Fetva Meclisi
Soru
Babamla uzun bir süredir görüşmüyorum. Aynı zamanda kardeşimin eşiyle de, annemi ve diğer kardeşlerimi de bu sebepten göremiyorum. Annem benim evime geliyor öyle görüşüyorum. Hocam ben bir türlü yapılan haksızlıkları unutamıyorum. Babam her fırsatta beni aşağılıyor, küçük görüyor. Bugüne kadar her seferinde günahından ötürü yine evlatlığımı yapıp elini öptüm ama her seferinde nasılsa önümüzde bayram var yine af dileyeceğimi bilerek daha ağır küfür ve sözlerle ciğerimi yakıyor. Yengem de onun bu tavrından yüz bularak bana hak etmediğim şekilde davranıyor. Herkes, 'babandır, git' diyor. Annem babama ait olmayan sözleri sanki babam söylemiş gibi bana, 'gel, özledi, seni soruyor' diyor ama ben biliyorum ki böyle bir durum yok. Ne yapayım hocam? Sözleri, küfürleri çok ağır. İnanın benim namaz kılmam için bile, 'aman ne olacak onun namazından, gelip geçici heves' diyormuş. Oysa ben her namazımda ona çok dua ediyorum ama affedemiyorum. Ne yapayım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Annene inat gidiyor gibi bir görüntü vermeden gidebilirsin. Özellikle halan ve amcanlar yani birinci dereceden akraban olanlar sılayırahim bakımından önemlidirler. Onlara git. Gidince fazla kalma, gelince de tartışma ortamından uzak dur. Geçiştirici cevaplarla ortamı yumuşatmaya çalış. Ve giderken niyetin Allah rızası olsun ki akıbetin hayrolsun.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
1- Kesinlikle o yaptıklarınızın pişmanlığını hissediyorsanız tövbe edin. Çok defalar tövbe edin. 2- Asla tekrarını yapmayın. Sinirlendi vesaire olmasın. 3- Onlara özürler beyan edin. Ellerini ayaklarını öpün. Kovarlarsa tekrar öpün. Tekrar yalvarın, tekrar öpün. Yumuşayıncaya kadar. 4- Yeni aşırılıklar yapmıyorsanız ve onlar sizi bağışladı ise bir sorun yok. Önemli olan, onların sizinle ilgili son kanaatleridir. Şeytan sizi, iyi bir iş yapıyormuş gibi oyalamasın. Hemen yuva kurma planları yapın, çekinmeyin.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığınız evde kaçınamadığınız bir haram oluşuyorsa kimseye sormadan hemen ayrılmanız gerekir. Bunun dışında ebeveyninizi ikna etmeden ayrılırsanız bereketiniz gidebilir. Yalvarın yakarın, onların rızasıyla ayrılın. Mesela çok yakın bir yere ayrılıp hizmetlerini sürdüreceğinizi gösterin, ikna edin. Yavaş yavaş ikna sürecini işletin. Ama ne yapıp yapın rızalarını alın, bereketiniz gider, huzurunuz kaçar. Allah sabırlar versin.
Bu dönemde insanların müstakil evlerde yaşamaları uygun olandır. Eşinizin ebeveyni bu konuda müsamaha göstermelidirler. Bu müsamahayı sağlamak da sizin değil eşinizin görevidir. Kırmadan ve dualarını alarak bu müstakilliği sağlamaya çalışsın. Allah'a emanet olun.
Tam bir imtihana tutulmuşsunuz, Allah yardımcınız olsun. Eşinizin derdini bilmedikçe net bir şey söylememiz mümkün olmaz. Ancak büyük ihtimalle geçici bir sıkıntıya benziyor. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya, çok da üzerine gitmemeye, soruşturmamaya çalışın. Ev dışında beraberlik pozisyonları oluşturun. Sorun sadece kadın sorunu olmaz. Hayattan genel bir soğukluk da olabilir. Neticede bir kadına dayanması da mümkündür. Sabredin, tatlı konuşun. Bu konuyu sürekli irdeleyip durmayın, derinleşmesine sebep olursunuz. Dualar edin, Kur'an okuyup kendinizi rahatlatın. Konuyu bilen sayısının fazlalığı çözümü zorlaştıracaktır, ona göre derdinizi yaymaya önem verin. Allah kalbinizi rahatlatsın.
Gün boyu düşündüğünüzü gece de rüya olarak görüyorsunuz. Rüyayı yok sayın. Ancak ebeveyninizin razı olmayacağı bir evlilik size huzur getirmez. Anne babanızın rızasına yönelik bir tercihte bulunmanızı tavsiye ederim. Siz genç yaştasınız. Çabuk ısınır çabuk soğursunuz. Abartmayın meseleyi.
Başı örtmek, Allah'ın emridir. Anne baba veya başka birinin Allah'ın emrini aşma hakkı yoktur. Asla itaat etmesi gerekmez. O kendisi de bahane arıyorsa o başka bir meseledir.
Ailelerinizin haberi olmadan bir dakika bile yol almayın. Kesinlikle yanlış yaparsınız. Allah'tan korkun, geleceğinizi düşünün, ahireti düşünün.