Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah’ın izniyle önümüzdeki sene hacca gitmeyi planlıyoruz. Annem, babam ve eşimle birlikte gitmeyi düşünüyoruz ancak o dönemde kızımız bir yaşında olacak. Eşim bir yandan hacca gitmek istiyor, diğer yandan çocuğu annesine bırakıp gitmeye sıcak bakmıyor, küçük yaşından dolayı. Ayrıca kalabalık, sıcaklık gibi etkenler nedeniyle kızımızı hacca götürmeyi de zor buluyoruz. Bu durumda ne yapmamızı tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir gitmeme fırsat kaçırma değildir, emre itaat etmektir. Gitmeyin, umreyi gerekiyorsa değerlendirin. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Hac bir ibadettir. İbadetler birbirimizin rızası, mutluluğu gibi gerekçelere dayandırılmaz. Eşinizi değil Allah'ın rızasını gaye edinin. Allah'tan size hac yolunu açmasını temenni edin. Bunun için dua edin. Gereksiz bir tavır koymuşsunuz. Eşinize dua edin, onun da size dua etmesini isteyin.
Selamünaleyküm. Haccın size farz olup olmaması birinci mesele olmalıdır. Eşiniz ve sizin hacca gitmeniz için borç almadan yeterli olacak kadar paranız varsa size hac farzdır. Bu durumda hemen hacca gitmekten söz edebilirsiniz.Bu durumun dışında kendinizi zorlamanız gerekmez. Haccın hasreti ile yaşamanız, haccedip boş dönmenizden daha hayırlıdır.Çocuk annesi olmanızın ise mesela kırk beşten sonra imkânı yoktur. O yaşa kadar da beş çocuk annesi olmalısınız en azından. Buna göre bir değerlendirme yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hac, hac olduğuna göre sizin eşinizle gitmeye diretmenizin anlamı yoktur.
Süt emzirmeyle ilgili ayette verilen iki yıllık süre bağlayıcı bir nitelik olmayıp ideal bir süreyi ifade eder. Dolayısıyla anne baba olarak çocuğunuzun faydasını gözeterek emzirmeyi daha erken de bırakabilirsiniz. Bu konuda çocuğunuzun sütten kesilmesi onun sağlık durumunu ve gelişmesini etkilememesi önemlidir. Yalnız bu kararın doktor tavsiyesiyle ve çocuğunuzun gelişimini gözeterek almalısınız. Bu niyetle hareket ederseniz hem ibadetinizi yerine getirmiş hem de çocuğunuzun süt hakkına girmemiş olursunuz.
Değerli kardeşim. Size şöyle bir hakikati söylemem gerekiyor: Eğer en fazla bir ay sürecek bir hac yolculuğunda bile nefsimize hâkim olamayacaksak haccın azametine yazık olmaz mı? Hanımızın (Allah ona sabır ve afiyetler versin) bir ay kulağını ve gözünü kapatması ona belki iki kere, üç kere hac yapmış kadar sevap kazandırmaz mı? Bir de böyle bakın isterseniz. Üstelik de hanımınızı ertelerseniz, aralarındaki kavgayı bir daha düzelmez şekilde derinleştirmiş olmaz mısınız? Bunu da unutmayınız. Kim öle kim kala, sabır ve sebatla çıkın yola, orada her şey biiznillah düzelebilir de. Ben olsam böyle yapardım. Allah mübarek etsin.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Dua edin, başaralım. Çalışmanız direkt haram bir işe bulaşmayı gerektirmiyor ve helal çalışıyorsanız sadakanız neden sadaka olmasın ki? Allah'a emanet olunuz.
Farzları ihmal etmeyin, ihmal gibi bir durum olursa hemen kaza edin. Sünnetleri de yavaş yavaş yerine oturtmaya çalışın. Mesela sabah namazının sünnetini hemen yerine oturtun. Sonra öğlenin ilk sünnetini... gibi bir plan yapın. Meraklanmayın, düzelir bu biiznillah. Mezhebi de dert etmeyin, yaşadığınız yerde hangi âlimler yaşıyorsa onların mezhebi gibi yaşamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Allah sizlere sabır versin ve yuvanıza huzur ihsan etsin. Kaybettiğiniz yakınlarınız için Rabbim rahmet eylesin, sizi de bu duygusal zorluklarınızda teselli etsin. Evlâtların cinsiyeti, Allah’ın takdiri ve hikmeti doğrultusunda şekillenir. Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor: “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini yaratır. Kimi dilediğine kız çocukları, kimi dilediğine erkek çocukları ihsan eder. Yahut hem erkek hem kız çocuklar verir ve dilediğini kısır bırakır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeye güç yetirendir.” (Şûrâ, 42/49-50) Allah, sizin için en hayırlısını takdir etmiştir. Bu noktada bir ebeveyn olarak erkek evladınızı bir lütuf ve emanet olarak görmek, bu kırıklığı aşmak için önemli bir adım olacaktır. Hissettiğiniz kırıklık, sizin yaşadığınız kişisel süreçlerden ve geçmişteki duygusal eksikliklerden kaynaklanıyor olabilir. Bu tamamen insani bir durumdur ve Allah’a yönelerek bu duyguların üstesinden gelmek mümkündür. Erkek evladınıza sevgi ve şefkatle yaklaştıkça bu duygularınızın yerini mutluluk alacaktır. Evladınıza isminizi seçerken sevdiğiniz ve duygusal bağ kurabileceğiniz bir isim seçmek, aranızdaki bağı kuvvetlendirebilir. Ona baktığınızda, Allah’ın size verdiği bir emanet olarak görüp şükretmek, kalbinizi yumuşatacaktır. Bebekle vakit geçirerek, onunla aranızdaki bağları güçlendirdikçe bu içsel çatışmalar azalacaktır. Allah’a sığınmak, vesveselerinizi ve korkularınızı gidermenin en güzel yoludur. “Allah’ım, bana verdiğin nimetlere şükretmemi ve hayırla kabul etmemi nasip et” şeklinde dua edebilirsiniz. Kalbinizi huzura kavuşturmak için Rabbimizden yardım istemek, korkularınızı aşmanıza vesile olur. Unutmayın, her çocuk Allah’ın bir lütfudur ve ebeveynleri için bir imtihan ve rahmet vesilesidir. Zamanla bu duygularınız yerini oğlunuzla yaşayacağınız mutluluklara bırakacaktır.
Çocuk, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. O nimete sahip olmak da her mü'minin tabii ve helal arzusudur. Allah Teâlâ’nın bir hikmeti gereği çocuk sahibi olamayan Müslüman’ın sabretmesi, dua etmesi gerekir ama belli bir noktadan sonra tıbbın sunduğu imkânlardan istifade ederek çocuk sahibi olmayı istemesinde hiçbir sakınca yoktur. Kalp krizi geçirenin tedavi olmasına nasıl bakıyorsak bu tedaviye de öyle bakarız. Maalesef bu alanda ahlâk zafiyeti hatta iman zafiyeti yaygın bir yanlış işlerin oluşmasına sebep olmuştur. Özellikle Müslüman ve Allah’tan korkarak mesleğini icra eden bir doktor bulduğunuzda tedaviyi olun. Kadına yönelik işlemlerde kadın doktoru özellikle arayın. Genel olarak şu kurallara dikkat ederseniz biiznillah helal bir iş yapmış olursunuz: Keyfi bir tedavi olmasın. Evlendikten iki ay sonra tüp bebek tedavisi istemek gibi bir keyfilik olmamalıdır. Doktorlar açısından başka bir çare yok dendikten sonra bu kararı verin. Özellikle kadın açısından kadın personel varken erkek personelin müdahalesine razı olmayın. Sperm çıkarıp elde etmede haram bir yöntem denemeyin. Kadın yumurtaları ve erkeğin menisini kontrolsüz bir şekilde hastaneye terk etmeyin. En güvenli yeri ve yöntemi muhakkak araştırın. Eşiniz ve sizin dışınızda hiçbir insana sizin parçalarınız verilmemeli, size kimsenin parçası verilmemelidir. (Buradaki parça sözcüğü, yumurta ve meni için kullanılmıştır.)
Haccı daha kısa günlerde yaparak bir tedbir alabilirsiniz. Orada dua ederek çocuğu manevi korumaya alabilirsiniz. Gitmeden kaynana iltifatlar ederek onu rahatlatabilirsiniz. Sık sık arayarak takip ettiğinizi hissettirebilirsiniz… Bence gidin, tertemiz olup geri gelin. Gerisi kolay… Allah kabul etsin.