Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Gençlerimizin önüne üniversite, askerlik, iş gibi engelleri koyarak 30 yaşına kadar zina riskiyle yaşamalarını sağlıyoruz. Ben de önüne engel koyulan gençlerden biriyim. Maalesef üzülerek söylüyorum ki benim ailem de bu yanlışın içindeler. Son sınıf öğrencisiyim. Elim ayağım tutuyor çok şükür. Gönlüme göre bir kız (külfetsiz ve sizin anlatımınızla tam İslamî bir evlilik isteyecek biri) bulursam evlenmek istiyorum. Bunun için de son günlerde cihatta şehit düşmüş insanların eşlerinin durumuyla karşılaştım. Aslında bekar biriyle evlensem daha güzel olacağını biliyorum ama çocuksuz dul, saliha bir zevce olursa da neden olmasın diye düşünüyorum. Ne yapmalıyım sizce?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Aleykümselam. Şunu kati bir sonuç olarak bilin güzel kardeşim: Cephenin en önünde, savaşın da en çetin anındasın. Allah seni korusun, melekleriyle seni himaye etsin. Aman çok sabırlı ol. İstikrarlı bir iman hayatı yaşamaya bak. Ailen ne derse desin, evlenme sürecini başlat. Şu kadar ki, evliliğini duygusallığa esir etme. Yaşça senden daha olgun birileriyle istişare ederek kararlar ver. Sabırlı ol. Sabırlı ol. Oruç senin durumun için yetmeyebilir. Oruç normal durumlarda kalkan olarak yetebilir de senin durumun normal bir durum değildir. Ne bulunduğun ortam normaldir ne de ailenin anlayışı. Kendini ona göre ayarla. Bir cihadın ortasındasın, kaybetmek de senin elindedir, kazanmak da. Sabredeceksin, kazanacaksın. Ailenle sürtüşme ama kendini de harama kaydırma. Onların saygınlığını koru, harama karşı tedbirini de bırakma. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Zina çizgisine gelmiş biri ne ailesini dinler ne de devleti! Evlenmek haktır, Allah'ın emridir. Aileniz sizi ciddiye almıyordur. Evlilik de asla eğitime mani değildir. Ailenizle ciddi konuşun.
Selamünaleyküm. Bir kere yaşınız, her şeyin geçtiği bir yaş değildir, kesinlikle aramaya devam edin. İkinci olarak o etkilendiğiniz sözlerin önemli bir bölümü işin reklamlarından oluşuyor. Başbaşa kalınca başka biri ile görüşebiliyorsunuz. Siz arayın. Allah Teâlâ sizi görüyor ve duyuyor. Merak etmeyin, size ihsanda eksiklik yapmaz o. En iyisini isteriz, ararız ama iman şartını arar gibi de özel şartlarımızda diretmeyiz. Yer yer esnetebiliriz beklentilerimizi. Buna göre istemeye ve aramaya devam edin.
Selamünaleyküm. Siz, onun bedduasını değil kendinizi düşünün. Hayatınızın en temiz günlerini kirlettiniz, o kirli günlerin üstüne nasıl temiz yıllar bina edeceksiniz? Siz, onunla evlenmeli ve büyük bir tevbe ile Allah'a dönmelisiniz.
cihat konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Herkes gibi onun durumu da Allah'a kalmıştır.
Selamünaleyküm. Cihadı, dini nefsinize eğlence konularına alet etme, Allah'tan kork!
Selamünaleyküm. Görevin hakkı verildikten sonra Allah'ın in'amını reddetmemiz gerekmez. Cihat gibi bir ibadetten dünyalar dolusu ganimetler elde edilebilir. İhlas ve içini doldurmaya bakılmalıdır. İnsanları mevlit toplantıları ile oyalarken Avrupa'da helâk olmak üzere olan bir neslin seyircisi olarak ahire intikal etme tehlikesine dikkat edin siz. Oradaki bir gencin imanını kurtarın, bütün Avrupa size helal olsun, helal olsun.
Yavrum, Allah Teâlâ sana sabır ve azimet ihsan etsin. Senin derdin bizim de derdimizdir, Suriye’miz yüreğimizi yaktı. Hasbunellah.. Senin durumunla alakalı kararı senin diyarının uleması vermelidir. Senin burada kalman gitmenden daha hayırlı da görülebilir.
Selamünaleyküm. Evet, aynen öyledir.
Kastettiğiniz Suriye’deki durum ise elbette cihat farzdır, tam anlamı ile farzdır ama kime ne kadar ve nasıl farzdır, bunu bilmek zorundayız. Mesela İstanbul’daki bir gence hangi cihat ve nasıl farzdır? Heyecanlı bir yürüyüşe katılmak mı yoksa başka bir görev mi? Dinimizi izlediğimiz haberlerin etkisinde kalarak yönlendirmeye teşebbüs edemeyiz maazallah. Bu heyecanlı ve ağlatan haberler geçtikten sonra, şimdi oluşturduğumuz kuralları nereye oturtacağız? Cihat kıyamete kadar farzdır. Onu farz eden de Allah Teâlâ’dır. Biz nasıl yönlendirebiliriz bir hükmü maazallah! Araştırdığımız şudur: Bize her bir fert olarak cihadın nasılı ve ne kadarı düşmektedir; bunu da ehli olan âlimler ve başımızdaki liderler belirler. Dünya hayatının sonuna kadar kalması için gelmiş bir ümmetiz. Hantallaşarak ya da katılaşarak kıyamete kadar sürecek bir projeyi günümüze daraltamayız. Bu bizim için vebal olur. Zannederim şimdiki asıl cihadımız, ilim adamlarımızı, ümmetimize kendisini hoca olarak lanse edenleri ‘bari böyle bir zamanda bir araya gelecek kıvama’ davet etmektir. Onlar bir arada olamadığı sürece günlük Suriyeler, Halepler, Musullar kaderimiz olmaya devam edecektir.