Fetva Meclisi
Soru
Ben evleneli 5 ay oldu. Ailemle aynı binada, bir üst katlarında oturuyorum. Gündüzleri eşim uyandıktan sonra aşağıya inip işlere yardım ediyor daha sonra akşam yemekten sonra yukarıya evimize çıkıyoruz. Babamla oturup konuştum. Ne kadar borçlarım var, borçlarımı bileyim bitireyim zaten kısmetse 10'uncu ayda borçlarım hafifliyor. Daha sonra geçimi ayırıp kendi evimin bireyi olmak istiyorum dedim fakat kendisi buna pek iyi bakmadı. Akşam yemeklerini beraber yemek istiyor ben annemi babamı kırmadan bunu çözmem lazım çünkü eşim de ayrı kalmak istiyor, kendi eviyle ilgilenmek istiyor ama arada hep ben kalıyorum. Nasıl yaparım aile kırmadan, eşimi kırmadan bu durumu nasıl çözebilirim? Nasıl bir yol izlemem lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Yıllarca sabrettikten sonra neden kendinizi hataya sevk ediyorsunuz? Madem bu zamana kadar sabrettiniz ecrinizi heba etmeyin. Bunun yerine aile büyüklerinizden birilerini eşinize rica ettirin, oturup meseleyi rahat bir ortamda değerlendirsin. Ayrı bir ev talep edin. Boşanma bir iki yıl geçmeden sizin için hasrete dönüşür, pişman olursunuz.
Selamünaleyküm. Bu hususta sizin daha nazik olmanız gerekir. Siz de bir gün yaşlanıca böyle yapabilirsiniz. Nihayetinde size hakaret yok, zulüm yok; bir zaman sonra onlar da bu tutumlarından vaz geçeceklerdir. Biraz daha sabırlı olun. Eğer bir karar verilecekse onu eşiniz versin.
Sakin kal ve sabırlı ol. Öfkeli kararlar verme, ibadetlerine sarıl, dua et. Eşinle sakince konuş. Suçlamadan, kırmadan duygularını anlat. Bahanelerine karşı hazırlıklı ol. "Aileni sevmen normal ama biz de senin aileniz, denge kurmalıyız." diyerek çözüm öner. Ortak bir karar almaya çalış. Haftada birkaç gün evde yemek yemesi, eve erken gelmesi ve ailece vakit geçirmeniz için anlaşma yapmaya çalış. Aile ilişkilerini dengede tut. Kayınvalidene tamamen uzak durma ama mecbur hissettiğinde kısa ziyaretlerle dengeyi sağla. Geç saatler ve ilgisizlik için ne yapabileceğine dair seni ve eşini tanıyan, sözüne güvendiğin kişilerle istişare et. Bununla beraber eşinin evine karşı böyle olmasının senden ve evdeki bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştır. Eğer varsa böyle bir şey o konuda neler yapabileceğini araştır ve hemen o konuya müdahale et. Yok, eğer sadece işiyle alakalı ise ona evi ile işi arasındaki dengeyi hatırlat. Amacın sadece yuvanı kurtarmak ve evindeki huzuru sağlamak olsun. Duygusal kırgınlıklarını belki daha sonra konuşmak üzere bir süre ertelemeye çalış. Her şeye rağmen düzelmezse o zaman aile büyüklerinle ne yapman gerektiği hususunda istişare et. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet ol.
Sen, olması gerekeni düşünüyorsun. Eşin ise yasaların ve dinin ona verdiği bir hakkı kullanıyor. Eşini bu nedenle reddedemezsin; evinde kimseyi istememek hakkıdır. Bu iki farklı anlayışın bir noktada buluşabilmesi eşinin merhametli ve fedakâr biri olması ile mümkündür. Bu da senin sorunu zamana yayarak (her günün doğal tartışması yapmayarak) onun esnemesini sağlamanla mümkündür. O da insandır neticede. O da bir gün yaşlanacağını biliyordur. Biraz daha “evet, sen haklısın” diyerek ortamı rahatlat. Bir zaman sonra teklifini kabule yanaşacaktır. Ya da onun razı olacağı biraz uzakta bir evi tercih edeceksin. Allah yardımcın olsun.