Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleyküm hocam soruma başlamadan önce ramazanınızı tebrik ederim tuttuğumuz oruçların yaptığımız ibadetlerin onun katında kabul olmuş ibadetler olması dileğiyle. Hocam bazen bir konuda yanlış yapan birini uyarıda bulunuyorum bu bazen (boş bir işi terk etmesi bazen farz bir ibadet) ama bazen de benim de o konularda (malayani) zayıf olduğumu görüyorum terk etmek istiyorum ama bu her zaman mümkün olmuyor ve aklıma rasulüllah aleyhisselemın cehennemi gezerken o alimin hali aklıma geliyor ve uyarmaktan vazgeçmek içimden geçiyor ama bir yandan da içime sinmiyor. Bu konuda benim ne yapmam gerektiğini bildirirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Dinin aslında olmayan herhangi bir işin, ne kadar gerekli ve yararlı görülse de yüzde yüz faydalı, olmazsa olmaz gibi anlaşılması mümkün değildir. Verdiğiniz örnekte de bu açıkça görülmektedir. Şu kadar ki, bazı şartlarda faydasıyla zararını ölçebilmekteyiz. Bu da her konunun aynı şartta değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Hasene cinsinden bile olsa bidatleri savunmakta sıkıntılı sonuçlar olabilir. Buradaki ölçü, fukahanın ittifaken kabul ettikleri ile yetinmek şeklinde kabullenilmelidir. Alenen bir uçurum oluşturmayanlarla da, mü'minler arasındaki vahdete zarar vermeme açısından mücadele etmeyi doğru bulmuyoruz.
Selamünaleyküm. Bildiğiniz bir hatanız yoksa evham etmenize gerek yoktur. Bir de arkanızda sizden daha âlim birinin bulunduğunu biliyorsanız onun önüne geçmeyin. İmamlık bir meslek değildir; her mü'min namaz kılar ve kıldırır. Bunu böyle bilin ve cemaat sevabını kaçırmayın. Bu arada da bir ilmihal kitabını, bilen birinden muhakkak ders olarak okuyun. Allah amellerimizi kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. Herkes yeteneğine göre iş yapmalıdır. Allah Teâlâ sizi ne için yarattı ise siz onu yapmalısınız. Bunu da zaman gösterecektir. Akademik veya mihrap, nerede ihlâsla iş yapabilirseniz orası değerlidir sizin için.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Şu bir hakikattir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz asla gaybı bilmiyordu. Gayba ait ne varsa onu bilmesi mümkün değildi. Sadece Allah Teâlâ'nın bildirdiklerini biliyordu. Anlaşılacağı gibi ona bildirilenler olmuş bildirilmeyeler olmuştur. Hemen bir mucize hemen bir dua şeklinde yaşamamış olduğu ortadadır. Düz yollar kadar rampalarda da yürümüştür. Çocukla ilgili tutumun da zevaidten görülmesi daha uygundur. Bu nedenle ulema çocuğa aynı şeyi yapmayı müekked Sünnetlerden saymamışlardır.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz karar sizin niyetinizdir. Yapacak başka bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Evvela, başkasının istiharesi sizin için yeterli değildir. Onu unutun. Ailenizin büyükleri size makul şeyler söylüyorlar ama ne haramdır ne ardır sizin böyle bir teklifte bulunmanız. Ablanız ise olacak olanı söylemiş. Bunun ortası şudur: Üçüncü bir şahıs sizin adınıza sizden habersiz gibi bu işi kotarsın. Sakın anne babanızın rızası olmayan bir işi yapmayın. Yaşınız çok küçük, kesinlikle aldanırsınız. Bir de bu işe dini alet etmeyin.
Selamünaleyküm. Siz, ateşin etrafında bir halka kurmuşsunuz. Bu tür sıkıntılarınız eksik olmaz. Elinizden geldiği kadar nasihat edip iyi örnekler göstermeye çalışın.
Selamünaleyküm. Bir nikâh üç talak hakkı ile sürer. Tazeleme yani aynı nikâhı tazeleme sayıyı değiştirmez.
Selamünaleyküm. Seni tebrik ederim. Allah yolunu açık etsin, kalbin pâk kalsın. Önce baban seni bir anlayana götürüp, a- Matematik zekânı ölçtürsün. b- Ezber zekânı ölçtürsün. Çünkü sen, iki ters yönü aynı anda istiyorsun. Hangisine ne kadar veya ikisine birden ne kadar dayanabileceğini ölçtürsünler, gerisi kolay. Allah seni korusun.