Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Arkadaşımdan araba almayı düşünüyorum. Bu arkadaş arabasını bankadan kredi ile almış. Şimdi ben ona bir miktar para vereceğim geriye kalanı ise 23 taksitde vereceğim. Arabanın fiyatı 47,500, biz 48,750’e anlaştık. Ben onun kredisine karışmayacağım. Kredi ile aldığı için arabanın devrini üzerime alamayacağım. Arabayı piyasa fiyatından yükseğe almam ve devrini üzerime almam faiz olur mu? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Peşin fiyatına indirim yapılması, taksitli fiyatın pahalı olması faiz değildir.
Aleykümselam. Evet, siz haram işlemiş olmazsınız ama haram nedeniyle bereketi gitmiş bir işe ortak olursunuz.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz taksitlendirme sistemi banka ve benzeri bir faizli kuruma bulaşmadıkça caizdir. Yani peşin 10 yirmi ay taksitle 15 şeklinde bir alışveriş yapılabilir. Yeter ki faizli bir kuruma bulaşılmış olmasın. Bu taksit sisteminde sıkıntı, araba satanların parayı bankalardan alıp müşterisini onlara borçlu göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Arada banka yoksa taksitte sorun yok.
Aleykümselam. Kredi çekmek, aldığınızdan fazlasını vermektir. Bu da faizdir. Faiz ise en ağır haramlardan biridir. Tevbe etmelisiniz. Araba sizde kalsın ama bir daha böyle günah işlememeye azmedin.
Selamünaleyküm. Aradaki bin lira taksitle almaktan ötürü konan farktır. Bu faiz değildir. Ancak bu işlem bir banka aracılığı ile olursa hüküm değişir.
Selamünaleyküm. Buradaki hükmü, alıcı ile satıcı arasındaki son konuşma belirler. Eğer alım gerçekten bitmiş de, satan kişi arabayı emanet olarak bir süreliğine istemiş ise yapılan iş uygundur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir insan başka insana, Allah'a bağlanır gibi bağlanmaz. Bu bir düşüklüktür. Ne rızkınız, ne de hayatınız başka bir insanın elinde değil ki! Daha dengeli düşünün. Bir de, şimdi böyle yapanı, evliliğinizin mesela beşinci yılında düşünün; neler çekeceğinizi hesap edin. Tavizle başlayan bir evlilik sökük ve yırtıkla devam eder. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. İkindi veya başka bir farz namaz, elbette dindir. Amellerin boşa gitmesi gerekçesi de olabilir. Yalnız namazı terk etme çeşitleri arasında da bir fark vardır. Bir kere terk etmek olur sürekli terk etmek olur. Bir karışıklıkta terk etmek olur, umursamadığı için terk etmek olur. Bunları aynı tutmak doğru olmaz. Her birinin cezası da farklı olur şüphesiz. Namazı terk etmiş olmak, diğer ibadetleri boşuna yapmış olmayı da gerektirmez. Allah rızası kast edilerek ve fıkhına uygun yapılan bir ibadet ibadettir.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, ilişkinizi sıfırlayın. Bu kadarı yeterlidir.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Mesleklerin adı önemli değildir. İcra edilirken ne kadar Şeriat'a uyulduğu önemlidir. O mesleğin hakkını verebilecekseniz ve icra ederken harama düşmeyecekseniz yapabilirsiniz. Bunu da siz belirlersiniz. Mesela bir 'Kur'an Kursu Hocalığı' görünüş itibariyle mübarektir. Öyledir de şüphesiz. Ne var ki, sadece başörtüsü takmaya uygundur diye mübarek olması gerekmez. Kur'an'a hizmet liyakati taşımadıktan sonra, o hocanın önündeki talebeler, Kur'an'dan alınacak şeyleri almadıktan sonra hocalık bir anlam ifade etmez. Bu açıdan bakmaya çalışın; içini doldurabilecek misiniz? Eşliğinizde bir aksama olacak mı? Bunları düşünün.
Selamünaleyküm. İlke olarak satılmalarında sakınca yoktur ama onlara karşı saygısızlık tehlikesi düşündürücüdür.