Fetva Meclisi
Soru
Hocam Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin 'Marifetname' isimli eserini okuyorum. Bir şey dikkatimi çekti. 35. sayfada diyor ki: 'Cennetlerin dereceleri, Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinin sayısı olan altı bin altı yüz altmış altı derecedir. Her iki derece arası beş yüz yıllık yoldur. Cennet ehli, ezberlediği ayet-i kerime sayısınca dereceye kavuşur. Böylece Kur'an-ı Kerim'i ezberleyen ehl-i sünnet hafızlar cennet derecelerinin en yükseğine, yani Adn cennetinin ortasına kavuşurlar.' şeklinde yazıyor. Şimdi eğer böyle ise bir insan Kur'an- Kerim'i ezberlesin sadece yani bunun ilmi açıklaması nasıl oluyor? Benim bildiğim cennetteki derecede insanın kalbi, niyeti daha önemli. Amelleri de önemli tabi. Bunu açıklayabilir misiniz?. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu hususta sizin de tespit ettiğiniz önceki âlimlerin dillendirdiğinden başka bir şey bilmiyorum.
Ne yazık ki, cenazenin ve ölümün törenleştiği bir zamanda yaşıyoruz. Ölenin gittiği yerdeki akıbetinden çok geride kalanların şöhreti, ne derler endişesi öne çıkmaktadır. Bu durum, ahiretimiz açısından afettir. Ölene rahmet dilemek, dua etmek, kalan yakınlarına başsağlığı dilemek, acılarını paylaşmak görevimizdir. Ölüm ve yemeğin birleşmesini gerektirecek dini bir temel yoktur, gerek yoktur. Ölünün arkasından şu gün veya bugünlerin tamamı bid’attir, cenaze edebiyatıdır. Vakit israfıdır, umut çürütmektir.
Selamünaleyküm. Bizim için iki bilgi kaynağı olabilir: a- Kur'an ve Sünnet kaynağı. b- Tıp gibi deneye dayanan ilimlerden elde edilen bilgi kaynağı. Bu iki bilgi dışında kalan bilgiler için mü'min insanın, 'itikat düzeyinde' bir bilgiden söz etmesi mümkün değildir. Bilgi adıyla belli bir birikim bulunabilir. Adı ne olursa olsun o bilgi, kişiseldir, bağlayıcılığı ve inandırıcılığı yoktur. Sözünü ettiğiniz kitaptaki bilgiler, bu iki bilginin ötesindedir. Mü'min insan olarak birinci ve ikinci sınıftan olmayan bilgilere bakışımız böyle olmalıdır.
Değerli kardeşim, sakın ahirete ait bilgileri bu dünya bilgileri ile değerlendirmeye kalkmayınız. Orası cennet, burası dünyadır. İsimlerin benziyor olması pratiğin de benziyor olacağını göstermez. Biz burada “üzüm” diyoruz ama cennetteki üzümün sadece adı dünyadakine benzer. Ahirete ait ne biliyorsanız bu kural dâhilinde bilin onu. Orada zulüm ve haksızlık yoktur. Ne varsa o mahza adalettir, rahmettir. Cennete girmek için mü'min olarak ölmek şarttır. Ancak mü'min olarak ölebilenler cennete girecek ve orada buluşacaklar. Buna eşler de dâhildir. Eşlerden birinin mü'min olarak ölmemesi durumunda eşi cennette olduğu için onun da cennete girmesi mümkün değildir. Cennet varlık olarak bir tanedir ama kendi içinde mü'minlerin birikimlerine göre farklı cennetler olacaktır. En yükseği FİRDEVS cenneti olan pek çok cennet vardır. Mü'minlerin dünyadaki birikimleri orada bir kere SÜBHANELLAH demeyi fazla yapan biri için bile olsa karşılığını bulacaktır. Bunun için de aynı cennetin içinde olsalar bile bu üstünlük farkı yaşanacaktır. Eşler için de geçerli bir kuraldır bu. İkisi de mü'min olarak ölse bile birinin sevap fazlası daha çok ise onun karşılığını derece olarak orada görecektir. Cennetteki dereceleri farklı olsa bile Allah Teâlâ eşleri ve çocuklarını cennetlerden birinde bir araya getirebilir. Bu onun kullarına lütfu olur. Hak ettikleri cennet ve dereceler farklı olur ama bir araya gelebilirler. Böyle bir durum dünya hayatında bile mümkün iken cennette neden olmasın?
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Selamünaleyküm. Gayb alemine ait bilgileri, bize ulaştığı gibi kabul etmekten başka çaremiz yoktur. Bu tür bilgilerin akılla, matematikle izah edilmesi mümkün değildir. Daldıkça ve konuşuldukça bocalamayı artırır sadece. Siz, bu tür azaba takıldınız da mesela cennetteki o muhteşem nimetleri nasıl yorumlayabildiniz ki, onlar da akılla izah edilebilir şeyler değildir. Zaten akılla izah edilebilen şeylerin cennet veya cehennemde önümüze konmasının anlamı yoktur. Buradakilerin tekrarı ne cennette ne de cehennemde yoktur. Oralara mahsus şeyleri buraların şartlarında değerlendirmek sadece kafa yorar. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, ilişkinizi sıfırlayın. Bu kadarı yeterlidir.
Selamünaleyküm. Bir insan başka insana, Allah'a bağlanır gibi bağlanmaz. Bu bir düşüklüktür. Ne rızkınız, ne de hayatınız başka bir insanın elinde değil ki! Daha dengeli düşünün. Bir de, şimdi böyle yapanı, evliliğinizin mesela beşinci yılında düşünün; neler çekeceğinizi hesap edin. Tavizle başlayan bir evlilik sökük ve yırtıkla devam eder. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Bayan olarak, sadece bayanlara hitap eden bir ticaret yapmanızda sakınca yoktur. Tesettür maksatlı da olsa satışınızdan tesettür zarar görürse bundan vebale girersiniz. İç kıyafetlerin satılmasında umumen bir sıkıntı yoktur. Dış kıyafetlerde ise GİYİNMİŞ ÇIPLAK üreten kıyafetler satmamalısınız. Bir de satışınızda erkekler sizinle muhatap olmasınlar.
Selamünaleyküm Böyle bir alışverişte sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. İkindi veya başka bir farz namaz, elbette dindir. Amellerin boşa gitmesi gerekçesi de olabilir. Yalnız namazı terk etme çeşitleri arasında da bir fark vardır. Bir kere terk etmek olur sürekli terk etmek olur. Bir karışıklıkta terk etmek olur, umursamadığı için terk etmek olur. Bunları aynı tutmak doğru olmaz. Her birinin cezası da farklı olur şüphesiz. Namazı terk etmiş olmak, diğer ibadetleri boşuna yapmış olmayı da gerektirmez. Allah rızası kast edilerek ve fıkhına uygun yapılan bir ibadet ibadettir.
Selamünaleyküm. Hiçbir sıkıntı olmaz. Daha da bereketli ve ahenkli olur. Yalnız bunu onunla çok açık konuşun, üçüncü kişilerle istişare edin. Önceden konuşun ki sonrasında sorun olmasın.