Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sevgili hocam, sizin de bildiğiniz üzere şu anda evlerimiz öyle bir hale geldi ki, tam bir kukla evi gibi oldu; süs eşyaları vs. Elinizi öper 21 aylık da bir kızımız var. Yaşının da vermiş olduğu haliyle tam yaramazlık zamanı. Çocuk o eşyalarla oynamak istiyor doğal olarak ve biz aman oynama, aman şöyle yapma gibi telkinlerle uyarıyoruz, yeri geldi mi de sert ifadeler de kullanılıyor. Bilmiyorum haklı mıyım ama bu çocuğa zulümdür diyorum. Hem çocuğun göreceği yerleri süs eşyalarıyla dolduracaksın hem de oynama diyeceksin. Veyahut da bu bir çay içme esnasında da oluyor; çocuğun önünde çay içiliyor, 1 bardak içiyor sonrasını da istiyor biz de vermiyoruz, diyorum ki biz de içmeyeceğiz, biz içersek o da içer. Bana abartıyorsun diyorlar ama ben de size danışmak istedim hocam; çok mu abartıyorum yoksa olması gereken bu mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuda annenin kızma hakkı yoktur. Senin inancın gereği, çocuğunun da sağlığı gereği sen haklısın. Muhabbet ihtiyacınızı onlar size gelerek karşılayın. Kendinizi haklı olduğunuz bir şeyde güçlü olmaya alıştırın.
Eşiniz için belki çok bir müdahale yapamazsınız ama çocuklarınız için yapabileceğiniz şeyler olabilir. Onların oyun oynamakla alakalı durumlarına savaşarak kendinizi yormayın. Siz enerjinizi, onlara oyunun dışında da güzel ve eğlenceli bir dünyanın var olduğunu göstermeye, sosyal olmanın önemi ve güzelliğini göstermek üzerine harcamaya gayret edin. Güzel alışkanlıklar, çirkin alışkanlıkların gücünü zayıflatır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Çocuklardaki bu durumun ilaçlı tedavisi yoktur. Her çocuğun buna benzer çıkmazları olabilir. Sabırla beklemekten başka çaresi yoktur zannederim. Çocuğu iterek yatağında uyutabilirsiniz ama size karşı kırık tarafları kalabilir. Biraz daha sabredin, eşinizi ikna etmeye çalışın. Gündüz yorulmasını sağlayın, kendisi erkenden yatmak istesin. Anaokuluna başlayınca değişmesi muhtemeldir. Allah yardımcınız olsun.
1- Ayrılık durumunda çocuğun velayeti annede olur yani çocuk annenin yanında kalır. Annede mahkemenin veya bilirkişinin takdir edeceği özel bir sorun varsa ikinci bir veli aranabilir. Bilhassa kız çocukları annede kalır. Anneden sonra da yine anneanne gibi birinin yanında kalır. Siz baba olarak çocuk baliğ olduktan sonra size gelirse onu alabilirsiniz. Genel kural böyledir. 2- Baba olarak çocuğunuzun masraflarına katkı sağlamanız vicdanen gerekli olduğu gibi dinen de gerekendir. 3- Mehir, eşinizin sizinle gerdeğe girdiği gece hak ettiği hakkıdır. Daha sonra şu veya bu özürle bunu yok saymanız mümkün değildir. Onu vermeli idiniz. Eşinizin üzerinden bu saatten sonra kan aktı akmadı diye konuşmanız hiç uygun değil, böyle konuşmayın. 4- Size verilen borcun miktarı ne kadar ise onu aynen geri verin, fazlasını vermeniz gerekmez.
İki yaşından küçük bir çocuk alınız. Onu anne olacak kişi emzirsin. Sütünü başka bir aletle çekip biberonla ağzına akıtmayla da olsa emzirsin. Bu emzirme dört beş kahve fincanı kadar olsun. Artık o çocukla aranızda hiçbir mahremiyet sorunu yoktur. Kendi doğurduğunuz gibidir. Kendi doğurduğunuzla ne olacaktı iseniz siz ve eşiniz için o odur. Sadece mirasınızı alması ona helal olmaz. Onu da önceden ona devrederek çözersiniz. Ona söyleyip söylememe meselesini onun ileri yaşlarında bir pedagog/psikolog nezaretinde çözersiniz. Şu anda bunu düşünmeniz gerekmez. Dinen ise onun sütannesi/sütbabası olduğunuzu söylemeniz gerekir. Bunun yaşını pedagogla görüşerek belirlersiniz. İnsanların kendi doğurdukları ile yaşadıklarını duyuyorsunuzdur. Bu muhtemel yavrunuzun da size neler getirebileceğini bilemezsiniz, siz her şeye hazır olun. Onu şımarık bir puta çevirmemeye bakın ki sizi de çiğnemesin ileride. Allah Teâlâ yüreğinize rahatlık versin.
Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
çocuk yetiştirmek konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Endişeleriniz imanınızdan kaynaklanıyor. Sürekli olmalı bu endişeniz. Allah yardımcınız olsun. Size şunları tavsiye edebiliriz: a- Yavrunuz kadar kendinizi de düşünün. Çocuk yetiştirilemez bir yerde siz kendinizi nasıl korursunuz? b- Yavrunuz biiznillah doğsun, ona iyi bir anne olun. Umudunuzu bitirmeyin, gün doğmadan neler doğar bilemezsiniz. Siz heyecanla görevinizi yapın. Yarına Allah kerimdir. c- Şimdiden ve sürekli bir çevre oluşturma gayreti içinde olun. Orada oluşturun. Dışarıdan iletişimle de olsa destek alın. Kitap okuyarak kendinizi geliştirin. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz. Yavrunuz mübarek olsun.
Önce Allah'a iman etmenin gereğini adım adım öğretin. Her gün bir konu açıp bunu kökleştirin. Ardından ibadetleri yavaş yavaş öğretin. Namazdan başlayın. Orucu anlatın. Bu arada imanı anlatmaya devam edin. Soracağı sorular çok önemlidir. Her sorusuna onun anlayacağı şekilde cevaplar vermeye çalışın. En son da Kur'an okumayı öğretin. Bunların yanında yapmanız gereken en önemli şey onlara Müslüman insanları göstermenizdir. İslam'ı kâğıt üzerinde değil örnekler üzerinde gösterebilirseniz işiniz kolay olur. Bir de çocukta göreceğiniz soğukluk, anlamam gibi durumlarda hiç bunalmayın, kızmayın, onlar geçicidir.
Selamünaleyküm. Beş yaşına kadar örnekliğiniz en iyi eğitimdir. Beş yaşından sonra yavaş yavaş ibadetleri öğretin, uygulatın. Sizin veya babasının Kur'an öğretmesini tavsiye etmem. Bir başkasına bu işi yaptırmanız daha yararlıdır. Ankara'da ÇATIDER isimli bir dernekte bu tür faaliyetler yapılıyor. 25 Kasım'da o dernekte bir sohbetimiz olacak.