Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm pek muhterem hocam. Bir kişi haksız yere adam öldürse. Daha sonra tövbe edip cihada katılsa, ardından da düşman kurşunuyla vefat etse, bu adamın durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Tövbe için böyle bir şart yoktur.
Aleykümselam. Boynu bükük ve Rabbini affına sığınmış sonra da elinden geldiği kadar iyi olmaya çalışan mü'min kazanmıştır. Geçmişi ne olursa olsun kazanmıştır. Umutsuzluk şeytanın silahlarındandır, Allah'a sığınıp ondan korunmak gerekir.
Aleykümselam. Tövbe edip istiğfar etmelidir. Tövbesinde samimi olur ve salih ameller yaparsa Allah Ğafûr ve Rahîmdir. Siz de öyle birini arkadaş olarak adlandırmamalısınız kendinize.
Selamünaleyküm. Müslüman, insandır. İnsan da insandır; hata eder, döner yine hata eder. Tevbe eder, tekrar döner. Böyle yaşar gider ama asıl kapısını, Rabbini unutmaz. O kapıyı unutmaz, hatasını basit görmez. İnsandır o. İnsan gibi yaşar.
Aleykümselam. TEVBESİ KABUL OLMAZ bir hata yoktur. Tevbe eden ve tevbesinde samimi olan biiznillah kurtulur.
Selamünaleyküm. İnsan bedeni yapısı gereğidir.
cihat konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Velev çocuklu olsun, dul kadınla evlenmenin hiçbir sakıncası yoktur. Ne var ki, evliliği uzun süreli düşünmemiz gerekmektedir. Bekar biri ile evlenmemeniz durumunda uzun vadede sizin iffetiniz ve aile huzurunuz açısından olumsuz bir sonuçla karşılaşabilirsiniz. 'Kırk kere ölçüp bir kere biçmek' deniyor ya, öyle bir hesap yapmalısınız. Meselenin bir de o hanım kardeşlerimizin psikolojisi açısından ele alınması gerekir ki, o durumda da sizin açınızdan olumsuzluk olabilir. Yaşınıza uygun ve fiziki güzelliği size hoş gelen bir eş adayı arayın. Durumları siz de görüyorsunuz. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Yavrum, Allah Teâlâ sana sabır ve azimet ihsan etsin. Senin derdin bizim de derdimizdir, Suriye’miz yüreğimizi yaktı. Hasbunellah.. Senin durumunla alakalı kararı senin diyarının uleması vermelidir. Senin burada kalman gitmenden daha hayırlı da görülebilir.
Selamünaleyküm. Cihadı, dini nefsinize eğlence konularına alet etme, Allah'tan kork!
Selamünaleyküm. Görevin hakkı verildikten sonra Allah'ın in'amını reddetmemiz gerekmez. Cihat gibi bir ibadetten dünyalar dolusu ganimetler elde edilebilir. İhlas ve içini doldurmaya bakılmalıdır. İnsanları mevlit toplantıları ile oyalarken Avrupa'da helâk olmak üzere olan bir neslin seyircisi olarak ahire intikal etme tehlikesine dikkat edin siz. Oradaki bir gencin imanını kurtarın, bütün Avrupa size helal olsun, helal olsun.
Kastettiğiniz Suriye’deki durum ise elbette cihat farzdır, tam anlamı ile farzdır ama kime ne kadar ve nasıl farzdır, bunu bilmek zorundayız. Mesela İstanbul’daki bir gence hangi cihat ve nasıl farzdır? Heyecanlı bir yürüyüşe katılmak mı yoksa başka bir görev mi? Dinimizi izlediğimiz haberlerin etkisinde kalarak yönlendirmeye teşebbüs edemeyiz maazallah. Bu heyecanlı ve ağlatan haberler geçtikten sonra, şimdi oluşturduğumuz kuralları nereye oturtacağız? Cihat kıyamete kadar farzdır. Onu farz eden de Allah Teâlâ’dır. Biz nasıl yönlendirebiliriz bir hükmü maazallah! Araştırdığımız şudur: Bize her bir fert olarak cihadın nasılı ve ne kadarı düşmektedir; bunu da ehli olan âlimler ve başımızdaki liderler belirler. Dünya hayatının sonuna kadar kalması için gelmiş bir ümmetiz. Hantallaşarak ya da katılaşarak kıyamete kadar sürecek bir projeyi günümüze daraltamayız. Bu bizim için vebal olur. Zannederim şimdiki asıl cihadımız, ilim adamlarımızı, ümmetimize kendisini hoca olarak lanse edenleri ‘bari böyle bir zamanda bir araya gelecek kıvama’ davet etmektir. Onlar bir arada olamadığı sürece günlük Suriyeler, Halepler, Musullar kaderimiz olmaya devam edecektir.
Selamünaleyküm. Evet, aynen öyledir.