Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Rabbim sizlere af ve afiyet versin. Benim teyzemin benden altı ay küçük oğlu var ve babaannem ısrarla annemin onu emzirdiğini söylüyor. Annem hatırlamıyor ama annem normalde de bazı şeyleri hatırlamaz, unutkanlık vardır, babaannem de yaşlı olmasına rağmen aklı gayet yerinde ve unutmaz hastalık olmadığı takdirde, hatta teyzemin nereye gittiğini an be an anlatıyor, şu an şahitlik durumu olduğu için süt kardeşi sayılıyor muyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Büyük çocuğun süt emmesi ile evlatlık oluşmaz. Hanım kardeşimizin izleyeceği o yol uygun değildir. Doğurup büyüterek annelik hazzını yaşamalıdır.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Yetimle ilgilenmek onu muhakkak eve almak değildir. Siz evinize kaç yetim alabilirsiniz ki? Başkasının doğurduğu asla sizin evladınız olamaz. Bunu unutun. Ancak aldığınız çocuğu iki yaşını bitirmeden emzirirseniz onun sütannesi olursunuz, eşiniz de sütbabası olur. O zaman evinizde evlat olarak kalır ama yine de mirasınızı siz öldükten sonra alamaz. Tek çareniz emzirebileceğiniz bir çocuk almanızdır. Unutmayın, iki yaşını bitirmemiş olacak. Emzirmeniz de sizin memenizden çıkan sütle olsun yeter. Yani bir cihazla memenizden alıp onun ağzına koyabilirsiniz. Bunu beş kere yaptığınızda o sizin evladınızdır artık. Allah Teâlâ size yardım etsin.
a. Tıbbi kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile memeden gelen sütün tek kaynağı kadının doğumu değildir. Doğumla bağlantılı organları kadar beyinle alakalı noktalar da bulunmaktadır. Hormonlar süt ürettiği kadar kadının duygusallığı, psikolojik etkenler de süt nedeni olabilmektedir. Bu da şu demektir: Hamile kalmamış hatta evlenmemiş bir kadından da süt gelebilir. Önce bu durumu tespit etmiş olalım. b. Doğum yapmış bir kadından gelen süt veya hamile kalmamış bir kadından gelen süt aynıdır. İkisi de onu emen veya o süt midesine inen çocuk açısından annelik/evlatlık ilişkisini oluşturur. Mühim olan süttür, annenin konumu değildir. c. Kadından çocuğun midesine geçen sütün direkt memeden emilmesi veya memeden bir yolla alındıktan sonra çocuğa mesela biberonla verilmesi süt evlatlığı bağlantısı açısından aynıdır. d. Kadının çocuğa aktarılan sütünün miktarı bakımından Hanefi mezhebi fukahası az/çok ayrımı yapmamıştır. Adına “süt emme” denebilecek her miktar için kural oluşmuş kabul edilir. İhtiyaten bu kuralla hareket edilmelidir. e. Süt ilişkisi oluşması açısından anne için (emziren kadın için) bir yaş tahdidi yoktur ama emecek çocuğun YİRMİ DÖRT AYI geçmemiş olması gerekir. Bu zaman dilimini aşan çocuk süt emse de bu bağ oluşmaz.
Selamünaleyküm. Kaşıkla da olsa süt emme yaşı olan yirmi dört ay içindeki süt emme kardeş yapar. Dolayısıyla kardeşsiniz.
Kızım, belki şuradan buradan bir olur bulursun bu işe. Evlendikten kısa bir zaman sonra da şeytan seni adeta delirtir ve geri dönüşü olmayan bir bataklığa saplanıp kalırsın. Vazgeç ve başka biri ile evlen. Tek değil ya amcaoğlun!
Süt emmenin yirmi dört ayı geçmemiş olması gerekir. Ve belli bir oranda mesela emdi bıraktı denecek oranda emzirilmesi gerekir. Buna göre hareket edilmelidir. Fukahanın önemli bir bölümü kadının sütünün hamilelikten kaynaklanmasının şart olmadığını söylemiştir. Süt hormonu sağlayan bir uygulama ile kadının göğsünden süt geliyorsa direkt memeden veya bir kaba konarak kaptan çocuk onu içince sütanneliği gerçekleşir. Kadın sütanne olunca da mahremiyetle ilgili kurallar gerçekleşir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus gelen nesnenin KADINDAN GELEN SÜT olmasıdır. Süt gibi bir şey olması yeterli olmaz.
emzirmek konusundaki diğer fetvalar
İki yaşından küçük bir çocuğu hanımızın emzirmesi dışında evinize alabileceğiniz bir çocuk yoktur. Yetim de olsa evlatlık gibi bir çocuk alma dinimizde yoktur. Ancak eşinizin süt emzirdiği bir çocuğu alabilirsiniz. O da neticede mirasınıza sahip olacak şekilde evinize evlat olmuş olmaz. Sadece mahremiyet sorunu bulunmaz.
Dayınızın oğlu sizin annenizden süt emmiş ise siz de onun kardeşisiniz. Hayır, ablanız onun annesinden süt emmiş ise dayınızın oğlu size yabancıdır, evlenebilirsiniz.
Kadın doğum uzmanının sakıncalı görmediği herhangi bir dönemde gebe kalmanın dinen sakıncası yoktur. Emzirmenin bildiğimiz kadar ile gebe kalmaya olağanüstü durumlar dışında etkisi olmuyor. Dinen de sakıncası yoktur.
Kızınızın belli süre diliminde bir kadından emmesiyle o kadınla arasında, kızınız için geçerli olacak yeni bir fıkhi mahremiyet bağı oluşturmuştur. Ancak kızınızın emdiği kadının, kızınızın sütannesinin olması, sizinle o sütanne arasında mahremiyet oluşturmaz. Yabancı bir kadınla aranızdaki mahremiyet ilişkisine nasıl dikkat ediyorsanız kızının sütannesine de aynı derecede dikkat etmelisiniz.
Bir çocuk, bir kadının sütü emdiğinde o kadının bütün çocukları ile kardeş olur. Onlarla evlenemez.
Bu kız sizin, süt yoluyla yeğeninizdir. Hiçbir şekilde evlenemezsiniz. Bunu unutun.