Fetva Meclisi
Soru
Eşim çocuk doğurdu ama ben çocuğun benden olduğundan şüphe ediyorum. DNA testi yaptırarak çocuğun benden olup olmadığını anlamak istiyorum. Dinen bunu yapmam mümkün müdür?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah’ın en büyük haramlarından biri zinadır. Zina pek ağır bir haramdır. Evli kadının zina etmesi ise daha ağır bir haramdır. Bir erkeğin nikâhında iken zina eden kadınla alakalı hükümleri şöyle özetleyebiliriz: a- Bu kadın, Rahîm ve Ğafûr olan Allah’a sığınıp tevbe etsin. Kalbinin nabzı kadar önemli bilsin bu tevbeyi. Tevbesindeki ciddiyeti meleklere ispat etsin. Kendisini ibadete versin. O çirkinliği sevk eden ortamlara veda etsin. İspat edilmiş ve korunmuş bir tevbe ile yaşasın. b- Çirkinden daha çirkin bir iş olan bu zinası ile kadının nikâhı düşmez. Böyle bir kadının zinasını kocası bildiğinde onu boşama hakkına sahiptir. Çocuklar veya sosyal konum gibi bir nedene binaen boşayamaz bir durum olursa onunla karıkocalığa devam etmesinin dinen bir sakıncası yoktur. Ulemanın ağırlıklı görüşü böyledir. Kadının, bu kabahati tekrarlamak gibi bir duruma dönüştürmesi hâlinde ise erkeğin onu boşaması en azından mürüvvet açısından tavsiye edilir. c- Kesinlikle ve kesinlikle kadın bu rezilliği kimseye söylememelidir. Şeytan onu bu bataklığa düşürdükten sonra yaptığını ona buna anlatarak ikinci, üçüncü, dördüncü kere aynı suçun melekler tarafından kaydedilmesine sebep olmaktadır. Eğer tevbesinde samimi değilse o zaten laneti bulmuş demektir. Tevbesinde samimi ise tevbenin gereği olarak kabahatini gizlemelidir. Bu gizlemeye eşi de dâhildir. Allah Teâlâ ona ömür verir de yaşatırsa tevbe fırsatı da veriyor demektir; fırsatı iyi değerlendirilmelidir. d- Elbette böyle bir faciada nikâhlı erkeğin hakkı bir nebze vicdanı kalmış bir insanı ezip duracaktır. Yani o kadın, eşinin hakkını düşündükçe ezilecektir. Buna denecek bir şey yoktur. Zaten o kadının tevbesini de biz, içine doğru akıp duran gözyaşları olarak anlamaya çalışıyoruz. Elbette ezilecektir. Burada bu kadının eşi ile olan ilişkilerinde eşinin hakkını, onurunu korumayı konuşurken bir de mü'min bir toplumda evli bir kadının zinasının ifşa edilmesi ile oluşacak rezaletin onun eşini de aşıp sayısını Allah’tan başkasının bilemeyeceği kadar mü'min insanı erkeğiyle kadını ile yaralayacağını unutmamak gerekir. Zinanın yayılma sürecinin hızlanmasına sebep olacaktır. Dağ ağırlığında bir suçun çakıl taşı gibi görülmesine neden olacaktır. Meseleyi aile olarak gördüğümüzde, bu ümmetin de bir aile olduğunu unutmadan karar vermeliyiz. e- Kadın gerçekten bu rezilliğin altında ezildiğini hissediyorsa ve boşanmayı kendisi için kurtuluş görüyorsa başka bir gerekçe altında boşanmayı sağlamasını tavsiye ederiz. Ateşe benzin dökmenin hiçbir anlamı yoktur.
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.
İLÂ, kocanın eşiyle cinsel ilişki yapmamaya yemin etmesidir. Ciddi veya espri ile olması arasında fark yoktur. Erkek eşine “seninle cima etmeyeceğim” derse ortaya çıkan hükme ilâ denmektedir. İlâ yapmak kadına eziyet etmek kastedildiği zaman haram bir iştir. Yalnız burada şu incelik bilinmelidir: İlâ, erkeğin yemin etmesi ile gerçekleşir, yemin yoksa ilâ da yoktur. İlâ yemini yaptıktan sonra DÖRT AY geçer ve erkek yemininden vazgeçmezse Hanefi mezhebi fukahası erkekle kadın arasındaki nikâhın kendiliğinden düşeceğini söylemişlerdir. İlâ yapan erkek, dört ay dolmadan önce yemininden vazgeçerse yemin keffareti verir. Dört ay dolduktan sonra eşine dönerse keffaret gerekmez. İlâ’dan dönmek cinsel ilişki ile olabileceği gibi sözlü olarak da olur.
Aleykümselam. Bu yeminleşme, yersiz bir istek olmuş. Bundan sonra da geri dönmeniz hiç uygun değildir. Acilen boşanıp kendinizi yeni bir evliliğe ayarlamanızı tavsiye ederim. Allah'tan hayır dileyin, sabırlı olun. Bunu başınıza gelmiş bir afet olarak görün. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Bu iş, ilgililerin bulunması gereken bir mahkemede çözülebilir. En yakın müftülüğe giderek mesele yüz yüze görüşülmelidir.
Bu anlattıklarınızla nikâha bir zarar gelmez. Bu büyük bir suç ve çok adice bir iş, Allah size sabır versin. Size bir nebze sabretmenizi ve beş on ay ıslah olması için süre vermenizi tavsiye ederiz. Eğer gerçekten ıslah olursa sizin de onun da lehine olur. Değilse aile büyüklerinizle durumu istişare eder ve devlete müracaat edersiniz.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Bu soruyu size en yakın müftülüğe gidip yüz yüze sormanızı tavsiye ederiz.
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Eğer böyle geçen günlerin zihin tartışması ile vakit geçirirsen şeytan seni yer bitirir. Sil geçmişi ve yoluna devam et. Sil, tamamen sil. Ona bedduaya bile vakit ayırma. Göreceksin rahat edeceksin. Nasibini de gözlemleyebileceksin o zaman.
Herhangi bir engel sahibi olmak evlenmeye mani değildir. Evlenecek muhatap aldatılmıyorsa yani mevcut durumu açık bir şekilde bilerek evleniyorsa dinen evlenmekte sakınca olmaz.
Mü'min hile ve yalandan, aldatmadan uzak insandır.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.