Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu sabah eşimle dayanamadık, birlikte olduk. Kefaret gerektiğini bilmiyorduk şimdi bizim iki ay oruç tutmamız mı gerek? Fakir doyursak olur mu? Lütfen yardımcı olun, cevap yazarsanız sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmiş hatalar için bir kere tam keffaret inşaallah yeterlidir. Farklı fıkıh görüşleri bulunmakla beraber bu şekilde amel edebilirsiniz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun, kabul etsin.
Bu Ramazan orucu idiyse keffaret tutacaksınız. Ramazan dışındaki günlerde tutulan bir oruç idiyse istiğfar etmeniz ve aynı günü tekrar kaza etmeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. En azından bir keffaret tutsun. Çok da tevbe etsin.
Selamünaleyküm. En azından bir keffaret tutsun. Çok da tevbe etsin.
Selamünaleyküm. Ağır hastalık, keffaret orucunu kesmek için bir özürdür. Hastalık süresince ara verebilirdiniz. İyileştikten sonra da tutmadı iseniz yeniden başlayacaksınız. Sadece hasta olduğunuz günler için vermiş olduğunuz arayı ise ara verilmemiş gibi kabul ederek devam edebilirsiniz. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm.Eğer keffaretiniz, gerçek bir keffaretse bu bir farzdır. Eşinizin farza müdahale etmesi hakkı değildir. Size uygun bir zaman dilimi göstersin, o zaman tutun. 'Şöyle bir keffaret tutayım' diyorsanız eşiniz haklıdır. Hafta sonları oruca mani olması ise ona Allah'ın tanıdığı bir hakkıdır, itaat edin.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Kızınızla her şey bitmiş gibi bir rolde asla olmayın, asla! Hiçbir şey olmamış gibi konuşun, ona bağrınızı açın, size açılmasını sağlayın, hemen şimdi, hemen şimdi! Onu şeytanın kucağına ittiniz fark etmeden. Kızınızın sıkıştığı noktada evlilik olmayabilir. O öyle zannediyor olabilir. Onu bir psikoloğa götürün ve psikoloğun yönlendirmesine göre hareket edin. Gerekiyorsa tedavi ettirin. Korkmayın ama geç kalmayın. Sizinle en özel muhabbetleri yapabileceği ortamı hiç kaldırmayın. Tek çare onun sizinle her şeyini paylaşabilmesidir. Allah yardımcınız olsun.
Cinsi münasebet ile kastınız tam olarak cinsel birleşme yani cima ise bu bir kefaret gerektiren hatadır. Altmış gün ardı ardına oruç tutulur. Sonra da o gün kaza edilir. Tabii bu durum Ramazan orucu içindir.
Karşıdakinden tükürük almak şeklinde olmayan bir dudak öpüşmesi, boşalma nedeni olmadıkça orucu bozmaz. Yine de Ramazan büyüklüğünü kendinize hissettirmeniz gerekir. Böyle şeyleri iftar sonrasına erteleyin.
Evet, genital estetik caiz olabilir ama bu gerçek bir yıpranma, işlev kaybı gibi nedenler üzerine olur. Siz ve eşiniz bu durumu ne kadar abartıyorsunuz da bu kanaate vardınız bunu bilemeyiz. Her doğum belli bir eskime getirir ama estetik gerektirecek olup olmadığına uzman bir doktor karar vermelidir. Belki doktordan önce kadın bir psikologla görünseniz daha iyi edersiniz. Geçmiş olsun.
Önce sağlığınla ilgilen. Tedavini yoğunlaştır. Sevip evlensen bile hasta iken mutlu olmayabilirsin. Önce sağılığın sonra sevgin ve evliliği hedefin olsun. Sağlığın yerinde olduktan sonra iş sahibi olmasan da evlilik seni gelir bulur biiznillah.
Başta Buharî ve Müslim olmak üzere temel hadis kitaplarımızda kadının eşinin cinsel içerikli isteğine cevap vermemesi bir günah olarak önümüze konmaktadır. Bu doğrudur. Böyle bir tavrı Peygamber aleyhisselam efendimiz “meleklerin ona lanet etmesi” ile özetlenecek bir hata olarak göstermiştir. Meleklerin lanet etmesinin ise Allah’ın razı olmadığı bir işi simgelediğini gayet rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun anlamı ise kadının bu tavrının günah olarak yazılmasıdır. Şunu da tespit etmeliyiz: Erkeğin kadından bu alandaki isteği sınırsız ve ölçüsüz bir istek değildir. Fıkhımızda şu ölçülerle daire içine alınmış bir istek olduğunu bilmeliyiz: Dinen geçerli sayılabilecek bir özre dayalı olduğunda kadının kendisini uzak tutmasında bir sakınca yoktur. Doktor onaylı bir sağlık sorunu bulunması, bir yakınının ölümü gibi aşırı duygusallığının bulunduğu güne rastlaması kabul edilebilecek özürlerdendir. Kadın için sakıncalı yani günah denecek durumun oluşması erkeğin bu nedenle küskün kalmasına dayalıdır. Erkeğin küskünlüğü geçici ise veya geçmiş ise ya da kadın bir yolla eşinin gönlünü almayı becerebilmiş ise yine sorun yok demektir. Kadının bu tavrının süreklilik arz etmesi lanetin de sürekli olmasını gerektirecektir, kadın tavrını sonlandırdı ise yine problem yoktur. Erkeğin zulüm denebilecek bir tavrına karşılık kadın kendisini müdafaa için böyle bir karşı tavır göstermek zorunda kaldı ise vebalden söz edilmeyebilir. Erkeğin arzusu kadının yerine getirmesi gereken farz ibadetlere mani oluyorsa bu durumda da vebal söz konusu olmayacağı gibi kadın için yapması gerekeni yapmıştır da diyebiliriz. Erkeğin isteğinin kadın açısından aybaşı, lohusalık gibi yasaklı bir zamana rastlaması itiraz etmesi ve kendisini kollaması gereken bir tavır gerektirecektir ki kadın asla böyle bir tavırdan ötürü mesul olmaz aksine gerekeni yapmış olur. Kadının oruç tutarken onu orucunu bozmaya zorlaması farz bir ibadete engel olmak olacağından kadın asla böyle bir isteğe cevap vermeyecektir, vermemelidir. Aynı şey ihramlı iken gerçekleşirse yine aynı karşı tepkisini göstermelidir. Kadının, erkekten gelen caiz olmayacak ilişki isteğine karşı olumsuz tepkisi de görevidir.