Fetva Meclisi
Soru
Hocam tesettüre gireli bir yıl oldu ancak bu süreç beni oldukça yordu. Tahammül edemediğimi hissediyorum ama başımdan çıkarmaktan da korkuyorum. Sürekli "Neden kapandım?" diye düşünüp duruyorum. Kendimi iki seçenek arasında sıkışmış hissediyorum, ya nefsimi yenip tesettürde sabredeceğim veya açılmayı düşüneceğim. Ancak nefsimi yenmekte zorlanıyorum. Bu durumda ne yapmam gerektiği konusunda bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah'a kul olmak, nefse ağır gelen bir imtihana hazır yaşamak demektir. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her mü'min erkek ve kadının içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Neticede moralsiz, keyifsiz ve her gün biraz daha gergin mü'minlerdir hedefi. Sizin de ifade ettiğiniz gibi Rabbimiz mü'min kadınlara tesettürü emretmiş, mü'min erkeklere de kadınların tesettür imtihanı gibi onların zorlanacağı başka konular üzerinden imtihan etmektedir. Her cins kendi yaratılmış olduğu fıtrat, duygusallık ve anlayış üzerinden sınanmaktadır. Size ağır gelen bir emir bir başkasını zorlamazken onu da zorlayan bir başka konu olacaktır. Siz bugün tesettür üzerinden zorlandığınızı ifade ediyorsunuz bir başka mümin Rabbimizin başka bir emri olan mesela namaz üzerinden zorlanmaktadır. Her zorlandığımız konuda Rabbimize sığınmaya, daha iyi kul olmak için adımlar atmaya ihtiyacımız vardır. Kendi kendimize hak vererek yol aldığımızda haklı olmuş olmuyoruz. İrademizi Hakka, doğruya göre yönlendirdiğinizde ise kalp rahatlığı ile yaşıyoruz. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin, Çevrenizi sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşan bir çevre ile değiştirin, Başınızdakine takılı kalıp da kilitlenmeyin. Sürekli kendinizi geliştirin. Boşta kalmayın Kur'an Kerim okuyun, ilmihal öğrenin. Sohbet meclislerine katılın. En çok da iradenizi gösterin.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Tesettür Allah'ın emridir. Allah'ın emrini yerine getirme konusunda tereddüt yaşamak doğru değildir. Yalnızca daha uygun bir şekilde bu sorumluluğu yerine getirme konusunda bir ikileminiz olabilir. Fakat bunu yerine getirirken de çok düşünürseniz vesvese, aile ve çevre baskısı altında ezilir ve mağlup olursunuz. Tesettür emrini ilk defa duyan hanım sahabi gibi olmaya gayret edin. Allah'ın emrini yerine getirme konusunda gözünüz pek, yüreğiniz ve duruşunuz sağlam olsun. Ailenizle itişmeden gönül alıcı bir şekilde tesettür konusundaki kararlılığınızı göstererek yolunuza devam edin. Kıyafetinizdeki değişimin ruhunuzu ve ahlakınızı yeniden inşa etmesine katkı sağlaması duasıyla Allah mübarek kılsın. https://fetvameclisi.com/fetva/tesetture-burunmek-isteyen-gence-mektup
Kelimenin tam anlamı ile bir fitne zamanında yaşıyoruz. Kadın için de erkek için de zaman fitne zamanıdır. İmanımızı ve iffetimizi korumak asıl cihadımız olmuştur. Ne yazık ki asıl vazifemizi unutmuş gibi bir hayat yaşamaktayız. Bu nedenle İstanbul veya başka bir şehirde ya da köyde yaşayan mü'min insan bu hassasiyeti koruyarak yaşamak zorunda olduğunu bilecektir. Bunun için: Gereksiz yere gezmeyi, çarşı pazarda dolaşmayı risk almak olarak göreceğiz ama Allah’ın nimetlerinden kendimizi mahrum etmemizin de gereği yoktur. Kıyafetimizi ve diğer bize görev olarak düşen tedbirleri alacağız. Mesela kadın, sadece tesettürlü olmayı yeterli bulmayacak, aynı zamanda ilgi çekici olmamayı da önemseyecek. Her türlü tedbiri aldıktan sonra dışarı çıkacağız. Kendimize göre alacağımız tedbirler muhakkak vardır: Sokakta sakız çiğnemeyebiliriz. Dış alanda dondurma yalama rehaveti göstermeyebiliriz. Fotoğraf çekme bahanesi ile gevşemeyebiliriz. Kahkaha ile gülmekten vazgeçebiliriz. Arkadaşlarımızla el şakası yapmayabiliriz. Bindiğimiz vasıtalara dikkat edebiliriz… Yaşadığımız ülkede yasal haklarımızı ve yasal zorunlulukları iyi bilecek ve basiretli mü'min olacağız. Eti yenmeyen kuşlardan olmamız gerekiyor. Tek kalmamaya, bir mü'min arkadaş çevresi ile bulunmaya dikkat edeceğiz. Tek kalmanın şeytana yem olmaya daha yakın durduğunu bileceğiz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Planlamalarımız mesela namaza göre olacak. Günlük Kur'an tilaveti ve zikir gibi takviyeleri alacağız. Bu bizim, bir nevi antibiyotik kullanmamız gibidir. Her şeye rağmen Rabbimizin açtığı tevbe ve istiğfar kapısından geri kalmayacağız.
Hemen hemen herkesin ortak sorunu gibidir bu. Sabredip sebat edenlerin kazanacağı bir dünyadayız. Şeytan sizi gereksiz tartışmalar üzerinden yıpratmaya çalışıyor. Siz bunların yerine bir iş yapsanız kazanırsınız. Böyle bir alana girmesi gerekmeyen kimse yoktur zannederim. Herkesin kendine göre açmazları vardır muhakkak, yarın öleceğiz diye bugünü ihmal etmediğimiz gibi, yapamadıklarımızın üzerinden de imanımızı zedelemenin gereği yoktur. Sabredin, asıl kabiliyetinizi keşfederek onun üzerinden yol almaya çalışın. Bile bile kendinizi pasifleştiriyorsunuz.
Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
başını açmak konusundaki diğer fetvalar
Kızınızın bir rahatsızlık geçirdiğini kabul edin ve ona daha fazla yaklaşın. Açılmayı konuşmayın, tartışmaya girmeyin. O haliyle bile onu çok sevdiğinizi ve kabullendiğinizi hissettirin. Bunu becerebilirseniz bir zaman sonra geri döner biiznillah. Böyle yapmazsanız, sürekli örtünmeyi konu edinirseniz düşüncelerinde kökleşebilir ve umduğunuzu bulamazsınız maazallah.
Rabbimiz hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nikâh akdi olmadan erkekle kadın arasındaki yasaklar kalkmış olmaz. Yani kadının erkeğe erkeğin kadına namahrem olmasına ait kural nişanlılık döneminde de geçerlidir. İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece nikâh kaldırabilir. Bu nedenle bir kadının nişanlısına saçını göstermesi evlilik öncesi caiz olmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmek için geçirilen bir süreçtir. Bu süreçte arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Bu süreci şeytana kapı açmayacak şekilde tamamlamanız nasip olsun.
Evlilik maksadı ile görüşen erkek ve kadının, birbirleri ile görüşmeleri sınırsız değildir. Görüşebilirler. Bu görüşmede kadının erkeğe, erkeğin kadına bakmasında bir sakınca yoktur. Ancak erkeğin kadına bakması ise belli bir ölçüde mümkündür. Bir kere elle temas kesinlikle yoktur. İkinci olarak da en fazla kadının ev kıyafeti denebilecek bir kıyafetle bulunduğu kadarı ile görülmesi mümkündür. Bu konuda sınırın olmadığını söylemek caiz değildir.
Allah’ın haram ettiği alanı zorlayacak şekilde size açılmanızı emreden eşinize itaat etmeniz gerekmez. Bunun sonu boşanma bile olsa bu itaati yapmayın. Nezaketle ama ciddiyetle karşı durun. Tesettürünüz sizin dininizdir. Dininize, eşiniz bile olsa kimsenin müdahale hakkı yoktur.
Arkadaş çevrenizi düzeltin. Okuduğunuz gazeteleri, izlediğiniz TV ve internet kanallarını değiştirin. Kur'an okuyun. Zikir yapın. Camilere gidip namaz kılın. Sebepleri kaldırın sonuçlar düzelir.
Selamünaleyküm. Allah'a kulluk elbette nefsin ağır karşıladığı bir şeydir. Biraz sabretmeniz gerekir. Ahireti ve cennet nimetlerini, cehennem azabını düşünmeniz gerekiyor. Eşinizin sizinle böyle bir meseleden ötürü mesafeli bir hayata geçebileceğini de unutmayın. Neden direnmeyi tercih etmiyorsunuz?