Fetva Meclisi
Soru
Sevgili hocam. Efendimiz (sallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi şeriflerinde ikindi namazını kaçıranların amelinin boşa gideceğini buyuruyor. Allah'a şükürler olsun ki namazlarıma dikkat ediyorum. Sizin de söylediğiniz gibi ‘Namaz dindir.’ hassasiyetiyle yaşamaya çalışıyorum. Gücüm yettiği kadar da bu konuda çevreme yararlı olmaya gayret ediyorum. Çevremde çok sevdiğim arkadaşlarım var ama maalesef namaza karşı çok ciddi değiller. Beraber pazartesi, perşembe oruçlarını tutmaya çalışıyoruz ve de oruç noktasında istekliler. Yukarıdaki hadisi okuduktan sonra bu konu kafamı karıştırdı. Namaz kılmadıkları için tuttukları orucun Allah katında bir değeri yok mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, o amel boşa gitmez ama ikindi namazını terk etmekle ortayı çıkan vebali o senin hayrın kapatmayabilir. Böylece sen çok şey kaybetmiş olursun. Çünkü ikin namazı en büyük farzlardan biridir. Yetim doyurmak veya başka bir ikindi gibi farz olmayan bir hayır iş, onun dengi değildir. Artı/eksi toplamak için bu dünyada var olduğumuzu düşünürseniz ne demek istendiği anlaşılır. Böyle anlayabilirsin.
Aleykümselam. Bir namazın farz veya nafile olması, o namazı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bize emretmesi ile belli olur. Âlimler emretmedeki ifadelere bakarak o namazın bizi nasıl bağladığını açıklarlar. Mesela sabah namazının Sünnet olarak kılınan iki rekatı hakkındaki ifadeler oldukça yoğun olduğu için çok mühim bir nafile olarak kılınır. Aynı şekilde öğlenin farzından önce kılınan dört rekat da öyledir. İkindi ve yatsının farzından önce kılınan dört rekat hakkında ise böyle bir tekit yoktur. Sahih olmayan bazı hadislerde ikindiden önce dört rekat tavsiye edilmiştir. Bu da gösteriyor ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, ikindinin farzından önceki Sünnet namazını, sabahın farzından önceki Sünnet namazı gibi sürekli kılmamıştır. Bu nedenle ara sıra terk edilmesi hakkında konuşulmaktadır. Bu mesele ile alakalı olarak şunu tespit etmemiz gerekmektedir: Bizi ibadetlerden soğutmaya çalışan şeytanın oyunlarına dikkat etmeye mecburuz. İkindinin öncesindeki Sünnet namazı ara sıra terk etmenin de Sünnet olduğu şeklindeki bir sözü şeytan bize nasıl uygulatıyor, bunu iyi düşünelim.
Aleykümselam. Seferilik nedeninin bir zorunluluktan kaynaklanması gerekmez. Keyfi denebilecek bir nedenle bile seferilik yapılsa ruhsatlardan istifade edilmesinde sakınca yoktur. Namazların kısaltılmasındaki durum oruç için de aynıdır. Bir nedenle seferi olan orucunu erteleyebilir. Bu ertelemede ihtiyari bir durum vardır. Namazda ise iki rekat kılmak daha evladır. Oruçta ise seferiliğin durumuna bakarak karar verilebilir.
Selamünaleyküm. İmamların telaffuz hataları namaza zarar verebilir ama sizin zikrettiğiniz hata inşallah namaza zarar vermiyordur. Nazik bir şekilde durumu ikaz etmenizde yarar vardır. Tarikattan çıkmanın dine bir zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Bu konudaki kural şöyledir: Mü'min, emribilmaruf ve nehyianilmünkeri muhakkak yapacaktır. Kendisi aynı hatayı işleyen de bu görevi yapmalıdır. Çünkü, bir hatayı işlemek bir hata ise, işlenmesine seyirci kalmak da başka bir hatadır. Aynı zamanda iki hatayı işlemektense biri ile yetinilmelidir.
Selamünaleyküm. Her ikisinin de ortasını yapmanız daha yararlıdır. Nafile ibadetleri onların gözüne batmayacak şekilde ve düzeyde yapın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm Böyle bir alışverişte sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Mesleklerin adı önemli değildir. İcra edilirken ne kadar Şeriat'a uyulduğu önemlidir. O mesleğin hakkını verebilecekseniz ve icra ederken harama düşmeyecekseniz yapabilirsiniz. Bunu da siz belirlersiniz. Mesela bir 'Kur'an Kursu Hocalığı' görünüş itibariyle mübarektir. Öyledir de şüphesiz. Ne var ki, sadece başörtüsü takmaya uygundur diye mübarek olması gerekmez. Kur'an'a hizmet liyakati taşımadıktan sonra, o hocanın önündeki talebeler, Kur'an'dan alınacak şeyleri almadıktan sonra hocalık bir anlam ifade etmez. Bu açıdan bakmaya çalışın; içini doldurabilecek misiniz? Eşliğinizde bir aksama olacak mı? Bunları düşünün.
Selamünaleyküm. Bir insan başka insana, Allah'a bağlanır gibi bağlanmaz. Bu bir düşüklüktür. Ne rızkınız, ne de hayatınız başka bir insanın elinde değil ki! Daha dengeli düşünün. Bir de, şimdi böyle yapanı, evliliğinizin mesela beşinci yılında düşünün; neler çekeceğinizi hesap edin. Tavizle başlayan bir evlilik sökük ve yırtıkla devam eder. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. İlke olarak satılmalarında sakınca yoktur ama onlara karşı saygısızlık tehlikesi düşündürücüdür.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, ilişkinizi sıfırlayın. Bu kadarı yeterlidir.