiğinde de içkiliyse istemiyordum ve beni niye istemiyorsun tartışması yaşıyorduk. Öğretmenlik yaparak yıllarca onun borcunu ödedim ve halen daha ödüyorum, evin geçimini de büyük ölçüde karşılıyorum. Tadilat, temizlik, çocuklar gibi birçok sorumluluk benim üzerimde. Boşanma noktasına çok geldik her seferinde bir daha olmayacak dedi ama yine aynı şeyler yaşandı. Süslenip hoş karşılamaları ilk zamanlar yaptım ama çok geç saatlerde içkili gelince soğudum ve tabiri caizse kabuğuma çekildim. İki güzel söz söyleyip özür dilediğinde barışıyordum ama her seferinde sevgim daha da azaldı. Şimdi ise içkiyi bıraktı namaza başladı, sohbetler dinliyor ancak yine de tartışmalar bitmiyor. Sevgi göstermek içimden gelmiyor, kötü bir söz söylemiyorum, hakaret etmiyorum ama vücut dilim kırgınlığımı gösteriyor. Alkolü bırakınca çok sevindim yeniden sevmeye bile başladım, yanında uyumayı denedim ama horladığı için rahatsız olduğumu görünce kendi rızasıyla ayrı yatabilirsin dedi. Artık ne yapacağımı şaşırdım hocam bana yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Bir kere bu kadar zaman geçtikten sonra yani yıllar geçtikten sonra sabretmeyi başarmanız gerekir. Sabredin, hem yuvanızı kazanın hem de sabır sevabını. Allah sabredenlerle beraberdir. Nasihat edin, tatlı dil kullanın. O açılmak istedikçe siz biraz daha nazlayın, okşayın, tatlı dil kullanın. Sizin sevginiz ve alakanız onu sonunda eritecektir. Zor ama olması gereken budur. Bir zaman örtünmeyi hiç konuşmayın. Daha yakın durun bu zaman zarfında. Şeytan onu çektikçe si de şeytana doğru itmeyin onu. Yemininizde ise durum şudur: Eğer onu bir tehdit olarak söyledi iseniz sakıncası yoktur. Niyetiniz boşama idiyse bir talak gerçekleşmiş olur. Bu durumu bu iki izah dışında bir ayrıntısı varsa bir hoca ile orada danışın. Allah yardımcınız olsun.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
Aleykümselam. O da huzur istiyorsa işi bırakacak ve evinde sizin kazandığınızı yiyecek. Ancak böyle rahat edebilirsiniz. Anlattığınız durum iç açıcı değil.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Kolonya için kullanılamaz denmiyor. Kullanılabilir bir şey için de gerekli malzemelerden biri alkol ise onu kullanabilirsiniz. Bu durumda kolonya kullanılırken ki fıkıh bilgilerine dikkat ediniz.
Fukahanın büyük bölümüne göre bir kişinin ağız koklama ile alkol kullandığı kararı verilemez. Ancak bir karine yani ek bilgi olursa böyle bir karar verilebilir.
Eğer bu anlattıklarınız doğru ise sizin o kişi ile ne işiniz var o zaman? İnsan bile bile böyle bir riske katlanmamalıdır.
Necaset kavramını biz sıradan bir “pis” olarak değil de dinen pis sayılmış şey olarak kullanıyoruz. Zira dinen pis olma durumu, normal hayatta pis olarak kabul edilen şeylerden daha kapsamlı bir pisliği yansıtmaktadır. Bu nedenle de fıkıh kitaplarında necaset kavramı çok geniş bir yer tutmaktadır. Su, namaz, yiyecekler, içecekler, alışveriş ve tedavi konularında necaset konusu geniş yer tutar. Necasetin karıştığı suyun pis olduğu, onunla namaz kılınamayacağı, ticaretinin yapılamayacağı belirtilmektedir. Bir şeyin necaset olması tam bir kimyasal dönüşüm görmedikçe temizlenmeyeceği de belirtilen hükümler arasındadır. Necaset olan bir şeyin yiyecek veya giyecek ya da tedavi maksadı ile kullanılması ise ancak ağır bir zaruret durumunda mümkün olur. Tabiatta gördüğümüz eşyada asıl olan temiz olmasıdır. Başka bir ifade ile temiz olmak esastır, necis olma nadirattandır. Dışkı, idrar, kan, irin, kusmuk, meni/mezi, kanı olan kara canlıların ölmüş durumu, domuz ve fukahanın büyük bölümüne göre alkol olduğu gibi necistir/necasettir. Ölü hayvan, kan ve domuz bizzat necistir. Bir başka açıdan necaset olarak görülen besmelesiz kesilmiş hayvan ise kesim tarzı nedeniyle haramdır ama necis değildir. Bu bölümdekilerin necis olduğu fukahanın ittifakı ile tespit edilmiştir.
İki ittifak noktasından söz edebiliriz: a. Necis olmayan alternatifi varsa necis olan bir şey tedavide kullanılamaz. b. Söz konusu hayati bir tehlike olduğunda ise necis olanın kullanılmasında ruhsat bulunmaktadır. Buna göre: Tıpta kalp tedavisinde kullanılan domuzdan alma kalp kapakçığı, domuz yağı katkılı ürünler, domuz ve inek kaynaklı jelatin katıklı kapsüller, yanık tedavisinde kullanılan domuz derisi, sindirim sistemi için kullanılan domuzdan katıklı ürünler, pek çok ilaç ve gıda takviyesinde kullanılan alkol, kan nakli örnek olarak ele alınabilir.
Sadece onu düşünerek plan yapmayın, kendinizi de düşünün. Ne kadar başarılı olabileceksiniz onun üzerinde? Siz ne kadar etkilisiniz? O ne kadar size sadık kalabilecek? Bunları da düşünün ve dengeli bir karar verin. O geçmişine tevbe ettikten sonra saydığınız şeylerin hiç biri evlenmeye mani değildir.