Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim diplomam var, kendi işimde ilerlemem mümkün. Babam ise onun marketinde maaş almadan çalışmamı emrediyor. İtaat etmek zorunda mıyım? Bu durum da benim çocuklarıma bir oyuncak bile alamayan baba olmama neden oluyor. Allah’tan da korkuyorum. Kendi başıma iş açsam günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Anaya babaya itaat dinimizin en büyük emirlerinden biridir. Allah’a itaatten sonraki sırada anne baba vardır. Onları çiğnemek de en büyük günahlardandır. Özellikle de anne hakkı kat kat daha üstün ve önemlidir. Yalnız anne veya babaya itaat mutlak yani sınırsız bir itaat değildir. Mutlak itaat sadece Allah’a olur. Anne babaya itaat MARUF YANİ MAKUL işlerle sınırlıdır. Bu da anne babanın emretmesinin bir sınırı olduğunu göstermektedir. Günah olan bir şeyi emrettiklerinde onlara itaat gerekmez. Nazik bir şekilde emrettiklerini yapmayacağını çocuğu onlara söyler. Bu durum, erkek veya kadın için aynıdır. Sizin durumunuza gelince: Evinizde, meşru bir nikâhla kurulmuş, kusursuz devam eden ve huzurla yürüyen bir evlilik varsa annenizin bu nikâhı bozmanızı emretmesi hakkı değildir. Eşinizden ayrılmaya yönelik emrine itaat etmeniz de gerekmez. Böyle bir yuvayı yıkma emri bir masiyettir yani Allah’ın razı olmayacağı bir iştir. Nazik bir şekilde hayır deyin ve eşinizle bu sıkıntıyı zamana yaymayı becerin. Bir zaman sonra anneniz de sizin mutluluğunuza katılır biiznillah. Sabredin ve yanlışa yanlış ile müdahale etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Bu soruda gerginlik var. Elbette öyle olmayacak. Dinimiz anne babaya itaat etmeyi emretmiştir ama onlara sınırsız bir alan getirmemiştir. En büyük hak Allah’ın hakkıdır. Allah’ın hakkını (emir veya yasaklarını yok kabul etme anlamında) geçtiklerinde onlara itaat yoktur. Aynı şekilde çocuklarının insan olma vasfını yok kabul edecek düzeyde bir zulme de annelik babalık hakkı olarak sebep olamazlar. Allah’ın farzlarından biri veya haramlarından biri onların isteği ile ters düşüyorsa istekleri yerine getirilmez. Bu da onlarla sürtüşmeden yapılır. Onların isteği farz ve vacip olmayan işlerden birinin ihmal edilme nedeni oluyorsa onların isteği öne geçirilir. İstekleri çocuğun aç kalması, çocuklarını aç bırakması, insanların arasında sefil kalması gibi kaldırılamaz ve mantıksız işleri yansıtıyorsa ona da itaat edilmez ama bu itaat etmeme nezaketle dillendirilir.
Anne ve babalarımızın önünde bizim elimiz ve kolumuz, hatta gözümüz, kulağımız bağlıdır. Onlara muhakkak itaat edecek, her ikisinin gönüllerini almaya çalışacağız. Bilhassa yaşlanıp, aciz hale geldiklerinde bu yükümlülüğümüz yoğunlaşmaktadır. Allah’ın kesin emirlerinden biri budur. Arkadaş, eş, iş gibi nedenlerle onları üzemeyiz. Allah korusun, bir anne veya baba ahı bütün hayatımızı zehir edebilir. Bir “ah” yıllar sonra karşımıza çıkıp bizi kahredebilir. Özet olarak şunu bilmeliyiz: Biz anne babalarımızın huzurunda yokuz, onlar ne istiyorsa öyledir. Ancak anne babamızdan ve herkesten önce üzerimizdeki en büyük hak Allah’ın hakkıdır. Allah’ın hakkı önüne hiçbir hakkı geçiremeyiz. Mesela, namaz vakti geldiğinde namaz kılmamız Allah’ın emridir. Bu emri aşabilecek başka bir emir olamaz. Aynı şekilde Allah’ın yasaklarından birine karşı, o yasağı işlememizi emredebilecek bir makam da yoktur. Önce Allah’ın emri geçerlidir. Sonra da O’nun emir ve yasaklarıyla çelişmeyen diğer emirler geçerlidir. Babamızın bizi sigara satın almaya göndermesi, bir günaha alet olmamız anlamına gelmektedir. Sigara, insanlığın topluca nefret ettiği bir pisliktir. Babamızın ona müptela olması, bizim de alet olmamızı gerektirmez. Babamızın o emrine itaat etmeyiz. Ama ona karşı nezaketimizden de geri durmayız. Nazik ve hassas bir şekilde sigara almaya gidemeyeceğimizi ifade eder, ondan özür dileriz.
Selamünaleyküm. Sizin için farz olan bir şeyi onların engellemesi doğru değildir, o hususta itaat etmeniz gerekmez. Farzın dışındaki işlerde ise itaat etmelisin. İlk düşünmeniz gereken husus da çalışma konusudur. Genç bir bayan olarak sizin çalışmamanız gerekir.
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Müslüman bir kız “kaçmak” kelimesini kullanmamalıdır. Müslüman kızın bu kelime ile lekelenmesi dünyasını da ahiretini de batırabilir. Eğer aranızdaki nikâh, Şeriat’ımızın ölçülerine göre muteber bir nikâh ise sizinkine kaçmak denmez. Evet, üzülen olur ailenizden, yanlış yorumlayan olur ama siz kaçmış olmazsınız. O nikâhınızdan babanızın haberi vardı ise şimdi kimsenin size diyeceği olamaz. Şunu iyi bilin ki: Ailelerinizi ezerek gittiğiniz yol sizin için er veya geç uçurum olur. Dikkat edin. Sabredin, rıza ile yapın yapacağınızı.
Pek güzel yapmışsınız. Gösterdiği tavrı ile de sizin cevabınızın ne kadar isabetli olduğu anlaşılmış. Evlerimizin mahremiyetini korumayacak, o mahremiyet uğruna tedbirler almayacaktık da ne güne Müslümanız? Pek güzel etmişsiniz, sizi tebrik ederim. Kimseden size hak geçmedi, üzülmeyin.
Böyle bir şey hiç yakışık almaz, ikiniz için de zulüm olur bu. Belirttiğin gibi bir durum varsa bitirin beraberliğinizi.
Çocuğun mahrem olması için en azından mümeyyiz olması gerekir ki bu da hemen hemen on yaşları demektir. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, evinize huzur indirsin.
Yaşınız olgun düşünmenize manidir. Yaptığınız tam anlamı ile bir çocukluktur. Asla gizli nikâh diye bir şey olmaz. Dinle oynamayın. Aklınızı başınıza alın ve bu işten vaz geçin. Hele sen otur iffetini koru, çocukluk yapıp gelecekte binlerce kere pişman olacağın bir işi sakın yapmayasın.
Daha önceki cevaplarımızı şu adresten okuyabilirsiniz: https://www.fetvameclisi.com/?s=do%C4%9Fum+g%C3%BCn%C3%BC