Fetva Meclisi
Soru
Hocam son zamanlarda çocuklara ve bebeklere çok zulüm yapılıyor. Bu başlık altında sohbet yapsanız, sizin olay ve durumlara bakışınız çok farklı. Bizler de istifade etsek. Bir anne olarak bunca kötülüğü aklım ve vicdanım almıyor. Ayrıca ben mühendisim ve çalışan bir kadınım. Çalışmam caiz değil biliyorum. Sadaka vermeyi de çok seviyorum. Verdiklerim kabul oluyor mu acaba?
Cevap
Benzer fetvalar
Çirkin bir günah işlediniz, haklı idiyseniz de hatalı duruma düştünüz. Tevbe edin, istiğfar edin, bulabildiklerinizle de helalleşin.
Sizin sunumunuzda haram olmasını gerektirecek bir durum yok. Ancak söz konusu toplantıda erkeklerin bayanlarla oturma kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Yani sokak kıyafeti ile orada bulunabilirsiniz. Sadece siz, doğum yapıp anne olmayı neden ertelediğinizi açıklamamışsınız. O da sizi üzmesi gereken bir durumdur.
Size bu işten rızık temin etmemenizi tavsiye ederiz. Daha helal ve bereketli bir iş bulup oradan ayrılın. Bu fani dünyada Allah'ın haram ettiği şeylere hizmet ederek ahiretimizi zarara uğratmamız hiç akıllıca değildir.
Sadaka Allah için yapılan bir iştir. Namaz kılmayan onu hak etmiyor olabilir. Size düşmanlık yapan kişi ise sizin kalbinizin huzurunu bozmakta ise verirseniz, nefsinizi yenmiş olursunuz, vermezseniz farz olmadığı için sadaka vebale girmezsiniz.
Belli zamanlarda sadakalar verin. O insanlar için dua edin. Bunu kendinize daha takva olmanın, çocuk eğitmenin malzemesi olarak kullanın. Çokça istiğfar edin.
İyilik, iyiliktir. Merhamet, merhamettir. Müslüman da olsa kâfir de olsa can taşıyana yardımcı olunursa sevap kazanılır. İyiliğe ve merhamete muhtaç olana da dini sorulmaz. Kâfirlere meyletme/benzeme gibi bir risk olmadığı sürece iyilik yarışıdır. Yaptığı iş mübarek ve içi de rahat olsun.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Çocuğu o yaşta götürmek gerçekten zordur. Bırakmayı bir anneye teklif etmek de zordur ama anne hac istiyorsa biraz hasret çekecek. Benim tavsiyem şudur: Anneye hac farz değil de eşi gittiği için gidecekse bu halle gitmemelidir. Farz ise gitsin, çocuğu güvenli birine bıraksın.
Farzları ihmal etmeyin, ihmal gibi bir durum olursa hemen kaza edin. Sünnetleri de yavaş yavaş yerine oturtmaya çalışın. Mesela sabah namazının sünnetini hemen yerine oturtun. Sonra öğlenin ilk sünnetini... gibi bir plan yapın. Meraklanmayın, düzelir bu biiznillah. Mezhebi de dert etmeyin, yaşadığınız yerde hangi âlimler yaşıyorsa onların mezhebi gibi yaşamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Süt emzirmeyle ilgili ayette verilen iki yıllık süre bağlayıcı bir nitelik olmayıp ideal bir süreyi ifade eder. Dolayısıyla anne baba olarak çocuğunuzun faydasını gözeterek emzirmeyi daha erken de bırakabilirsiniz. Bu konuda çocuğunuzun sütten kesilmesi onun sağlık durumunu ve gelişmesini etkilememesi önemlidir. Yalnız bu kararın doktor tavsiyesiyle ve çocuğunuzun gelişimini gözeterek almalısınız. Bu niyetle hareket ederseniz hem ibadetinizi yerine getirmiş hem de çocuğunuzun süt hakkına girmemiş olursunuz.
Çocuk, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. O nimete sahip olmak da her mü'minin tabii ve helal arzusudur. Allah Teâlâ’nın bir hikmeti gereği çocuk sahibi olamayan Müslüman’ın sabretmesi, dua etmesi gerekir ama belli bir noktadan sonra tıbbın sunduğu imkânlardan istifade ederek çocuk sahibi olmayı istemesinde hiçbir sakınca yoktur. Kalp krizi geçirenin tedavi olmasına nasıl bakıyorsak bu tedaviye de öyle bakarız. Maalesef bu alanda ahlâk zafiyeti hatta iman zafiyeti yaygın bir yanlış işlerin oluşmasına sebep olmuştur. Özellikle Müslüman ve Allah’tan korkarak mesleğini icra eden bir doktor bulduğunuzda tedaviyi olun. Kadına yönelik işlemlerde kadın doktoru özellikle arayın. Genel olarak şu kurallara dikkat ederseniz biiznillah helal bir iş yapmış olursunuz: Keyfi bir tedavi olmasın. Evlendikten iki ay sonra tüp bebek tedavisi istemek gibi bir keyfilik olmamalıdır. Doktorlar açısından başka bir çare yok dendikten sonra bu kararı verin. Özellikle kadın açısından kadın personel varken erkek personelin müdahalesine razı olmayın. Sperm çıkarıp elde etmede haram bir yöntem denemeyin. Kadın yumurtaları ve erkeğin menisini kontrolsüz bir şekilde hastaneye terk etmeyin. En güvenli yeri ve yöntemi muhakkak araştırın. Eşiniz ve sizin dışınızda hiçbir insana sizin parçalarınız verilmemeli, size kimsenin parçası verilmemelidir. (Buradaki parça sözcüğü, yumurta ve meni için kullanılmıştır.)
Haccı daha kısa günlerde yaparak bir tedbir alabilirsiniz. Orada dua ederek çocuğu manevi korumaya alabilirsiniz. Gitmeden kaynana iltifatlar ederek onu rahatlatabilirsiniz. Sık sık arayarak takip ettiğinizi hissettirebilirsiniz… Bence gidin, tertemiz olup geri gelin. Gerisi kolay… Allah kabul etsin.
Allah sizlere sabır versin ve yuvanıza huzur ihsan etsin. Kaybettiğiniz yakınlarınız için Rabbim rahmet eylesin, sizi de bu duygusal zorluklarınızda teselli etsin. Evlâtların cinsiyeti, Allah’ın takdiri ve hikmeti doğrultusunda şekillenir. Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor: “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini yaratır. Kimi dilediğine kız çocukları, kimi dilediğine erkek çocukları ihsan eder. Yahut hem erkek hem kız çocuklar verir ve dilediğini kısır bırakır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeye güç yetirendir.” (Şûrâ, 42/49-50) Allah, sizin için en hayırlısını takdir etmiştir. Bu noktada bir ebeveyn olarak erkek evladınızı bir lütuf ve emanet olarak görmek, bu kırıklığı aşmak için önemli bir adım olacaktır. Hissettiğiniz kırıklık, sizin yaşadığınız kişisel süreçlerden ve geçmişteki duygusal eksikliklerden kaynaklanıyor olabilir. Bu tamamen insani bir durumdur ve Allah’a yönelerek bu duyguların üstesinden gelmek mümkündür. Erkek evladınıza sevgi ve şefkatle yaklaştıkça bu duygularınızın yerini mutluluk alacaktır. Evladınıza isminizi seçerken sevdiğiniz ve duygusal bağ kurabileceğiniz bir isim seçmek, aranızdaki bağı kuvvetlendirebilir. Ona baktığınızda, Allah’ın size verdiği bir emanet olarak görüp şükretmek, kalbinizi yumuşatacaktır. Bebekle vakit geçirerek, onunla aranızdaki bağları güçlendirdikçe bu içsel çatışmalar azalacaktır. Allah’a sığınmak, vesveselerinizi ve korkularınızı gidermenin en güzel yoludur. “Allah’ım, bana verdiğin nimetlere şükretmemi ve hayırla kabul etmemi nasip et” şeklinde dua edebilirsiniz. Kalbinizi huzura kavuşturmak için Rabbimizden yardım istemek, korkularınızı aşmanıza vesile olur. Unutmayın, her çocuk Allah’ın bir lütfudur ve ebeveynleri için bir imtihan ve rahmet vesilesidir. Zamanla bu duygularınız yerini oğlunuzla yaşayacağınız mutluluklara bırakacaktır.