Fetva Meclisi
Soru
1)Siyerde Rasulullahın bazen karnına taş bağladığı anlar olduğunu, üç gun ustuste evine sıcak yemek girmediği halleri öğreniyoruz fakat bazende öyle örnekler oluyorki bir tencere yemekle çok insanın doyduğu mucizeleri okuyoruz, Biri maunede gönderilen talebelerin akibetini bilmiyor ve gönderiyordu efendimiz diğer yandan hz Ali den sonra saltanatın başlayacağı gibi geleceğe yönelik mucizelerine şahidiz ,hocam bunları nasıl değerlendirmeli ve nasıl sağlıklı anlamalıyız? 2) efendimizin yeni doğan çocuğun ağzına hurma ciğneyerek şiresini ağzına vermesi hadisini zevaid sunnet kapsamında mı anlamalıyız yoksa günümüzde yapılmalı mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, yeni doğan çocukların ağzını hurma ile tatlandırırdı. Sizin oradaki durumunuz özel bir durumdur. Sizin bulunduğunuz semtte Cuma namazı kılınan bir cami yoksa zaten size Cuma farz olmaz. Diğer inceliklere dikkat ediniz.
Selamünaleyküm. Evet, bu bir vakıa olarak önümüzdedir. Din ucuzlamıştır. Girmek zor çıkmak kolay olmuştur. Dileriz bu durum, bizim zamanımız için zikredilmiş olmasın. İmanımız kaybedebileceğimiz son kalemizdir. Ondan sonra kaybedecek bir şeyimiz yoktur.Ölçü olarak insanların bilerek küfre girmelerinin burada vurgulandığını kaydetmeliyiz. Özellikle ihtimalli durumları istisna etmemiz gerekmektedir. Kitleler hâlinde küfre düşmüş insanlar tablosu hoş değildir.
Aleykümselam. İlk çocuğunuz ise heyecanınız normaldir. Dikkat edin, zamanla heyecanınız sönmesin. Dengeli olmanız daha doğru olur. Onu gıda açısından nasıl büyütüyorsanız din açısından da öyle büyütün. Kusturmamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Beş yaşına kadar, onunla değil annesi ile ilgilenin. Anne her şeydir.
Çocuklara kapasitelerinin üstünde eşya taşıtamayacağımız gibi bilgi de veremeyiz. Neyi ne kadar anlattığınızın ayrıntısını bilmediğimiz için şu kadarı fazla olmuş diyemeyeceğiz size. Bir fazlalık olduğu ise muhakkaktır. Bir de o çocuğa mahsus özel bir durum da bulunmuş olabilir; çocuk hassastır, ince duyguludur veya benzeri bir durum olabilir. Netice olarak dert etmeyin. O konuları bir süre konuşmayın. Çocuğu rahatlatacak konulara dalın. Cennetten, meleklerden, çocukların güzelliklerinden bolca konuşun. Yemek fazla tuzlu olunca ne yapıyorsanız burada da onu yapın, hafif şekerle yemeği biraz daha kaynatın, denge kurulur biiznillah. Endişe etmenize gerek yoktur.
Aleykümselam. Haklısınız, Sünnette öyle bir uygulama yoktur. Siz şunu çözün önce, mukabele Sünnet diye mi takip ediliyor yoksa Ramazan kültürü gereği mi?Öyle veya böyle, günah diyebileceğimiz bir durum yoktur ortada; sevap eksikliği ve bereketsizliktir bu durum.
Şu tespiti yapmalıyız: Görselliğin bu kadar yoğun kullandığı bu zamanda çocuklar için görsellerle dolu bir tefsir çalışması yapılmasını tam anlamıyla muhteşem bir iş olarak görürüz. Bu konuda büyük bir sevap kazanılacağını da umarız. Ancak resmedilmesi hiç mümkün olmayan hususlar da bulunmaktadır. Allah Teâlâ’nın gayba ait olarak bize bildirdiği şeylerin resmedilmesi tehlikelidir. Çocukların aklında cennet denince palmiye ağacı ve türevleri gibi şeylerin canlanabileceği ihtimali Kur'an’ımızın cennet müjdesini küçültür. Bu tür hassasiyetleri koruyamazsak yaptığımız iş sevaptan önce vebale dönüşebilir. Bu da sizin işinizi teknik olarak da zora sokar. Proje sahipleri bir ilim heyetine müracaat ederek resimlemenin sınırları üzerine bir ön rapor hazırlatmalıdır. Siz de bu rapora bağlı olarak çalışmalısınız. Yayınlanmadan önce de muhakkak o ilim heyeti çalışmayı tekrar görmelidir. Eğer yayıncı bu ciddiyete yanaşmıyorsa siz de çalışmayı kabul etmeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, ateşin etrafında bir halka kurmuşsunuz. Bu tür sıkıntılarınız eksik olmaz. Elinizden geldiği kadar nasihat edip iyi örnekler göstermeye çalışın.
Selamünaleyküm. Bu konudaki kural şöyledir: Mü'min, emribilmaruf ve nehyianilmünkeri muhakkak yapacaktır. Kendisi aynı hatayı işleyen de bu görevi yapmalıdır. Çünkü, bir hatayı işlemek bir hata ise, işlenmesine seyirci kalmak da başka bir hatadır. Aynı zamanda iki hatayı işlemektense biri ile yetinilmelidir.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz karar sizin niyetinizdir. Yapacak başka bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Evvela, başkasının istiharesi sizin için yeterli değildir. Onu unutun. Ailenizin büyükleri size makul şeyler söylüyorlar ama ne haramdır ne ardır sizin böyle bir teklifte bulunmanız. Ablanız ise olacak olanı söylemiş. Bunun ortası şudur: Üçüncü bir şahıs sizin adınıza sizden habersiz gibi bu işi kotarsın. Sakın anne babanızın rızası olmayan bir işi yapmayın. Yaşınız çok küçük, kesinlikle aldanırsınız. Bir de bu işe dini alet etmeyin.
Selamünaleyküm. Aklınızı başınıza alın. Mü'min bu kadar zayıf olamaz. Ne de severmiş sizi, ne sevgi bu! Başkasının kucağında sizi unutmak! Neden şeytanın elinde gülünç olmayı denemek istiyorsunuz ki? Hazır Allah kurtarmış sizi ondan, siz de kaçın ve kurtulun. Kurtulun. O bir bataklık!
Selamünaleyküm. Bir nikâh üç talak hakkı ile sürer. Tazeleme yani aynı nikâhı tazeleme sayıyı değiştirmez.