Fetva Meclisi
Soru
Eşim şans oyunları oynuyor ve içki içiyor, ben bu durumdan çok rahatsızım, her dile getirmem kavga ile sonuçlanıyor. Ben söyledikçe inat yapıyor sanki. Evlendiğimizde dini açıdan bu kadar bilinçli değildim, görücü usulü ailelerimizin onayıyla evlendik, iyi anlaşıyoruz ama özellikle kazancına haram karıştırması ve bu kazançla çocuklarımızı yetiştirme fikri beni derinden üzüyor. Sürekli dua ediyorum düzelmesi için, evliliğimizin ilk yılları böyle değildi. Sanki ben bilinçlendikçe o daha çok yapmaya başladı bunları, sonuçta 13 yıllık bir evlilik ve iki çocuk var ortada, ne önerirsiniz bana hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
İstiharenizi ve rüyanızı bilemem ama siz eş seçiminde acele etmişsiniz, onun karakteri bu imiş zaten, siz geç öğrendiniz. Size tavsiyem şudur: Eşinizin bu yapısını maddeler halinde bir psikologla istişare edin. Psikolog sizi nasıl yönlendirirse onu yapın, ayrılmak veya devam etmek konusunda bilimsel destek almış olun. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. a- Eşinizin o durumunu bilerek siz onunla evlendiniz. Evlenmeden önce de öyle veya böyle huyunu terk edip etmeyeceğini tahmin ediyor olmalı idiniz. b- Sürekli alkol alan bir erkeğin hanımının boşanmak istemesi dinen sakıncalı değildir. Boşanmak isteyebilirsiniz. c- Her şeye rağmen devam etmek ve düzelmesi için gayret etmek de sizin bileceğiniz bir iştir.
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Özürlünün özrü namaz vaktinin tamamını doldurmadır. Vakit çıkmadan özründen kurtulan bu şartın dışında kaldığı için namazı iade eder.
Aleykümselam. Bu bir zorunluluk nedeni ile yapılabilir iştir. Girer başlarsınız. Sizi harama sürükleyeceğini anladığınız anda terk edersiniz. Tamamen hijyenik bir iş yoktur. Herkes her yerde imtihandadır. Ona göre davranırsınız.
Selamünaleyküm. Doğru değildir söylenenler. HATİCE ya da doğru şekli ile HADİCE verilebilir bir isimdir. Sahibi Müslüman bir insan olamadıktan sonra her isim ağırdır.
Selamünaleyküm. Bu, çocuğun gıda ihtiyacı ile ilgili bir durumdur. Doktorun yasaklaması yoksa iki yıldan önce de sütten kesmek mümkündür.
Selamünaleyküm. Yasalara göre bu durum normal ise yani eşinize ait oluşu kabul ediliyorsa o açıdan eşinizin sayılabilir yerler. Babasından ona intikalde ise bir haksızlık söz konusudur. Diğer kardeşlerin payı yok sayılmış bu da babası açısından bir zulümdür. Helal olarak kendisine intikal ettikten sonra kardeşlerinin payını vermesi kalbi temiz olarak Rabbine gitmesi bakımından kendisi ve babası için doğru olandır.
Aleykümselam. الدرجة الرفيعة ifadesi Buhari'de yoktur. Hatta muteber hiçbir hadis kitabında da yoktur. Dolayısıyla ezan duasında onun zikredilmesinin bir dayanağı bulunmamaktadır. Buhari'deki ezan duası, Sünnet olarak yeterlidir. Yalnız şunu bilmeniz gerekiyor: Bir duanın veya emrin/yasağın Buhari'de bulunması şart değildir. Buhari birinci derecede kaynak kitaptır ama tek kaynak değildir.