Fetva Meclisi
Soru
Hocam, görücü usulü bir evlilik için bir aile geldi. Oğlanla bir odada konuşurken başımı açmamı istedi. Bu durumda başımı açmam dinen caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
İleri düzeyde bir görüşmede sorulunca cevap verilmesinde sakınca olmaz ama bu seviyesi düşük bir soru olur.
Asla böyle bir şey olamaz. Birbirleri ile evlenecek şekilde uzak olanların arkadaşlığı diye bir şey dinimizde yoktur.
Aleykümselam. Evlilik maksadı ile görüşen erkek ve kadının, birbirleri ile görüşmelerinin sınırsız olduğunu söylemek caiz değildir. Görüşebilirler. Bu görüşmede de zaten kadının erkeğe bakmasında bir sakınca yoktur. Erkeğin kadına bakması ise belli bir ölçüde mümkündür. Bir kere elle temas kesinlikle yoktur. İkinci olarak da, en fala bayanın ev kıyafeti denebilecek bir kıyafetle bulunduğu kadarı ile görülmesi mümkündür. Bundan fazlası için özel durumlar denebilir. Özel durumlar için de bir genel ruhsat gibi algılama mümkün değildir.
Evlilik görüşmesi sürerken, kardeş olsun veya yabancı olsun ikinci bir insanın kadın ile evlilik görüşmesi yapması caiz değildir. O görüşme olumsuz olarak bittikten sonra ise erkeğin kardeşi ya da bir başkasının evlilik teklifi götürmesinde bir sakınca yoktur. Belki bu durumda, aile için nezaket ilişkilerini/gönül koymaları dikkate almanın yararından söz edebiliriz.
Bir erkekle bir bayanın evlilik görüşmesi yapmaları caizdir. Ama evlilikteki kapalılıkları gidermek için yapılabilir bu görüşme. Evliliği konuşmak için görüşmekle, evli iken görüşülebilir şeyleri görüşmek arasındaki farkı anladıysak ne görüşebileceklerini de anlamış oluruz. Bu görüşmenin bir kaç defa gerçekleşmesinde de sakınca yoktur. Yalnız görüşme 'halvet' halinde olmamalıdır. Yani erkek ve bayan yalnız başlarına kapalı bir ortamda bulunmamalıdırlar. Allah'a emanet olunuz.
Kıymetli kardeşim bu durumun sizin için türlü riskler taşıdığı aşikârdır. Bu konuda ciddi ve sağlıklı kararlar almanız gerekiyor. Konuyla alakalı aşağıya linklerini bıraktığım cevaplardan daha fazla ayrıntıya ulaşabilirsiniz inşaallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/evliligini-geciktirmek-isteyen-gence-mektup https://fetvameclisi.com/fetva/iki-sene-devam-edecek-olan-evlilik-oncesi-gorusme-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/ailelerin-evliligi-ertelemesi
başını açmak konusundaki diğer fetvalar
Rabbimiz hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nikâh akdi olmadan erkekle kadın arasındaki yasaklar kalkmış olmaz. Yani kadının erkeğe erkeğin kadına namahrem olmasına ait kural nişanlılık döneminde de geçerlidir. İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece nikâh kaldırabilir. Bu nedenle bir kadının nişanlısına saçını göstermesi evlilik öncesi caiz olmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmek için geçirilen bir süreçtir. Bu süreçte arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Bu süreci şeytana kapı açmayacak şekilde tamamlamanız nasip olsun.
Kızınızın bir rahatsızlık geçirdiğini kabul edin ve ona daha fazla yaklaşın. Açılmayı konuşmayın, tartışmaya girmeyin. O haliyle bile onu çok sevdiğinizi ve kabullendiğinizi hissettirin. Bunu becerebilirseniz bir zaman sonra geri döner biiznillah. Böyle yapmazsanız, sürekli örtünmeyi konu edinirseniz düşüncelerinde kökleşebilir ve umduğunuzu bulamazsınız maazallah.
Yaşadığımız hayat aslında olduğu gibi imtihandır. Siz de yaşadığınız bu süreci her ayrıntısıyla imtihan olarak kabul edin. Herkes bir çeşit imtihan olacak. Sizin sınavınız da bu. Şeytanın sizi sendeletmeye çalıştığı bu süreçte daha sıkı tutunmaya çalışarak, bunun için ter akıtarak, mücadele ederek geçirdiğiniz müddetçe kazanacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya çalışın. Bulunduğunuz noktada şeytan yorgunluğunuzla, tahammüllünüzün azalmasıyla, nefse süslü, cazip gelenlerle vurmaya çalışıyor. Rabbimize kul olmak, nefislerimize ağır gelecek imtihanlara karşı hazır yaşamaya çalışmak demektir aslında. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her tesettürlü mümin kadını içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Tesettür, mümin kadınlar için bir nefis mücadelesidir. Tesettürümüz, Rabbimize ne kadar samimi bir kul olmak istediğimizi ispatlayabileceğimiz, şeytanın fısıltılarına, kandırmalarına rağmen dimdik sokaklarda gezip gezemeyeceğimizi göstereceğimiz, dünyada akıttığımız terlerin karşılığını cennette en güzel şekilde almayı umacağımız, kıymeti ancak Rabbimizin katında verilebilecek kadar şerefli bir ameldir. Başörtüye sadece dünyalık gözüyle “saçları örten bir kumaş, filanca rengin tenime daha çok yakışması” mantığı ile bakılırsa bu durumda ömrü de kısa bir amel olur. Ancak ahirette beni azaptan kurtaracak, cennette en özel, en kıymetli, en şerefli yere taşıyabilecek iş olarak baktığımızda caddede tesettürünle yürümenin nasıl bir izzet olduğunu hissettirecektir Rabbim. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin. Etrafınızdaki insanları, arkadaşlarınızı sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşturun. Şimdiye kadar bildiklerinizi yeterli görmeyin. Devamlı okuyun. Daha çok öğrendikçe aldığınız keyfin, lezzetin arttığını fark edeceksiniz. En çok da kendinizi bolca dua edin.
Allah’ın haram ettiği alanı zorlayacak şekilde size açılmanızı emreden eşinize itaat etmeniz gerekmez. Bunun sonu boşanma bile olsa bu itaati yapmayın. Nezaketle ama ciddiyetle karşı durun. Tesettürünüz sizin dininizdir. Dininize, eşiniz bile olsa kimsenin müdahale hakkı yoktur.
Arkadaş çevrenizi düzeltin. Okuduğunuz gazeteleri, izlediğiniz TV ve internet kanallarını değiştirin. Kur'an okuyun. Zikir yapın. Camilere gidip namaz kılın. Sebepleri kaldırın sonuçlar düzelir.
Selamünaleyküm. Allah'a kulluk elbette nefsin ağır karşıladığı bir şeydir. Biraz sabretmeniz gerekir. Ahireti ve cennet nimetlerini, cehennem azabını düşünmeniz gerekiyor. Eşinizin sizinle böyle bir meseleden ötürü mesafeli bir hayata geçebileceğini de unutmayın. Neden direnmeyi tercih etmiyorsunuz?