Fetva Meclisi
Soru
Hocam, şöyle bir sorum var size, Allah sizden razı olsun. Ben yakın bir zamanda evlendim. Evlenirken çok kötü bir iş yaptım. Ne olursunuz beni kurtarın. Size çok dua ederim. Evlenirken evlenip evlenmeme konusunda kararsızdım. Ailem yok diyemeyeceğim bir kız çıkardı önüme. Nasıl olsa bunu boşarım kurtulurum diyerek yani boşamayı planlayarak onunla evlendim. Sonra da eşim çok hoşuma gitti. Onu çok seviyorum asla boşamak gibi bir niyetim kalmadı ama evliliğimi çürük bir temele oturttum. Ben şimdi ne yapacağım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
Namazı eksen almakla pek güzel ve mübarek bir iş yapmışsınız. Hiç bozmayın ve asla tereddüt etmeyin. Namaz bizim için dindir, insanlık kalitesidir. Namaz, yaratanımıza bağımızı ve vefamızı gösteriyor. Namazsızlık insanlık açısından da sorun göstergesidir. Şaşmayın, güzel düşünmüşsünüz. Evlenince sen kıldırırsın söylentisi ise kuru bir umuttur, ya tutar ya tutmaz. İlkenizi aşmamaya çalışın. Evet, yaşınız evlilik bakımından ilerlemiş ama evlenmek her şey değildir. Yaşadığımız toplumda neredeyse boşanmalar evlenmeyi geçecek durumdadır. Mahkemeler işi biraz gevşetse boşanmışlar bu ülkenin çoğunluğunu oluşturur diye korkuyorum. Şansını tüketmiş dul bir kadın olmaktan ise huzur içinde nasibini bekleyen bir hanım olmayı yeğleyin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Bir Müslüman, insan olarak insanî kimliğini yitirmemeye çalışmalıdır. Sizin, sizi sevmeyen bir insana bağlı kalmanız doğru değildir. Yeteri kadar rica etmişsiniz hatta yalvarmışsınız. Bundan ötesi şahsiyetinizi öldürür. Kesinlikle dert etmemelisiniz. Daha güzel bir evlilik sizi bekliyor olabilir. Hanımlar genelde dulluğu ölüm gibi görürler ama bu doğru değildir. Sizi ezecek bir evde yaşamaktansa dik durabileceğiniz bir çadırda yaşamaya razı olun. İlla derdinizi arıyor gibi olmayın. İşinizi de kaybedebilirsiniz aklınızı da. Dik durun, sabredin, o erkekteki bütün kanuni haklarınızı da alın. Sonra da ibadetinizi yaparak kendinizi rahata verin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Elbette ateş düştüğü yeri yakar, herkes kendi derdini bilir. Buna itiraz edemem. İnsanların, 'sakın boşama, sabret!' demeleri de normaldir. Sen de olsan aynısını derdin. Bunu da kabul ederiz. Senin meselen le alakalı duruma gelince: Sonrasında nedamet duyacağın bir karar vermenden çekiniriz. Yoksa boşamak zor değildir ve asla, sevginin bulunmadığı bir evliliğin hatır belasına sürdürülmesi doğru değildir. Evlilik bir sevgi çemberinde sürmelidir. Eğer sen, fevri davranmadığını, uzun bir zamanın tecrübesi ile karar verdiğini söylüyorsan, elbette boşayabilirsin. Sana, kararında hata etmiş olabileceğini örnekleyecek bir eksikliğini ikaz edebilirim. Mesela sen, 'gece benim cinsel ihtiyacıma beş ay üst üste cevap vermedi' türünden bir dert zikretmiyor sun. Sadece olmayan bir sevgiyi öne çıkarıyorsun. Yine de sevgisizlik bir ayrılma nedeni olabilir diyorum sana. Seninle Rabbin arasında bir durumdur bu. Eğer daha fazla rahat etmek istiyorsan, eşinin de bu hususu yazmasını sağla. Bakalım onun kendine göre haklılığı var mı? Allah yardımcın olsun.
Kaçak iş Müslüman işi değildir.
Evliliğinizi yürütme konusunda enerjinizin kalmadığını düşünüyorsanız mümkünse aile büyüklerinizle, değilse Müslüman ve olgun aile terapistiyle bir araya gelmeden bir karara varmayın. Acele bir sonuca ulaşmaya çalışmayın. Boşanmanızın hayatınızda ne gibi olumsuzluklar getirebileceğini de tek tek düşünün.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Asla inanma böyle bir çirkin söze kızım, asla! O şeytan olsa bile sen melek olabilirsin biiznillah. Sen kendini melek gibi gör, öyle kalmaya çalış, biiznillah hayır göreceksin.
Bu büyük bir afet olmuş. Büyük bir tevbe ile bu hatayı kapat. Tevbe et. Unutma, seni ilk defa bu hataya iten şeytan senin tevbeni de geciktirebilir, yaptığında da sulandırabilir. Bu tevbeyi hayatın bil. Eşin dâhil kimseyi bu bilgiye ortak etme sakın. Ve seni bu hataya iten sebeplere karşı kendini koru. Allah'ı unutma, kabir hayatını unutma, cehennemi sakın unutma!
Siz rahatsız olduğunuz için sahil kenarında tatil yapmasını istemezseniz Allah size yardım etmez. Neden Allah haram ettiği için, harama sebep olacağı için oralara gitmemesini söylemiyorsunuz? Bir de böyle deneyin. Evet, erkek bu tür sıkıntılar gösterdiğinde söz dinlemez ama siz en iyi şartlarda görevini yapan bir kadın olun. Doğru bildiğinizi tatlı dille ikaz edin. Sabredin. İnşaallah doğru olanı yapacak, haramdan kurtulacaktır.
Eğer böyle geçen günlerin zihin tartışması ile vakit geçirirsen şeytan seni yer bitirir. Sil geçmişi ve yoluna devam et. Sil, tamamen sil. Ona bedduaya bile vakit ayırma. Göreceksin rahat edeceksin. Nasibini de gözlemleyebileceksin o zaman.
Bir insan nikâhlandığı eşi ile altı ay ve daha fazla bir arada olduktan sonra o kadının doğurduğu çocuğu kabul etmesi için uygun ortam ve sebep oluşmuştur şeklinde bir kural vardır. Bir insan eşinin haram ilişki ile başkasından çocuk doğurduğunu zannetmesi/iddia etmesi durumunda ise ancak LİAN uygulaması ile kadını ve çocuğu reddedebilir. LİAN bizzat Kur’an’ın emri olduğu için ( Nur suresi 6-9) onun yerine DNA testi veya başka bir uygulamanın kabul edilmesi mümkün değildir. LİAN yapılmadığı sürece de çocuğu kabul etmek durumundasınız. LİAN şudur: Karısının zina ettiğini veya çocuğunun kendisine ait olmadığını iddia eden ve iddiasını ispat edemeyen koca ile karısı mahkemede özel bir yemin ile yemin eder ve birbirlerini lanetlerler. Bundan sonra da bir daha bir araya gelememek üzere ayrılmış olurlar. Koca dört defa eşinin zina ettiğine ve çocuğun kendisine ait olmadığına yemin eder. Beşincide de “yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” der. Ardından kadın dört defa kocasının yalan söylediğini belirterek yemin eder. Beşincide de “kocam doğru söylüyorsa Allah’ın gazabı üzerime olsun” der. Hâkim de aralarındaki nikâhı ebediyen kaldırır.
Bu soruyu size en yakın müftülüğe gidip yüz yüze sormanızı tavsiye ederiz.