Fetva Meclisi
Soru
Hocam, İmam Gazali'nin bahsettiği ahiret ilmi nedir? İhyau Ulumi'd-Din ahiret ilmi çerçevesinde mi yer alıyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunu iman kardeşliği olarak da adlandırabiliriz. İhya-ı Ulumu'd-Din adlı eserden bu bölümü okumanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Bir şeyin bu dünyada mü'mine yarıyor olması onun ahiretine de yaraması demektir. Bu dünya ahiretin tarlası değil mi?
İHYAUULUMİDDİN bu ümmetin kütüphanesinin en önemli eserlerinden biridir. Allah Teâlâ, müellifi Gazali'ye rahmeti ile muamele buyursun. Ele aldığı konuların önemli bir bölümünde, kendisinden sonrakilerin temel dayanağı olmuştur. Yalnız şu hususu bilmemiz gerekir: Bir ilacın gücünün büyük olması aynı zamanda o ilacın yan tesir kabiliyetinin de var olmasını gösterebilir. Nitekim Gazali'nin engin görüşleri müessir bir ilaç gibidir. Bu zaman, Gazali'nin eserlerinin bir âlim nezaretinde okunması gereken zamandır. Sizin gibi pek çok insanda yan tesir yapmıştır. Bu durum, İhya'nın ne önemsizliğini ne de gereksizliğini göstermez. Ne yazık ki bizim yaşadığımız hayat, İhya'da anlatılan konuların bizi uçuk noktaya taşımasına neden olacak durumdadır. Tavsiyemiz şimdilik o kitaptan uzak durmanızdır. Onu size bir âlim okutsun. Aksi takdirde kâr/zarar dengesi kuramayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. 1- Sözünü ettikleriniz yeterlidir. 2- İhlâs, saflık, karışıksız olma demektir. Allah için yapılacak bir işe başka bir amaç karıştırmamak olarak anlayabiliriz. Bir eğitim meselesidir ihlâs. Bu eğitim de yıllar sürebilir ve okulda, medresede öğrenilmez; hayat pratiğinde öğrenilir. Beraber bulunulan çevre, okunan kitap, dinlenen sohbetler... her biri bu eğitimin olgunlaştıran destekleridir.
İlim ilimdir. İnsanlığın hayrına olan bütün ilimler mübarektir. Elbette Kur'an ilmiyle diğerleri aynı derecede değildir ama listeleri aynıdır. Önemli olan mü'min insanın baştaki niyeti ve o niyete ileriki dönemlerinde ne kadar sadık kaldığıdır. Buna göre de bir harama sebep olmayan ve insanlık için hayır sebebi olan her ilim mübarek kabul edilebilir.
İmam Gazali'nin bütün kitapları güzeldir, faydalıdır. Şu kadar var ki, Gazali bir seviyedir, o seviyede olmayan için ağır kaçabilir veya faydası az olabilir hatta zihin karışıklığına neden olabilir.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Kur'an'ımızın ve hadislerin bize öğrettiği dua üslubunda DÜNYA/AHİRET DENGESİ vardır. Bir mümin, cenneti ve nimetlerini ister gibi dünya huzurunu da ister, istemelidir de. Dünyada nimet ve huzur istemek, afiyet temenni etmek mümin için tam anlamı ile Allah'ın nimetlerini arzu etmektir. Bunun bir sakıncası yoktur.
Allah’ın nimetleri bize haram değildir. Bir müminin dünyadaki en zengin insan olmasında hiç bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan müminin ahiretinden verip dünyadan almasıdır. Buna karşı dikkati olunmalıdır. Haramlardan bir harama bulaştırmayan, farzları ihmal etme nedeni olmayan, insani sorumluluklarımızı ertelettirmeyen bütün nimetler mubahtır. Allah’ın mubah ettiğinden kaçmak da gerekmez. İnsan durması gerektiği yerde durmayı becerebiliyorsa ne güzel, her şeyin en iyisini en bolunu alsın. Nimet kullanımı arttıkça ibadet lezzetini artıramamak, İmkânlar çoğaldıkça mümin kardeşleri ve ilişki yoğunluğunu geliştiremiyor olmak, Dünya bize açıldıkça bizim onu bir imtihan olarak görüp ahirete olan yönümüzü pekiştirmek yerine bize gelen dünyaya ondan daha hızlı yürümek, Mezarlıkları mermerlerle imar etmeyi imanla imarın yerine ikame etmek, Ölümü başkalarının muhtemel derdi gibi görmek, Her geçen yılı, haramları biraz daha helale yaklaştıran bir takvim olarak hissetmek… Bunlar bizi bitirir. Bunlara karşı uyanık bulunan için ise risk henüz yok demektir. Allah yardımcımız olsun.
Müzik müziktir. Şu dünyada bir araya gelmesi hiç mümkün olmayan sözcüklerden biri de müzik ve tasavvuf sözcükleridir. Bir kere bu bölümü ile düğünü terk edebilirsiniz. Karmalık ise zaten uzak durmak için yeterli bir sebeptir. Ahiretimizi bir düğün için feda edemeyiz. Nazik bir şekilde gitmeyin.
Böyle bir kalp sahibi: a. Tevhidi ve imanı hayatın birinci meselesi olarak göremez. b. İbadetlerden zevk alamaz. c. Günahlardan uzak duramaz, tevbeye gerek duymaz ya da erteler. d. Müttaki insanlara mesafeli durur. e. Gaflet ortamlarından yani ahireti unutturan ortamlardan ayrılmaz, gönlü oralarda kalır. f. Bütün bunlara rağmen cennetlik olduğunu kesin gibi bilir.
Buna ulemamız HAŞYET demektedir. Allah’a karşı haşyetimizin gelişmesi ve aktif olması için şunlara dikkat etmek gerekir: a. İmana ait meseleleri hiçbir şekilde tartışmayacaksın, tartışanlardan uzak duracaksın. b. Allah’ın haramlarından korkacaksın, haramı ahirette ateşe düşüren bir sebep olarak değil dünyada bile yakan ateş olarak göreceksin. c. Allah’ın farz olarak emrettiği işleri aksatmayacaksın. d. Kıyamet, ölüm, sırat, cennet ve cehennem gibi isimleri ciddiye alacaksın. e. Mahlukata karşı merhametli olacaksın, insanı saygın tutacaksın. f. Ağlayan göz sahibi olmalısın. Bunun için de kendine ona uygun bir çevre bulmalısın.
Gözün kapalı olmasının bu ibadetlere bir zararı olmaz.