Fetva Meclisi
Soru
S.a. Hocam, bütün sorulara sabirla cevap verdiginiz icin size tesekkür ederim. Allah razi olsun sizden. Ben gecenlerde internetde bir yasli dedenin videosunu seyrettim. 97 de cekilmis, bayburtlu dede daha cocuk yasindayken ermenilerin köyü bastiklarini hatirliyor, yasadiklarini anlatiyor. Dedenin demesine göre, ermeniler köyü basinca, 10-15 civari kadin/kiz cocuklarla beraber, esir düsmemek icin namuslari icin kendilerini bir kuyudan atmislar. Ilerde basimiza ne gelir bilemeyiz, Allah esir düsürmesin kimseyi, düsenleri de kurtarsin ins. Benim sorum: Böyle bir durumda mümin insanin kendi canina kiymasi caiz mi? Yoksa Allah'a siginip esir düsmeye göze alinmali mi? Selametle.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dinen öyle bir evlilik yapmanızda hiçbir sakınca yoktur. Ama babanızın sözlerini de yabana atmamalısınız. Duygusal düşünüyor olabilirsiniz, dikkat edin.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
Alakanıza teşekkür ederim. Bir kere daha tekrara gerek yok zannederim, biz bu sitede ilmi bir çalışma yapmıyoruz. Doğru bildiğimizi HALK KÜLTÜRÜ DÜZEYİNDE mü’min kardeşlerimize taşıyoruz. Şunu bilmelisiniz: Verilen kaynağı anlayacak düzeyde olan birinin bu sitede verilecek bir bilgiye zaten ihtiyacı yoktur. Kaynak inceleme imkânı olmayan için ise o kaynaklandırma sadece yer ve zaman israfı niteliğindedir. O kardeşlerimiz, bu siteden bilgi edinmek mecburiyetinde değildirler. Zaten ilmi manada bir site de değildir. Herkes kendine uygun olanı bulmalıdır. Bu siteden dini için istifade edenlerin düzeyi budur, biz onların duasını alıyoruz. Kendimize bunu vazife bildik. Bir diğer kardeşimiz de o kardeşlerimizin ihtiyacı olanı hazırlar, böylece de herkes vazifesini yapmış olur. Allah yardımcımız olsun, duanızı beklerim.
Selamünaleyküm Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan her mümin Suriye'deki durumun, İslam'ın ve insanlığın aleyhine olduğunu ve git gide de durumun daha da ağırlaştığını anlar, bilir. Buna göre de hiç bir mümin, oradaki durumu sıradan bir olay, 'beni ilgilendirmez bir durum' olarak göremez. Ahirete iman ile böyle düşük bir anlayış kesinlikle aynı kalpte birleşemez. Suriye için bir şeyler yapmak imanımızın gereğidir. Yapılacak şeyin ne olacağına karar vermek ise en az o yapılacak iş kadar önemli olmalıdır. Bugün, bizim şehirlerimizden oralara cihat maksadı ile gidenlerin binlerce kere daha fazlası oradan buralara gelmiş durumdadır. Oradaki gençlerin buraya gelenlerinin yerine buradan oraya gidenlerin bulunması, oturulup müzakere edilmesi gereken bir durum olmalıdır. Özellikle tekit ederek söylüyorum: Suriye'deki durum tam anlamı ile bir cihat durumudur. Cihat ise mümin insanın kulluğu ile alakalıdır, asla savsaklanamaz! Bunu bir kenarda bekleterek şu tespitleri yapmak isterim: 1- Suriye'de büyük bir cihat ortamı vardır. Küfür dişlerini göstermiş, Müslüman insanın kanı akmıştır. Durum cihat açısından nettir. 2- Suriye'de maalesef diş gösteren küfürle beraber bir iç fitne de kök salmıştır. Müslümanlar arasındaki Şiilik fitnesi orada bir yayılma ve kökleşme dönemine girmiştir. Suriye öncesine göre bugün Şiilik, daha düşmanca bir yayılma ve imha hamlesi içindedir. Suriye, önümüzdeki yakın dönemde unutulması zor Şiilik facialarına sahne olmuştur. Oraya gidenler için bu ayrıntı, gitmenin önemi ve riski bakımından önemlidir. 3- Bir başka sorun da şudur: Suriye'de Müslümanlar arasındaki gruplaşmalar kök salmış ve özellikle Selefîlikle tesmiye edilenler ile diğer gruplar arasında, birbirlerinin kanı pahasına da olsa derin sürtüşmeler süregelmiştir. Bunun doğurduğu sonuçlardan biri olarak da ne yazık ki, 'fiili cihadı sadece Selefi akımın yapabileceği, onlar yapınca da ölçüsüz cihat yapar ve zarar verirler' şeklindeki algı da derinden derine inandırılmaya başlanmıştır. Gidecek kardeşlerimizin böyle bir saplantıya alet olmaları, yapmayı murat ettikleri cihada ters düşeceklerini bilmeleri gerekecektir. 4- Suriye'de bugün, savaşacak insandan çok desteği işe yarayacak insana ihtiyaç vardır. Bilhassa siyasi kimliği olanların desteği daha da önemli durmaktadır. Bizi ziyarete gelenlerle yaptığımız istişarelerde, bunu açıkça beyan ettiklerine şahit olduk. Netice olarak şu noktaya gelmek isteriz: Gençlerimizin Türkiye'den oraya cihat etmek için gitmelerinin FARZ-I AYN diyebileceğimiz bir düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Yerinde ve işe yarar bir iş yapmak için gidilebilir belki ama bu, bütün FARZ-I AYN olmayan ibadetler hükmündedir. Mesela ebeveyn izni olmadan gidilmesini caiz görmüyoruz. Burada yapmaları gerekenlerle orada yapabilecekleri arasında makul bir denge olması ise ayrı bir zarurettir. Gençlerin heyecanla iş yapıp en azından daha faziletli olandan mahrum olmamalarını tavsiye ediyoruz. Heyecanla aklı, akılla realiteyi birleştirmemiz gerekir. Bu da ciddi bir istişare ile mümkündür. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz İnstagram.com/nureddinyildiz
Selamünaleyküm. Sizin beyanınıza göre siz, nişanlım dediğiniz kocanızdan boşsunuz.
Can kardeşim, Fitne zamanında yaşıyoruz. Dinimizi eritebilecek bir fitnenin nereden geleceğini kestirmek bile mümkün olmuyor. Evet, çevremizde ciddi bir ateist idrak fırtınası vardır, bu görünen bir gerçektir ne yazık ki. Yalnız şunun veya bir başkasının bugüne kadar aklını düzeltebildiği bir ateist duymadım. Ateist, elektrik çarpmış birisi gibidir; ona temas edeni de çarpabilir. Bu nedenle şunu hararetle tavsiye ediyorum: O tiplere verebileceğimiz en güzel cevabımız, orijinal mü'min kimliğimizi tavizsiz bir şekilde yaşayabilmektir. Yani ispat etmek değil sebat etmek gerekiyor. Sadece öğrenmek için sorduğu soruya tartışmadan ve onun bataklığına dalmadan cevap verip kenara çekilmeliyiz. Benim kanaatim ve size tavsiyem budur. Allah’a emanet olunuz.
cihat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Elbette ve elbette onlar bizim kardeşlerimizdir. Onların acısını üzerimizde hissetmeye mecburuz. Yapabileceklerimizi yapacağız, yapamadıklarımızdan ötürü de Allah'tan affını dileyeceğiz ama savsaklamayla görüntü verenlerden olmamalıyız. Bir husus da, o kardeşlerimizin filan zulüm altında ezilmelerine acırken biz burada başka bir zulümle ezildiğimzi unutacak bir gözü kapalılık içinde de olmamalıyız. Hulasası büyük bir imtihan durumundayız, imtihanımızı kazanacağız inşaallah.
Selamünaleyküm. Her şeyden önce bilmek gelir. Bir kere anlatacak olan kulaktan dolma değil yürekten gelme bir bilgi sahibi olmalıdır. İkinci olarak da, anlatmayı bilgi aktarımı olarak değil Allah için yapılacak bir iş olarak ya da cihat olarak görmelidir. Üçüncüsü de bunu yaparken ihlâsla yapmalıdır ki Allah onu amel olarak kabul buyursun. Dördüncü olarak da mesela eskilerden bir İhya ya da benzeri bir eser okumalı, insana nasıl hitap edeceğini bilerek iş yapmalıdır. Ya da mevcut zamanda yazılmış insanı anlatan eserlerden okunarak konuşma yapımalıdır. Ama şunu hiç unutmamalıyız: Kalpler Allah'ın elindedir, O dilediğinin kalbini açar, dilediğini kilitler. Tesir ettiren O'dur. Buna göre yaptığmıızda ihlâslı olacağız ki müessir olabilelim.
Selamünaleyküm. Evet, aynen öyledir.
Selamünaleyküm. Görevin hakkı verildikten sonra Allah'ın in'amını reddetmemiz gerekmez. Cihat gibi bir ibadetten dünyalar dolusu ganimetler elde edilebilir. İhlas ve içini doldurmaya bakılmalıdır. İnsanları mevlit toplantıları ile oyalarken Avrupa'da helâk olmak üzere olan bir neslin seyircisi olarak ahire intikal etme tehlikesine dikkat edin siz. Oradaki bir gencin imanını kurtarın, bütün Avrupa size helal olsun, helal olsun.
Selamünaleyküm. Cihadı, dini nefsinize eğlence konularına alet etme, Allah'tan kork!
Aleykümselam. Velev çocuklu olsun, dul kadınla evlenmenin hiçbir sakıncası yoktur. Ne var ki, evliliği uzun süreli düşünmemiz gerekmektedir. Bekar biri ile evlenmemeniz durumunda uzun vadede sizin iffetiniz ve aile huzurunuz açısından olumsuz bir sonuçla karşılaşabilirsiniz. 'Kırk kere ölçüp bir kere biçmek' deniyor ya, öyle bir hesap yapmalısınız. Meselenin bir de o hanım kardeşlerimizin psikolojisi açısından ele alınması gerekir ki, o durumda da sizin açınızdan olumsuzluk olabilir. Yaşınıza uygun ve fiziki güzelliği size hoş gelen bir eş adayı arayın. Durumları siz de görüyorsunuz. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.