Fetva Meclisi
Soru
Kuzenim bana evlenme teklif etti. Ben de ‘Evet’ dedim, ve evlenme niyeti ile konuşmaya başladık. Sadece konuştuk. Nişan ya da söz olmadı. Şimdi ise ben kuzenimin annesinin, babamı emzirdiğini öğrendim. Arada süt kardeşliği olduğu için evlenmemiz haram. Şimdiye kadar ki konuşmalarımız günah oldu mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, süt emdiğiniz kadının evindeki bütün çocuklarla kardeşsiniz, evlenemezsiniz.
Sılayı rahim, Allah'ın emirlerindendir. Kuzeninizle sılayı rahim bağınızı korumanız böylece Allah'ın emri olmaktadır. Annenizin böyle bir karar vermeye hakkı yoktur. Yine siz onu üzmeyecek bir siyaset güdün. Görüşün, aşırı ve aleni görüşmeyin.
Aleykümselam. Sütünü emdiğiniz kadın sizin sütanneniz olduğu gibi onun bütün çocukları da sizin kardeşiniz olmuştur. Bu da şu demektir: Sizin amcalarınız o sütten sonra aynı zamanda kardeşleriniz durumundadır. Kardeşlerinizin çocukları da sizin yeğenlerinizdir. Kişinin yeğeni ile evlenmesi de ebedi haramlar arasındadır.
Böyle bir şüphe sizi evlenmekten men etmelidir. Asla evlenmeyin.
Sizin yaptığınız doğru değil. Nikâh son noktadır. O noktadan sonra evlilik hayatı başlamıştır. Ne konuşmakta ne de konuşulanı icra etmekte sınırlar yoktur, sadece bir düğün örf olarak engel gibi durmaktadır ama o da sizin karı koca olmanıza mani değildir. Onun sabırlı olması gerekir ama yaptığı yasak ve günah bir şey değildir.
Bu kız sizin, süt yoluyla yeğeninizdir. Hiçbir şekilde evlenemezsiniz. Bunu unutun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir insan başka insana, Allah'a bağlanır gibi bağlanmaz. Bu bir düşüklüktür. Ne rızkınız, ne de hayatınız başka bir insanın elinde değil ki! Daha dengeli düşünün. Bir de, şimdi böyle yapanı, evliliğinizin mesela beşinci yılında düşünün; neler çekeceğinizi hesap edin. Tavizle başlayan bir evlilik sökük ve yırtıkla devam eder. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Böyle bir bilgiye kaynak bilmiyorum. Bir tahmin olmalıdır.
Selamünaleyküm Böyle bir alışverişte sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. İkindi veya başka bir farz namaz, elbette dindir. Amellerin boşa gitmesi gerekçesi de olabilir. Yalnız namazı terk etme çeşitleri arasında da bir fark vardır. Bir kere terk etmek olur sürekli terk etmek olur. Bir karışıklıkta terk etmek olur, umursamadığı için terk etmek olur. Bunları aynı tutmak doğru olmaz. Her birinin cezası da farklı olur şüphesiz. Namazı terk etmiş olmak, diğer ibadetleri boşuna yapmış olmayı da gerektirmez. Allah rızası kast edilerek ve fıkhına uygun yapılan bir ibadet ibadettir.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Mesleklerin adı önemli değildir. İcra edilirken ne kadar Şeriat'a uyulduğu önemlidir. O mesleğin hakkını verebilecekseniz ve icra ederken harama düşmeyecekseniz yapabilirsiniz. Bunu da siz belirlersiniz. Mesela bir 'Kur'an Kursu Hocalığı' görünüş itibariyle mübarektir. Öyledir de şüphesiz. Ne var ki, sadece başörtüsü takmaya uygundur diye mübarek olması gerekmez. Kur'an'a hizmet liyakati taşımadıktan sonra, o hocanın önündeki talebeler, Kur'an'dan alınacak şeyleri almadıktan sonra hocalık bir anlam ifade etmez. Bu açıdan bakmaya çalışın; içini doldurabilecek misiniz? Eşliğinizde bir aksama olacak mı? Bunları düşünün.