Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim sizinle başlayan bir değişim sürecim oldu. Allah'a şükür kapandım, namazımı kılıyorum, her öğrendiğimi uygulamaya çalışıyorum, ihvan oldum. 3 yıldan fazla bir zamandır görüştüğüm biri vardı, şimdi evlilik aşamasındayız. Ailelerimize haber verdik hatta istemeye gelecekler. Benim değişim sürecimde benden etkilendi. Namaza başladı. Kapanmama çok sevindi. Fakat düğün oynamalı olacak ve gelen yakın akrabalarının elini sıkmamı istedi. Düğün tartışmamız yüzünden namazı terk etti gitti. İçki içti, çok üzüldüm. Tekrar namaza başlayacağını söylüyor. Kapandıktan sonra aramıza mesafe koydum sadece telefonla konuşuyoruz. Hepsini kabul etti, hatta böyle daha iyi olduğunu söyledi ama bazı noktalarda çevrenin etkisinde kalıyor. Normal zamanda buna karışmayacağını fakat düğün günü anlayışlı olmamı istiyor. Anlatamıyorum birden her şeyi uygulayamam dedi. Beni de garip karşılıyorlar. Kapanalı 3 ay oldu, bir uçtan diğer uca çok hızlı bir değişimim oldu o yüzden söylediklerim garip geliyor. Ayrılmam çok zor, çok üzülüyorum, kaldıramam, psikolojim de buna müsait değil. Kendime çok mu yüklendim bilmiyorum. Bir orta yol tutturmam mümkün mü, bana yol gösterir misiniz? Bulduğum şeyi kaybetmek istemiyorum. Bu ara biraz sarsıldım, bir sürü vesveseye düştüm. Lütfen bana dua edin ve akıl verin. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kaldırmaz. Ailenizden güvendiğiniz biri ile istişare edin. Bu işi ona gördürün, vereceği karara uyun; rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahatsız olduğu şeyi terk etmekle iyi etmişsiniz. İlk fırsatta evlenme yolunu kullanın. Boş kalmak sizi ezebilir.
Bu çağdaki kadar insan kendisini yalnız hissettiği bir çağ olmamıştır zannederim. Allah'a iman eden bir mü'min, kadın olsun erkek olsun neden kendisini ikinci bir insana mahkûm hisseder? Bu gayet esef verici bir sonuçtur. Bir mü'miniz elhamdülillah. Şu fani dünyada Rabbimiz Allah'tan başka 'onsun edemeyeceğimiz' kimsemiz yoktur, olmamalıdır. Sizin durumunuzun özeti boşlukta bulunmak olarak anlaşılıyor. Mü'min insan, karşılaştığı biri ile hayatını kilitleyemez. Faninin faniye minneti bu kadar derin olmamalıdır. Kendinize gelin. Yeniden bir hayat planı yapın. O planda ibadet yoğunluğu olsun. Hayata bakış açısı gerçekçi olsun. Zikir olsun, Kur'an okuma olsun. Yeniden planlayın kendinizi. Cennet için yaratılmış bedenlerimizi boş işlere feda edemeyiz.
Selamünaleyküm. Bu durumu, onunda razı olacağı bir aile büyüğü ile istişare ederek, ona ve size yapılması gereken ikazları yapacağınız bir ortam oluşturun. Aksi takdirde yıkılmaya doğru gidebilir aileniz. Tek çareniz bu gibi durmaktadır.
Selamünaleyküm. Siz, kendinize erkek olup olmadığınızı test ettirseniz daha iyi olur. Bu denli seviyesiz ve kontrolsüz erkeklik mi olur? Ateşle oynuyorsunuz bile diyemem; ateşin içinde dönüp duruyorsunuz. Bir kere siz, erkekliği hisseden biri olsanız, erkeğini size satan birinin sizi kimlere satabileceğini düşünürdünüz. Namazı ve Allah ismini alet etmeyin bu pisliğe. Şeytan sizi, batırmak için namaz da kıldırtabilir. Acilen erkekliğinize dönün, çok acil!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm Böyle bir alışverişte sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, ilişkinizi sıfırlayın. Bu kadarı yeterlidir.
Selamünaleyküm. İkindi veya başka bir farz namaz, elbette dindir. Amellerin boşa gitmesi gerekçesi de olabilir. Yalnız namazı terk etme çeşitleri arasında da bir fark vardır. Bir kere terk etmek olur sürekli terk etmek olur. Bir karışıklıkta terk etmek olur, umursamadığı için terk etmek olur. Bunları aynı tutmak doğru olmaz. Her birinin cezası da farklı olur şüphesiz. Namazı terk etmiş olmak, diğer ibadetleri boşuna yapmış olmayı da gerektirmez. Allah rızası kast edilerek ve fıkhına uygun yapılan bir ibadet ibadettir.
Selamünaleyküm. Böyle bir bilgiye kaynak bilmiyorum. Bir tahmin olmalıdır.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Mesleklerin adı önemli değildir. İcra edilirken ne kadar Şeriat'a uyulduğu önemlidir. O mesleğin hakkını verebilecekseniz ve icra ederken harama düşmeyecekseniz yapabilirsiniz. Bunu da siz belirlersiniz. Mesela bir 'Kur'an Kursu Hocalığı' görünüş itibariyle mübarektir. Öyledir de şüphesiz. Ne var ki, sadece başörtüsü takmaya uygundur diye mübarek olması gerekmez. Kur'an'a hizmet liyakati taşımadıktan sonra, o hocanın önündeki talebeler, Kur'an'dan alınacak şeyleri almadıktan sonra hocalık bir anlam ifade etmez. Bu açıdan bakmaya çalışın; içini doldurabilecek misiniz? Eşliğinizde bir aksama olacak mı? Bunları düşünün.