Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Allah sizden razı olsun. Her konuda fetvalarınızdan yararlanıyorum hocam. Benim sorum; Araba bayileri ellerindeki ikinci el arabaları tüketmek için kampanyalar yapıyorlar. Kampanyalı arabanın fiyatını kredi kartına 6 taksite bölüyorlar, yalnız arabayı peşin alırsan arabanın fiyatını düşürüyorlar yani peşin alırsan pazarlık yapıyorlar ama kredi kartına taksit yaparsan arabanın fiyatında hiçbir pazarlık yapmıyorlar. Hocam kararsız kaldık, bu faiz olur mu? Böyle araba almak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kredi çekmek, aldığınızdan fazlasını vermektir. Bu da faizdir. Faiz ise en ağır haramlardan biridir. Tevbe etmelisiniz. Araba sizde kalsın ama bir daha böyle günah işlememeye azmedin.
Selamünaleyküm. Aradaki bin lira taksitle almaktan ötürü konan farktır. Bu faiz değildir. Ancak bu işlem bir banka aracılığı ile olursa hüküm değişir.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, faizli bir kurumun kapısından geçmek bile ancak zaruret durumunda olabilir. Zaruret olmadan kapılarından bile geçmeyeceğimiz kurumların kartını bile kullanmamalıyız. Evet, faize düşmediniz ama faizcilerle beraber oldunuz. Aynı şeyi o kartla araba almada da söyleyebiliriz. Siz, faiz ödemiyor olabilirsiniz ama faizci bir kurumun mudi sayısını artırıyor ve ona destek oluyorsunuz. Hiçbir şey yoksa bile bu, mü'min için ezici bir durumdur.
Selamünaleyküm Böyle bir alışverişte sakınca yoktur.
Aleykümselam.Taksit farkı konması ticareti sakıncalı duruma getirmez. Bu işlemin faizli bir banka yoluyla yapılmasında sorun olur.
Selamünaleyküm. Taksitlerin bankaya yatırılmasında sakınca yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, evinizde mahreminiz olmayan birinin bulunmamasını istemek dinen hakkınızdır. Ne var ki siz, ikinci evliliğinizi yaptınız ve aile sıkıntısı çekmiş bulunuyorsunuz. Bu durumu, irdelemeniz hâlinde bir facia daha yaşayabilirsiniz. Çok dikkatli olmak zorundasınız. Engelleyemezseniz, ilkeli ve dikkatli olmalarını sağlamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Borcunuz, elinizdeki altından fazladır. Şimdilik zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ sizi emellerinize kavuştursun, kalbinizi huzur ile doldursun. Çocuklarınızı İHL vermenizi tavsiye ederim. Başka bir alternatifiniz de yoktur zaten. Şu kadar ki, İHL vermeniz, elinizi kollunuzu sallayabileceğiniz bir rahatlık nedeniniz olursa pişman olabilirsiniz. İHL, diğer okullar gibidir; muhakkak takviye edeceksiniz dışarıdan. Her gün olmasa da haftada bir ahlâki gidişatını, bilgi birikimini, arkadaş çevresini kontrol edeceksiniz. Öğretmenlerine, çocuğunuzu takip ettiğinizi hissettireceksiniz. Gayet esefle beyan etmeliyim ki, bugün gelinen noktada İHLiseleri, DIŞI SENİ İÇİ BENİ YAKAN duruma gelmiştir. Korkarım çok geçmez mü'minler, çocuklarını İHL'den korumaya çalışacaklardır. Maaşını bile dert etmeyecek kadar vurdumduymaz bir eğitim kadrosu ile ne kadar imamlık eğitimi verilebileceğini merak ediyorum doğrusu. Bu sorun hepimizin sorunudur; çocuklarımızı İHL'ne salmayı, üzerimize düşeni yapmak olarak anlayınca bu kadar oluyor. Bir anne ve bir baba, kendisi ya da çocuğu ölmeden mesuliyetten kurtulamayacağını, öğretmenin, hocanın 'elin çocuğunu okutan biri' olacağını bilmelidir. Çocuklar, bizim cennet veya cehennemimizdirler. Babalar ve anneler, çocuklarını hangi okula veriyorlarsa kendilerini de adeta o okula vermelidirler. Öğretmen kadrosu, devletten çok vatandaştan çekinmelidir ki, meleklerin yardımını hak edeceğimiz bir iş yapmış olalım. Lütfen dualaşalım; bize dua edin, biz size dua edelim. Yavrularımızı, ümmetimizin yüzünü güldürecek büyüklerden biri olacak şekilde yetiştirelim. Bizim Kudüs’ümüz de budur. Davamız budur. Cihadımız budur. Lütfen çok dua edin.
Selamünaleyküm. Şöyle bir yaşama programınız olsun: 1- Mü'min olduğunuzu unutmayın; her şeyi imana göre hesap edin. Kâr zarar anlayışınızda ölçünüz iman olsun. 2- İlk kırmızıçizginiz haramlar olsun; haram olan şeyden kaçının. Olur, da bir haram işlerseniz hemen istiğfar edin, tövbe ile önünüzü açın. 3- İkinci kırmızıçizgin, farzları aksatmamak olsun; Allah Teâlâ neyi farz olarak emretti ise onu yapın. Yapamadığınız farz olursa onu hemen kaza edin, istiğfar edin ve önünüzdeki barikatı kaldırmış olun. 4- Üçüncü çalışma alanınız nafileler olsun; GÜCÜNÜZ VE KABİLİYETİNİZ sınırları içinde olan nafileleri yapın. Hiçbir nafile sizin, birinci ve ikinci kırmızıçizginizi aşma nedeniniz olmasın sakın. Hiçbir nafileyi de basit görmeyin. Basit görmemenin yanında bir nafileyi, İslam'ın bütün olarak da görme aşırılığı göstermeyin. 5- İlim, bu nafilelerden biri olabilir. Farz olan ilim alındıktan sonra elde edilecek ilim nafiledir. Kabiliyetiniz hangi alanda ise o alanda kendinizi geliştirin. Gelişi güzel kitap okumayın. Kitaplar gıda veren yiyecekler gibidir; içinde domuz gibi haram olanı da bulunabilir. Helalini seçmek senin görevindir. 6- İlk üç maddenin dışındaki işler için FITRATINIZI ZORLAMAYIN, KABİLİYETİNİZLE SÜRTÜŞMEYİN; doğal olun, doğal yöntemlerle ilerlemeye çalışın. Mesela evlilik, bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Yeme içme bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Ne yemeğe tapının ne de onu yok sayın; mutedil ve ahenkli bir yürüyüşünüz olmalıdır. 7- Şunu, adınız soyadınız gibi bilin, inanın, tatbik edin: Bu hayat imtihanını ancak ve ancak, sabrı sonuna kadar kullananlar kazanacaklardır. Sabrın da sonu yoktur. Sabırlı olun, acele etmeyin. Yılmayın, yorulduğunuza inanmayın. 8- Bütün bu uygulamalarda bir müsteşarınız bulunsun; hayat, sizin bu yaşınızdaki birikimle kaldırılabilecek bir yük değildir. Sizden önce sizin yaşadıklarınızı yaşamış, Allah'tan korkan, Kur'an bilen ve bildiği ile amel eden müsteşarlarınız olsun. Onlarla ve onunla belli zaman aralıkları ile oturup istişare edin; günü birlik değilse de mevsim mevsim genel gidişatınızı istişare edin. Verdikleri yöne yönlenin. Bunu da sevap beklediğiniz bir iş olarak yapın. 9- Bulunduğunuz kuruma tapınmayın, diplomasını putlaştırmayın. 10- Namaz kadar, oruç kadar, KİMİNLE ARKADAŞ OLDUĞUNUZU kontrol edin. Mesela müsteşarınıza giderken, arkadaş dokümanınızla gidin. Doktora tahlil sonuçları ile gidildiği gibi bir durumdur bu. Siz, ne isterseniz isteyin, ne yaparsanız yapın arkadaş çevrenizden daha iyisi olamazsınız. Çöplükte gül olarak açamazsınız. Betonda büyümüş ağaç olamazsınız. Bu maddeye dikkat edin. Bir de bu ağabeyinize pek çok dua edin lütfen. Size muvaffakıyetler dilerim, iyi gelişmelerini bildirmeni isterim.
Selamünaleyküm. Mü'min, Allah'a güvenip yaşar. Ya eşiniz ya da babanız diye iki dağın arasına sıkışıp kalırsanız akıbet böyle olur. Neden kendinizi Allah'ın sizi yarattığı hürriyet vadisine salmıyorsunuz? 'Ya eş ya baba' değil, 'bir tek Allah ve ben' diye düşünün. Bakın ne çıkışlar gelecek önünüze.
Selamünaleyküm. Önce aranızdaki sorunun sadece sigaradan kaynaklandığından emin olunuz. Şeytan başka sebepler veya sizin eksikliklerinizi sigara dumanı arasında gizliyor olmasın. Buna dikkat etmelisiniz ki, ardından pişmanlık gelen bir iş yapmayın. Eşinizin tahammül edilemez sigara kokusu boşanma talebinizi haklı gösterebilir. Bu nedenle boşanmak isteyebilirsiniz. Yeter ki bu kararı duygusallıkla ve başka gerekçeleri gizlemek için kullanmış olmayın. Boşanmak isteyebilirsiniz ama eşinizi yatağında cezalandıramazsınız, buna hakkınız yoktur. Kadının eşini yatakta cezalandırma hakkı olmaz. Netice olarak aile büyüklerinizle istişare ederek karar verin ki sonra pişman olmayasınız.