Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum Hocam. Malum şu sıralar çeşitli ülkelerde kardeşlerimizi katlediyorlar. Bilmiyorum hergün alışıldık bir durum haline geldiğinden midir, bir hissizlik yaşıyorum. Artık internete düşen katliam görüntüleri bile alışıldık hale geldi. Yüreğimde bir kıpırtıya yol açmıyor olmuyor. Ve yanılmıyorsam (malesef ki) genel hal böyle. Hocam bu soruları bir genç olarak soruyorum. Bu nasıl aşılabilir? Bu kardeşlerimizin bizim üzerimizde hakları var mıdır? Bir de bu kardeşlerimiz için "elinden geleni yap" ne anlama geliyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. İnsanların, neyi nasıl yaptığı ile uğraşırken yol alınmaz. Allah'ın ne emrettiğine bakarak yol almayı hedeflemeliyiz. Sözünü ettiğiniz konuda insanlar uzun bir zamandan beri o dar bakışa takılıp kalmışlardır. Onlarla mücadele etmenin anlamı yoktur. Herkes yoluna gitmelidir. Allah'a vesile aramak Peygamber aleyhisselam ve ashabının üzerinde anlaşılabilecek bir konudur. Tavsiyemiz şudur ki, hak bildiğiniz yöntemle devam edin, insanların gidişatına takılmayın, sizi alıkoymasınlar. Dualarınızı bekleriz.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sizin duaya değil biraz akla ihtiyacınız var; deli misiniz, deli oyunu mu oynuyorsunuz? Çıldırdınız mı? Sadece kendinizi değil, mü'min bir toplumun ahlâkını çukura itiyorsunuz. Ateşle oynamayın. Allah'tan korkun. Ölümü unutmayın. Kabirde ne yapacaksınız? Orada yalnız kalmayacak mısınız?
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bu kardeşinizle ilgili endişenize gerek yoktur. Onlar bizim kardeşlerimiz oldukları hâlde bunu yapıyorlarsa onlara hakkımızı helal ederiz, olur biter. Kardeşliğin dışında bir durum onları buna itti ise bu sefer de Rabbimiz bizi onlara yedirtmez, hakkımızı alır diye düşünürüz. Öyle veya böyle zararda değiliz biiznillah. Merakta kalmayın.
cihat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min,iffeti ve dini için son ana kadar cihat eder; ana ilkemiz budur.
Selamünaleyküm. Her şeyden önce bilmek gelir. Bir kere anlatacak olan kulaktan dolma değil yürekten gelme bir bilgi sahibi olmalıdır. İkinci olarak da, anlatmayı bilgi aktarımı olarak değil Allah için yapılacak bir iş olarak ya da cihat olarak görmelidir. Üçüncüsü de bunu yaparken ihlâsla yapmalıdır ki Allah onu amel olarak kabul buyursun. Dördüncü olarak da mesela eskilerden bir İhya ya da benzeri bir eser okumalı, insana nasıl hitap edeceğini bilerek iş yapmalıdır. Ya da mevcut zamanda yazılmış insanı anlatan eserlerden okunarak konuşma yapımalıdır. Ama şunu hiç unutmamalıyız: Kalpler Allah'ın elindedir, O dilediğinin kalbini açar, dilediğini kilitler. Tesir ettiren O'dur. Buna göre yaptığmıızda ihlâslı olacağız ki müessir olabilelim.
Selamünaleyküm. Evet, aynen öyledir.
Selamünaleyküm. Görevin hakkı verildikten sonra Allah'ın in'amını reddetmemiz gerekmez. Cihat gibi bir ibadetten dünyalar dolusu ganimetler elde edilebilir. İhlas ve içini doldurmaya bakılmalıdır. İnsanları mevlit toplantıları ile oyalarken Avrupa'da helâk olmak üzere olan bir neslin seyircisi olarak ahire intikal etme tehlikesine dikkat edin siz. Oradaki bir gencin imanını kurtarın, bütün Avrupa size helal olsun, helal olsun.
Selamünaleyküm. Cihadı, dini nefsinize eğlence konularına alet etme, Allah'tan kork!
Aleykümselam. Velev çocuklu olsun, dul kadınla evlenmenin hiçbir sakıncası yoktur. Ne var ki, evliliği uzun süreli düşünmemiz gerekmektedir. Bekar biri ile evlenmemeniz durumunda uzun vadede sizin iffetiniz ve aile huzurunuz açısından olumsuz bir sonuçla karşılaşabilirsiniz. 'Kırk kere ölçüp bir kere biçmek' deniyor ya, öyle bir hesap yapmalısınız. Meselenin bir de o hanım kardeşlerimizin psikolojisi açısından ele alınması gerekir ki, o durumda da sizin açınızdan olumsuzluk olabilir. Yaşınıza uygun ve fiziki güzelliği size hoş gelen bir eş adayı arayın. Durumları siz de görüyorsunuz. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.