Fetva Meclisi
Soru
Ben yaklaşık 5 senelik evliyim. Annem, babam, ablam ve erkek kardeşimle birlikte yaşıyoruz. İki tane de kız çocuğum var. Evimizde hepimizin ayrı odaları olmasına rağmen ben ayrı bir eve çıkmak istiyorum. (Aile içi ufak tefek sıkıntılar oluyor; gelin-kaynana-elti muhabbetleri) Ben evimi ayırmam gerekir mi? Bu benim için bir fitne mi yoksa bir zaruret mi? Nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizin hakkına girdiniz. İnsanlığınızı çiğnediniz. Ahiretinize zarar verdiniz. Şimdi ise büyük ve kesin bir tevbe ile Rabbinize dönün. Aslınıza sarılın. Evinize kapanın. İbadete verin kendinizi. Çocuklarınıza yapışın. İlim meclislerine iştirak edin. Rabbinize yönelin. Bedeninizi ve gözünüzü eşinizin dışındaki herkesten arındırın. Kimseye bu hususu açmayın, açtırmayın. Yıkanıp paklanmaya bakın. Beterin beteri bir akıbete karşı tedbirli olmalısınız. Bir zaman sonra içiniz rahat etmez, kalbiniz seccadede de huzur bulamazsa makul bir yolla ayrılmayı düşünün.
Selamünaleyküm. Eşiniz, bu hususta haksız değil ama bunu babanıza annenize geniş bir sürece yayarak hazmettirmeniz gerekir. Onların da gönüllerini kırmamaya gayret etmelisiniz. Yavaş yavaş ikna edin. Meselâ ayrılmayı direk söylemek yerine haftada bir kere yemeğe çıkmayın. Bir iki ay sonra iki kere derken alışmalarını sağlayın. Yaşlıların bu tür istekleri bir tür tatmin içindir. Babalık hazzını yaşamak isterler. Onları da hoş görmek gerekir. Eşiniz de bir gün gelinlerine aynısını yapacak, onu unutmasın.
Her şeye rağmen yılma. Şeytan seni mağlup etmesin. Ayakta kal, tevbeni et, düşmemeye çalış, sosyal medyanın tahrik edici şehvetinden uzak durmaya çalış. Sporuna devam et. Kendine boş vakit bırakma. Bunlar geçici çözümlerdi. Kalıcı çözüm ise evlenmen. Bunu geciktirme. Asıl çözümün burada... https://fetvameclisi.com/fetva/masturbasyon-yapmaktan-nasil-kurtulabilirim
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.
Selamünaleyküm. İlerleyen her yıl, insana bir yaş daha ilave etmektedir. Her yaş da sizin bedeninizin biraz daha yıpranması demektir. İnsan, kendisini yirmi yaşındaki gibi zanneder ve gerekli tedbirleri almazsa sizin karşılaştığınızla karşılaşır. İlerleyen yaşa göre kendinize çeki düzen vermeniz gerekir. Ahiret’e biraz daha yakın bilmelisiniz kendinizi. 1- Yemek düzeninizi yaşınıza göre ayarlayın. 2- Dinlenme (başta uyku olmak üzere) zamanınızı daha iyi kullanın. Uykudan asla taviz vermeyin. Düzenli bir uykunuz olsun. 3- Sizin yaşıtlarınız olanlar oturup kalkmayı yeğleyin. 4- İbadet temponuzu artırın. Cemaatle namaza muhakkak devam edin. Her gün Kur'an okuyun. Belli bir zikir virdiniz olsun. 5- Sılayı rahim yapın. 6-Kendinize bir ders halkası bulun, ona katılın.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Bu dönemde insanların müstakil evlerde yaşamaları uygun olandır. Eşinizin ebeveyni bu konuda müsamaha göstermelidirler. Bu müsamahayı sağlamak da sizin değil eşinizin görevidir. Kırmadan ve dualarını alarak bu müstakilliği sağlamaya çalışsın. Allah'a emanet olun.
Tam bir imtihana tutulmuşsunuz, Allah yardımcınız olsun. Eşinizin derdini bilmedikçe net bir şey söylememiz mümkün olmaz. Ancak büyük ihtimalle geçici bir sıkıntıya benziyor. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya, çok da üzerine gitmemeye, soruşturmamaya çalışın. Ev dışında beraberlik pozisyonları oluşturun. Sorun sadece kadın sorunu olmaz. Hayattan genel bir soğukluk da olabilir. Neticede bir kadına dayanması da mümkündür. Sabredin, tatlı konuşun. Bu konuyu sürekli irdeleyip durmayın, derinleşmesine sebep olursunuz. Dualar edin, Kur'an okuyup kendinizi rahatlatın. Konuyu bilen sayısının fazlalığı çözümü zorlaştıracaktır, ona göre derdinizi yaymaya önem verin. Allah kalbinizi rahatlatsın.
Gün boyu düşündüğünüzü gece de rüya olarak görüyorsunuz. Rüyayı yok sayın. Ancak ebeveyninizin razı olmayacağı bir evlilik size huzur getirmez. Anne babanızın rızasına yönelik bir tercihte bulunmanızı tavsiye ederim. Siz genç yaştasınız. Çabuk ısınır çabuk soğursunuz. Abartmayın meseleyi.
Başı örtmek, Allah'ın emridir. Anne baba veya başka birinin Allah'ın emrini aşma hakkı yoktur. Asla itaat etmesi gerekmez. O kendisi de bahane arıyorsa o başka bir meseledir.
Ailelerinizin haberi olmadan bir dakika bile yol almayın. Kesinlikle yanlış yaparsınız. Allah'tan korkun, geleceğinizi düşünün, ahireti düşünün.