Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Öncelikle sizin kitaplarınızın çoğunu okuma fırsatı buldum. Allah sizden razı olsun. İlminizi bizler ile paylaşıyorsunuz. Fakat ben bu mesajımda size başka konudan bahsetmek istiyorum. Daha önce sohbetlerinize katıldım. Sosyal Medyadan sizi takip de ediyorum. Hocam siz neden Suriye hakkında hiç bir şey söylemiyorsunuz. Suriye'de Müslümanlar katledilirken ve burada ki halk " Orada Kardeş Kardeşi Öldürüyor " gibi saçma sapan bir düşünceye kaptırılmışken. Suriye hakkında oradaki mücadelenin sadece Allah için olduğunu neden insanlara anlatmıyorsunuz. Neden bu konu sessiz kalıyorsunuz? Facebookda Suriye'de cihad ederken şehit olmuş insanların videolarını izler hemen altında sizin facebook sayfanızda paylaşılmış evlilik hakkında fetvalarınızı izlemek bence can sıkıcı bir olay... Tabi ki bu bilgiler de bizlere lazım fakat öncelik sırası bu mu olmalı? Ben İHH aracılığıyla Suriye'ye gittim orada insanların durumları hiç iç açıcı değil. Mutlaka sizde dernek olarak Sosyal doku olarak yardım ediyorsunuzdur diye düşünüyorum. Fakat siz Sosyal Medyada söz sahibi olan bir hocasınız. Yani çok fazla takipçileriniz var. Bu mesajımda size akıl vermek gibi bir yanlış anlaşılma olmasını da istemem hocam. Benim haddime değil. Fakat Ben Suriye'deki olaylar hakkında düşüncelerinizi merak etmekteyim. Umarım haddimi aşmamışımdır. Eğer bir hatam olduysa af ola. Allah yar ve yardımcınız olsun. Selametle.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin bu derdiniz esasen bütün Müslümanların derdi olmalıdır. Dedikleriniz tamamen doğrudur, haklısınız ama kaçarak bir çözüm üretmek mümkün değildir. Biz, kötülüğü lanetleyerek bir yere ulaşamayız. Kötülüğün karşısına iyiliği dikerek asıl kimliğimizi ortaya koymuş oluruz. Siz samimiyetinizi koruyun, göreceksiniz Allah Teâlâ sizin karşınıza tertemiz birini çıkaracaktır. Yangına dalıp tutuşmak akıllılık olmadığı gibi yangını bırakıp kaçmak da Müslümanlık değildir. Ortasını bulacağız. Bir husus daha dikkatinizden kaçmasın. Sizin bu hassasiyetinizi şeytan kullanabilir. Hassasiyetler de hassaslık üretir duruma geldiğinde ipler elimizden kaçar. Şeytanın oyuncağı olmadan yolumuza devam ederiz. İçinde kaybolup gitmeden itfaiyeci mantığı ile çevremizin üzerine gideriz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Muhakkak âyet ve hadis konuşulan bir ders halkası bulup katılacağız. İmtihanın para ve cinsellik üzerinden yürdüğünü anlamış olacağız. İyi bir evlilik için mücadele edeceğiz; evliliğin gecikmesi, korktuğumuzun başımıza gelmesi şeklinde sonuçlanabilir. İstişare edip dertleştiğimiz bir kardeş çevremiz bulunsun. Olaylardan büyük olmaya mecburuz. Kur'an okuyun, dua edin. Kendinize, bize, bütün Mü'minlere dua edin. Allah sizi de bizi de fitnelerden korusun.
Alakanıza teşekkür ederim. Bir kere daha tekrara gerek yok zannederim, biz bu sitede ilmi bir çalışma yapmıyoruz. Doğru bildiğimizi HALK KÜLTÜRÜ DÜZEYİNDE mü’min kardeşlerimize taşıyoruz. Şunu bilmelisiniz: Verilen kaynağı anlayacak düzeyde olan birinin bu sitede verilecek bir bilgiye zaten ihtiyacı yoktur. Kaynak inceleme imkânı olmayan için ise o kaynaklandırma sadece yer ve zaman israfı niteliğindedir. O kardeşlerimiz, bu siteden bilgi edinmek mecburiyetinde değildirler. Zaten ilmi manada bir site de değildir. Herkes kendine uygun olanı bulmalıdır. Bu siteden dini için istifade edenlerin düzeyi budur, biz onların duasını alıyoruz. Kendimize bunu vazife bildik. Bir diğer kardeşimiz de o kardeşlerimizin ihtiyacı olanı hazırlar, böylece de herkes vazifesini yapmış olur. Allah yardımcımız olsun, duanızı beklerim.
Selamünaleyküm. Dualarınızı beklerim. Tespitlerinizde haklısınız, doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Bir kere şunu bilmelisiniz ki, insan denen mahlûk hata yumağıdır. Hatasız insan olamaz. Bizim de hatalarımız vardır, inşaallah hıyanetimiz olmaz. Dua edin ayağımız kaymasın. Günlük olaylara dair, açık bir beyan yapmadığımız doğrudur. Bilerek yapmıyoruz bunu. Nedenine gelince, insanların bütününe hitap etmeyi gaye edinen biri, grup mantıklı olarak konuşmaması, yazmaması gerekiyor. Filan günlük mesele hakkında konuşulduğunda o mesele günlük olayların içinde eriyor. Bizim asıl meselemiz, iman davamızın kökleşmesini sağlamaktır diye düşünüyoruz. Şüphesiz yaptığımız tek doğrudur şeklinde bir iddia peşinde değiliz. Dökülen yapraklar yerine ağacın köklerini korumayı amaç edindik. Günlük olayların içindeki kargaşada asıl davamızın erimesinden çekiniyoruz. İnşaallah da doğru yaptığımızı düşünüyorum. Diğerlerinin yanlış olduğu anlamında değil ama birilerinin de bunu yapması gerekir şeklinde bir anlayışımız var. Dua edin lütfen.
Selamünaleyküm. Şunu şaşmaz bir kural olarak bilin ve uygulayın. Biz mü'minler kardeşiz. Kardeşliğimizin gereği olarak da birbirimize itibar ederiz. Aynı düşündüğümüz hususlarda beraber oluruz. Farklı düşündüğümüz hususlarda ise birbirimizle tartışmayı bile kabul etmeyiz. Temel iman meselelerinde beraber olduktan sonra tali konularda tartışmak abestir. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebilirsek şeytanın tuzağına takılmamış oluruz. Bunu siyasetiniz edinin. Beraber olun, tartışmayın. Tartışandan özür dileyin. Bu güne kadar kimse tartışarak birbirine ikna edebilmiş değildir. Bu bir imtihandır. Bile bile tuzağa düşmeyelim.
Selamünaleyküm. Elbette ve elbette onlar bizim kardeşlerimizdir. Onların acısını üzerimizde hissetmeye mecburuz. Yapabileceklerimizi yapacağız, yapamadıklarımızdan ötürü de Allah'tan affını dileyeceğiz ama savsaklamayla görüntü verenlerden olmamalıyız. Bir husus da, o kardeşlerimizin filan zulüm altında ezilmelerine acırken biz burada başka bir zulümle ezildiğimzi unutacak bir gözü kapalılık içinde de olmamalıyız. Hulasası büyük bir imtihan durumundayız, imtihanımızı kazanacağız inşaallah.
Selamünaleyküm Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan her mümin Suriye'deki durumun, İslam'ın ve insanlığın aleyhine olduğunu ve git gide de durumun daha da ağırlaştığını anlar, bilir. Buna göre de hiç bir mümin, oradaki durumu sıradan bir olay, 'beni ilgilendirmez bir durum' olarak göremez. Ahirete iman ile böyle düşük bir anlayış kesinlikle aynı kalpte birleşemez. Suriye için bir şeyler yapmak imanımızın gereğidir. Yapılacak şeyin ne olacağına karar vermek ise en az o yapılacak iş kadar önemli olmalıdır. Bugün, bizim şehirlerimizden oralara cihat maksadı ile gidenlerin binlerce kere daha fazlası oradan buralara gelmiş durumdadır. Oradaki gençlerin buraya gelenlerinin yerine buradan oraya gidenlerin bulunması, oturulup müzakere edilmesi gereken bir durum olmalıdır. Özellikle tekit ederek söylüyorum: Suriye'deki durum tam anlamı ile bir cihat durumudur. Cihat ise mümin insanın kulluğu ile alakalıdır, asla savsaklanamaz! Bunu bir kenarda bekleterek şu tespitleri yapmak isterim: 1- Suriye'de büyük bir cihat ortamı vardır. Küfür dişlerini göstermiş, Müslüman insanın kanı akmıştır. Durum cihat açısından nettir. 2- Suriye'de maalesef diş gösteren küfürle beraber bir iç fitne de kök salmıştır. Müslümanlar arasındaki Şiilik fitnesi orada bir yayılma ve kökleşme dönemine girmiştir. Suriye öncesine göre bugün Şiilik, daha düşmanca bir yayılma ve imha hamlesi içindedir. Suriye, önümüzdeki yakın dönemde unutulması zor Şiilik facialarına sahne olmuştur. Oraya gidenler için bu ayrıntı, gitmenin önemi ve riski bakımından önemlidir. 3- Bir başka sorun da şudur: Suriye'de Müslümanlar arasındaki gruplaşmalar kök salmış ve özellikle Selefîlikle tesmiye edilenler ile diğer gruplar arasında, birbirlerinin kanı pahasına da olsa derin sürtüşmeler süregelmiştir. Bunun doğurduğu sonuçlardan biri olarak da ne yazık ki, 'fiili cihadı sadece Selefi akımın yapabileceği, onlar yapınca da ölçüsüz cihat yapar ve zarar verirler' şeklindeki algı da derinden derine inandırılmaya başlanmıştır. Gidecek kardeşlerimizin böyle bir saplantıya alet olmaları, yapmayı murat ettikleri cihada ters düşeceklerini bilmeleri gerekecektir. 4- Suriye'de bugün, savaşacak insandan çok desteği işe yarayacak insana ihtiyaç vardır. Bilhassa siyasi kimliği olanların desteği daha da önemli durmaktadır. Bizi ziyarete gelenlerle yaptığımız istişarelerde, bunu açıkça beyan ettiklerine şahit olduk. Netice olarak şu noktaya gelmek isteriz: Gençlerimizin Türkiye'den oraya cihat etmek için gitmelerinin FARZ-I AYN diyebileceğimiz bir düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Yerinde ve işe yarar bir iş yapmak için gidilebilir belki ama bu, bütün FARZ-I AYN olmayan ibadetler hükmündedir. Mesela ebeveyn izni olmadan gidilmesini caiz görmüyoruz. Burada yapmaları gerekenlerle orada yapabilecekleri arasında makul bir denge olması ise ayrı bir zarurettir. Gençlerin heyecanla iş yapıp en azından daha faziletli olandan mahrum olmamalarını tavsiye ediyoruz. Heyecanla aklı, akılla realiteyi birleştirmemiz gerekir. Bu da ciddi bir istişare ile mümkündür. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz İnstagram.com/nureddinyildiz
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ size şifalar ihsan etsin. Sabırla dayanmaya ve kazanmaya sizi muvaffak kılsın. Yalnız şunu anlayamadım, namazı neden kılamıyorsunuz ki? Mesele abdest veya gusül ise gusül de almayın, abdest de almayın; suyun size zararı oluyorsa teyemmüm edin. Abdestinizi bozmak sizi endişelendiriyorsa her namaz vakti bir kere abdest alın yeter yani günde beş kere abdest almanız sizi gün boyu abdestli tutar. Siz özürlü sayılabilirsiniz. Size dualar edeceğiz. Siz de gayretli olun; gevşemeyin. Tam kazanacağınız bir iş üzerinde iken neden gevşiyorsunuz?
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz itikat İslam dışıdır. Müslüman olmayana nasıl muamele ediliyorsa öyle muamele edin.
Selamünaleyküm. O günah sizin için geçerli değildir inşallah.
Selamünaleyküm. İlel ismini anlamlı bulamadım. Melik ismi de kullanmasanız daha iyi olacak bir isimdir.
Selamünaleyküm. Bunu, izlenecek filmin durumuna göre belirlememiz gerekir. Filmin konusu, filmde ortaya çıkan haram sahneler gibi ayrıntıya göre film izleme hakkında bir karar verilebilir.
Selamünaleyküm. Akli melekesini kaybetmiş birinden ibadet mükellefiyeti düşer. Bunu da doktor raporu ile tespit etmeniz daha doğru olur.