Fetva Meclisi
Soru
Hocam anne babaya itaat etmekle alakalı temel ölçü ne olabilir? Anne baba istiyor diye örneğin Cuma namazına gitmeyecek veya nafile oruç tutmayacak mıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Şunu dinden bir parça gibi bilmek zorundayız: Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamaya çalışmamız Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Bunun aksi de en büyük günahlardandır. Bunun tartışılabilecek bir boyutu da yoktur. Bu temel kuraldan sonra şunu söyleyebiliriz: Anne ve baba, Allah’a karşı asi olma niteliği olan bir şey isterse ona itaat etmemiz gerekmez. Mesela Cuma namazına gitmemeyi emrederse itaat etmeyiz. Çünkü Cuma namazı kati bir emirdir, kılınmaması Allah’a isyandır. Onların böyle bir emrine itaat etmeyiz ama bu itaat etmeyişimizi kabalıkla değil nezaketle iletiriz onlara. Bu itaat etmemeyi de onlarla mevcut diğer ilişkilerimize de sıçratmayız. Bir de, insan olarak kaldırılamayacak nitelikteki taleplerine de cevap vermek zorunda değiliz. Hatta örf olarak uygun olmayan taleplerini de yerine getirmemiz gerekmez. Saliha veya uygun bir eşi, sırf onların mesela göz zevkine uygun değil diye boşamayı emretmelerine itaat etmemiz gerekmez. Çocuklarımızı mü'min ve saygın kimseler olarak yetiştirmemize mani olmalarına da müsamaha edemeyiz. Bütün bunlarda yine nezaket ve alttan alma temel karakterimiz olacaktır. Babanızın sizi kendi iş yerinde görmek istemesine gelince, durum şöyledir: Bir kere babanızın da hatırını sayacağı akrabalarınız veya yakınlarınızla bu durumu sorunsuz çözmeye çalışmanız gerekir. Fevri bir karar vermeyin asla. Elbette, ahiretimi alayım da dünya ne olursa olsun tarzında bir anlayışla babanızın yanında kalırsanız net kazanan olursunuz. Ama bunu yapmak zorunda değilsiniz. Eğer babanızın iş yerinde mesela kadınlar da çalıştığı için sizin harama bulaşma riskiniz varsa nezaketle rica edip ayrılabilirsin onun yanından. Öyle bir durum yoksa ve beraberliğiniz sizin ailenizi idare etmenizi ekonomik ve sosyal olarak sıkıntıya sokuyorsa babanızdan müstakil bir iş kurabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken “yasal hakkını kullanan bir vatandaş” kabalığı ile yapmayasınız sakın. En nazik ve en ricacı kimliğinizle yapın bunu. Bu tavrınız sizin, babanızdan kopuşunuz gibi olmasın. Zorunluluk sizi buna mecbur etsin, diğer işlerde ise kapısında ve ayağının dibinde olun.
Bu soruda anne babanın çocuğu üzerindeki hakkı ve çocuğun itaatini genel olarak sormuyor olmalısınız. Zira onların hakları konuşulamayacak bir haktır. Allah’ın hakkını yok saymak veya çocuğuna açık bir zulüm yapmak gibi bir aşırılık olmadıkça onlara itaat mecburidir. Eğer anne baba veya biri çocuğunun evliliğine dinen haklı bir gerekçeye dayanarak engel getiriyorlarsa çocuk itaat etmek zorundadır. Mesela kaldıramayacağı veya yaşadığı örfe göre başına bela olacak bir evlilik peşinde ise böyle bir durumda anne babanın engellemesi esasen çocuk lehinedir, çocuk da buna itaat etmelidir. Normal bir evliliği basit sebepler veya keyfi nedenlerle engelliyorlarsa çocuğun itaat etmesi farz olmaz. Yine de çocuğun bereket kapısını kapatmamaya özen göstermesi evla olandır.
Anaya babaya itaat dinimizin en büyük emirlerinden biridir. Allah’a itaatten sonraki sırada anne baba vardır. Onları çiğnemek de en büyük günahlardandır. Özellikle de anne hakkı kat kat daha üstün ve önemlidir. Yalnız anne veya babaya itaat mutlak yani sınırsız bir itaat değildir. Mutlak itaat sadece Allah’a olur. Anne babaya itaat MARUF YANİ MAKUL işlerle sınırlıdır. Bu da anne babanın emretmesinin bir sınırı olduğunu göstermektedir. Günah olan bir şeyi emrettiklerinde onlara itaat gerekmez. Nazik bir şekilde emrettiklerini yapmayacağını çocuğu onlara söyler. Bu durum, erkek veya kadın için aynıdır. Sizin durumunuza gelince: Evinizde, meşru bir nikâhla kurulmuş, kusursuz devam eden ve huzurla yürüyen bir evlilik varsa annenizin bu nikâhı bozmanızı emretmesi hakkı değildir. Eşinizden ayrılmaya yönelik emrine itaat etmeniz de gerekmez. Böyle bir yuvayı yıkma emri bir masiyettir yani Allah’ın razı olmayacağı bir iştir. Nazik bir şekilde hayır deyin ve eşinizle bu sıkıntıyı zamana yaymayı becerin. Bir zaman sonra anneniz de sizin mutluluğunuza katılır biiznillah. Sabredin ve yanlışa yanlış ile müdahale etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Anne babanın, farzı ayın olmayan konularda çocuklarına müdahale etme hakkı vardır. Yaptığınız işler farzı ayın değilse onun da sizi davet ettiği yer haram bir yer olmadığına göre itaat edin. İkna edip rica etmeniz daha iyi olur elbette. Sakın anne babanızı üzmeyin, ne edin edin dualarını alın.
Cuma namazı gibi bir farzı engelliyorsa baba, ona itaat gerekmez. Diğer namazlar için ise, baba terör gibi bir tehlike nedeniyle engel getiriyorsa itaat edilmelidir. Aksi durumda ise rica ve nezaketle orta bir yol bulmak gerekir. Direkt asi olmak yanlış olur.
Selamünaleyküm. Evlenmesi zorunlu hâle gelen bir erkeğin anne babası kendisine engel çıkarıyorsa itaat etmesi gerekmez. Yeter ki çocuksu bir tutum içinde olmadığından emin olsun, gerekli istişareleri yapmış olsun. Fakat sakın gizli bir yola tevessül etmeyin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bir insanın mesela Ahmed/Aişe’nin çocuğu olduğu hâlde, başka birinin çocuğu olduğunu iddia etmesi yani soyunu değiştirme iddiasında bulunması bu hadisin ikaz ettiği hatadır. Soyadı ile bunun bir alakası yoktur. Soyadı kimsenin soyunu değiştirmez. Nasıl isterseniz öyle yapabilirsiniz, sıkıntı olmaz.
Bir evin sorumlusu ve emreden amiri erkektir. Sizin babanız ise zihinsel engelli ise bu yetkisini kullanmaya muktedir değildir. Anneniz helal olan ve makul yani aşırı olmayan işleri yaparken babanızdan izin alması gerekmeyebilir.
Allah Teâlâ sana ve eşine sabır versin kızım. Yaşadığınız felaket de geçmiş olsun. Allah Teâlâ hepimizi benzerlerinden muhafaza buyursun. Sen tespitini yapmışsın, hasta bir kadın ve ailesi ile karşılaşmışsın. Sana tavsiyem şudur: Önceliğin senin sağlığın ve eşinle muhabbetin olsun. Kaynanan ve çevresi senin gündemin olmasın, hiç olmasın. Sen ne saygı ne de alaka göstermek zorunda değilsin. “Ne ver ne al” konumunda ol. Onları yok gibi kabul et. Onlara yönelik hiçbir yorum bile yapma. Hedefin, eşinle mutluluğun ve inşaallah çocuklarına iyi bir anne olman olsun. Eşin ise annesine ve annesinin çevresine mesafe koysun, seviye koysun ama ilişkisini tamamen kesmesin yani onları telefondan silmiş, sanki öyle biri yok gibi davranmasın. Evet, bu biraz zor ama yarın pişman olmamak için böylesi daha iyi. Zorunlu durumlarda selam versin selam alsın. Bir şeye acil muhtaç olduklarında yardım etsin. Zamanla toparlanma olursa o da açılır. Çocuklarınızı bu ortamdan uzak tutmalısınız. Yaşları ilerlediğinde biraz izah edersiniz o kadar. Kimse ile bu konuyu konuşmayın, soru sordurmayın, cevap vermeyin. Haklılığını anlatmaya çalışırken bile yıpranabilirsin. İçinde doğan huzursuzluğu gidermek için özellikle namaza önem ver. Her namaz için özel abdest alarak huşu içinde namaz kıl. Bilhassa sabah namazından sonra güzel dualar et. Ve takma bunları kızım, yoluna devam et. Allah yardımcın olsun. Umarım bu sınavı başarıyla geçersin. Allah Teâlâ sana da eşine de sabırlar indirsin. Âmîn.
Allah Teâlâ size afiyet ve huzur ihsan etsin. Âmin. Babanla ilgili konuda gereksiz yere endişe ediyorsun. Babanın böyle bir hakkı yoktur. Yaptığının doğru olması veya olmaması başka bir konu ama sana müdahale hakkı yoktur. Onunla tartışma, gerekli gereksiz cevap verme hatta sessiz kal. Bildiğini de yap. Halana gelince: Senin onunla sadece akrabalıktan dolayı sorumluluğun olabilir. Kaynanan olarak sana karışamaz, karışsa da değeri olmaz. Bu anlattığına göre sana tavsiyem şudur: Eşinle iyi ve başarılı bir aile ortamını canlandırmaya çalış. Halanı yok say. Sanki o yokmuş gibi davran. Her şeyi duyduğun ve gördüğün için bunalıyorsun. Sokaktaki trafik gürültüsüne kafanı takarsan delirebilirsin. Bu da bir trafik gürültüsü sayılır. Öyle say. Sılayırahim bir görev olarak vardır ama sağlığımızı harap eden, aile huzurumuzu bitiren veya dinimize zarar veren bir sılayırahim olmayabilir. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Halan, kendisiyle ilgilenildiği için bu politikayı sürdürüyor. Yok sayılabileceğini anlasa susar ya da yok sayabilenle ilgilenmez bile... Allah yardımcın olsun. Sen eşinle ve çocuklarınla ilgilen. Önceliğini eşine ver.
İsterseniz buna HAFIZLIK demeyin. Kur’an ezberleme, yaşamaya çalışma deyin. Böyle derseniz, yapabildiğiniz kadarını yapıp bıraktığınızda yarım kalmamış olur. Yaptığınız da sizi biiznillah cennete yürütür. Bir anne olarak tamamlamakta zorlanabileceğiniz bir iş için böyle bir siyaset gütmeniz faydalı olur zannederim. Mübarek olsun.
Sütannenin Müslüman olmaması süt emmeye mani değildir. Özellikle Müslüman olana bakılsın, bulunmazsa o emzirebilir ama adı şanı iyi tespit edilsin ki yarın, süt hukuku konusunda bir sıkıntı yaşanmasın.