Fetva Meclisi
Soru
Hocam, tanıdığım bir kız var, bildiğim kadarıyla çok iyi bir insan. Ailesi laik ve din düşmanı. Tesettürsüz, alkol kullanmış, zina etmiş bir kişi. Ailesinin zihniyetinden tamamen rahatsız ama çevresinden dolayı İslam'a da epey yabancı. Daha öncesinde ailesinden gizli ibadet dahi etmiş. Ben evlendiğim takdirde onun doğru yolu bulmasına vesile olabileceğimin garantisini veremiyorum ama bu sebeplerden dolayı onunla evlenmezsem çevresinde Müslüman hassasiyeti olan bir arkadaşının olması dahi çok zor olur. Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir? Böyle biriyle evlenmeli miyim yoksa onu kendi haline mi terk etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Evliliğinizi yürütme konusunda enerjinizin kalmadığını düşünüyorsanız mümkünse aile büyüklerinizle, değilse Müslüman ve olgun aile terapistiyle bir araya gelmeden bir karara varmayın. Acele bir sonuca ulaşmaya çalışmayın. Boşanmanızın hayatınızda ne gibi olumsuzluklar getirebileceğini de tek tek düşünün.
Kızım, sana yazılan nasibin gelecek ve sen onunla görüşeceksin. Kimseyle konuşmamak, görüşmemek başka şey nasibin olacakla görüşmemek başka şeydir. Gereksiz bir takıntı bu, rahat ol. Sen Müslüman bir kız olarak yaşa, nasibin seni gelir bulur.
Sevgili kardeşim, insanlar yüzde yüz mü'min insanla evleniyorlar da sıkıntısı bitmeyen bir hayat yaşayabiliyorlar. Sen ise bile bile bataklıkta yürümeye çalışıyorsun. Ateşin etrafında tur atmamanı sana tavsiye ederim. Acilen terk et o sevdayı, bile bile tuzağa takılma.
Selamünaleyküm. Zinadan önceki durumlar için evlenmeyi sakıncalı duruma getirecek bir nokta yoktur. Evet, değer kaybı vardır ama engel yoktur. Ortadaki durum, ahlâk açısından ele alınmalıdır. Erkek ve kadın da kendilerine zorunlu hissediyorlarsa hemen evlenerek bu süreci ıslah etsinler.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Allah tevbeni kabul buyursun, geleceğini de hayırlı kılsın. Ne güzel etmiş ve erkenden Rabbine yönelmişsin. Acele etme. Adım adım yürü ki yıkılmayasın. Zamana yaymayı becermelisin. Evlilik konusunda da kesinlikle boşandın diye ilk talipliye razı olma. Sonradan düzelir teorisine karşıyız biz. İyi bilinenler bile berbat sonuçlar çıkarıyor da bozuk bilinenle nasıl yol alacaksın? Zamana yay, sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.
Eğer bu anlattıklarınız doğru ise sizin o kişi ile ne işiniz var o zaman? İnsan bile bile böyle bir riske katlanmamalıdır.
Maide suresinin ikinci ayeti iyilik ve takvada birbirimize destek olmayı, günahta ve düşmanlıkta destek olmamayı emretmektedir. Buna göre bir sevabın işlenmesi direkt veya dolaylı olarak destek olmak nasıl sevap ise bir günahın işlenmesine de direkt veya dolaylı destek olmak o şekilde günah olmaktadır. Günahın büyüklüğü ve desteğin oranı kadar da işlenen günah kişiye yazılmaktadır. Bu konudaki desteğin bilerek yapılması önemlidir. Ayrıca direkt destek anlamına gelen bir işle sonuç olarak günaha destek olmak gibi anlaşılabilecek şey aynı değildir. Örnek olarak şöyle bir tespit yapabiliriz: Alkol haramdır. Alkol kullanan haram işlediği gibi onu satan da mesela haram işlemektedir. Bayiden alkolü alıp poşetine koyarak evine giden birisi dolmuşa bindiğinde dolmuş sahibi görünürde alkol taşıyıcılığı yapmaktadır ama bu ona vebal oluşturmaz. Bu dolmuş sahibi alkol kasaları için servis işinde çalışan bir nakliyeci gibi değildir. Bir dükkânı alkol satan bir yer veya faizli bir bankaya kiraya veren ile sıradan bir iş yapacak birine kiraya verdiği hâlde o kişinin orada arkadaşları ile bazı zamanlarda alkol tüketmesi aynı değildir. Bu kuralı bütün haramlar için geçerli saymalıyız. Sadece alkol ve faiz olarak sınırlamamız isabetli olmaz. Ahlâk ifsadına sebep olan dijital yayınlara destek olmak, öyle bir işte çalışmak da örnek olarak görülebilir. Zira Müslüman haram işlemeyeceği gibi haram işlenmesine de sessiz kalamaz insandır. Şu veya bu oranda destek olması zaten mümkün değildir.
Eşiniz Müslüman olmayı reddedecek bir durumda değilse yani kâfir değilse boşanman şart olmaz. Sabredin ve onu da kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Fukahanın büyük bölümüne göre bir kişinin ağız koklama ile alkol kullandığı kararı verilemez. Ancak bir karine yani ek bilgi olursa böyle bir karar verilebilir.
Burçlar, falcılık, kehanet, büyü dinimizin haram kıldığı işlerdendir. Alkol gibi bir haram da bunlardır. Asla yanaşılmamalıdır.