Fetva Meclisi
Soru
Sizin paylaşımlarınızı bir arkadaşıma tavsiye ettiğimde şöyle bir yanıt aldım: ‘Ben o adama pek güvenmiyorum, fetvalarında hiçbir delil göstermiyor, kendi cebinden konuşuyor gibi.’ Sizin samimiyetinize ve ilminize ne kadar güvensem de bu arkadaşımın yaklaşımına saygı duyuyorum. Çünkü bildiğiniz gibi günümüzde o kadar medyatik fetva veren hoca/prof var ki ihtilafları bırakın ehlisünnet dışı kabul edilenlerin sayısı sanki gitgide artıyor. Günümüzde Müslümanın daha ehemmiyetli davranması gerektiğini, dininin kaynağını ‘şu hoca’ olarak tanımaması lazım diye düşünüyorum. Bir yazınızda şöyle yazmışsınız: ‘Bu kardeşiniz ne fakihtir ne de öyle bir iddiası vardır. Bu sitenin sloganı ‘KÜTÜPHANEDEN HALKA BİLGİ AKTARIMI’ üzerine kuruludur. Bunu yapmaya çalışıyoruz.’ Peki, o halde aldığınız bilginin kaynağını her zaman belirtseniz -en azından dipnot olarak- daha doğru olmaz mı hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Aleykümselâm. Güzel kardeşim, samimi ifadeleriniz için teşekkür eder, duanızı beklerim. Siz de takdir ettiğiniz gibi bizim takip ettiğimiz konular sizin beklentinizin dışındaki konulardır. Size özellikle şunu tavsiye ederim: Bugüne kadar o tür insanları ikna edebilmiş biri vardır veya yoktur denecek kadar azdır. Kendinizi yormayın o tür meselelerle. Biz imanımızı korumaya, çevremize etki etmeye, iyi örnek olmaya gayret ederiz, hidayet Allah'tandır. Sabredin ve kazanın. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Haddini aşmak ifadesini doğru bulmadım; mü'minler olarak birbirimizin kardeşleriyiz. Birbirimizi hayra teşvik etmek, yanlışları düzeltmek vazifemizdir. İkazınızdan ötürü Allah sizden razı olsun. Suriye'de 'kardeş kardeşi öldürüyor' sözü çirkin denebilecek kadar seviyesiz bir sözdür. Suriye'de tam anlamıyla bir katliam yapılıyor. Şahsi kanaatimiz budur. Destek meselesine gelince, medya alanında destek addedilebilecek bir tavır göstermediğimiz doğrudur. Günlük olayların hiç birine tavır göstermediğimize dikkat etmelisiniz. Daha derin meselelerimizi ele almayı kendimize görev saydık. Bu birinci boyutu. İkinci olarak da, Suriye'deki olayların akış tarzı hakkında tereddüdümüz yoktur denemez. Yarın orada maazallah bir demokratik devlet yapısı ilan edilirse, burada filan hoca olarak ona destek veren birinin ne yapması gerekir sizce? Oradaki durumu kardeş kavgası gibi görmek sefilliktir ama yüzde yüz din eksenli görmek de basiretli değildir. Bu sebeple desteğin medyatik boyutuna dikkat etmekte yarar buluyoruz. Allah Teâlâ rızasına muvafık işler yapmaya hepimizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm.Allah sizden razı olsun. Din hepimizin dinidir. Hepimiz bu din ile cennete girmek istediğimize göre hepimiz, hocamızla talebemizle dinimize hizmet edeceğiz. Sahabe mantığı budur. Elbette serbestsiniz, dilediğiniz gibi yapabilirsiniz. Vakıftaki arkadaşlardan yardım almanız da mümkündür. Allah'a emanet olun.