Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Allah için bana akıl verin ben de size dualar edeyim. Annem ve babam benim onlarla beraber oturmamı istiyorlar. Çocuklarım oldu. Hanımımla onlardan habersiz bir kahvaltı bile yapma fırsatım olmuyor. Annem beni ve eşimi bir gün izlemese sanki çıldırıyor. Benim desteğime hiçbir ihtiyaçları da yok. Zaten dört erkek kardeşiz. Ben en küçüğüm diye böyle yapıyorlar. Benim param da var, kendim bir ev kuramaz mıyım? Allah için bana akıl verin.
Cevap
Benzer fetvalar
Anne ve babaya bakmak çocukların görevidir. Kendileri de muhtaç durumda olmadıkça bu görevde kız veya erkek aynıdırlar. Namaz kılmak nasıl herkesin sorumluluğu ise anne ve babaya muhtaç olduklarında bakmak da öyledir. Anne ve babaya ya da ikisine bakarken yükümlülük nasıl paylaşılacaktır sorusuna âlimlerimiz farklı cevaplar vermişlerdir. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh kardeşler eşit şekilde paylaşırlar demiştir. Bazı âlimler mirastaki paya göre demiş bazıları da varlık durumlarına göre bir paylaşım yapabilirler demişlerdir. Siz de böyle bir paylaşım imkânı olmayacağı için yük size kalacaktır, sevap da size kalacaktır. Kardeşlerinin sorumluluk almaktan kaçınmaları senin sorumluluğunu kaldırmaz. Yapabildiğin kadar yap. Evet, çocuklarını aç bırakmak gerekmez ama yapabileceğini de ihmal etme. Kardeşlerinin payına düşen yükümlülüğü yarın onlardan tahsil etmeyi de düşünebilirsin. Yapabiliyorsan onları mahkemeye vererek de alacağını tahsil edebilirsin ama sen Allah’tan bekleyen ol, kalbin huzur bulsun. Onları yaratanları ile baş başa bırak. Özellikle de anneye hizmet bizim kulluğumuzun en büyük imtihan ve kazançlarındandır, bunu kaybetmemeye bakın. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın, kalbinize huzur versin. Âmin.
Babanızla ilgili bilgileri olduğu gibi kabul ederek bu çerçevede tespit ve tavsiyelerimiz olacaktır. Babanızın yaptığı davranışlar ve söyledikleri, İslam'ın öğretileriyle bağdaşmamaktadır. Bir baba, ailesine bakmak, onlara merhametle yaklaşmak ve haksızlık yapmaktan uzak durmakla yükümlüdür. Ancak, babanızın bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi sizin İslamî görevlerinizi değiştirmez. Ailenize olan sorumluluklarınız, sizi evlenmekten alıkoymamalıdır. Şayet yanınızdaki kardeşlerinizin ihtiyaçlarını organize edebilecek bir sistem kurabilir ve yeni bir aile hayatına adım atarsanız, bu hem sizin hem de onların yararına olabilir. Evlenmek, hem dininizi tamamlamanızı sağlar hem de psikolojik olarak size destek olacak bir yoldaş sunar. Babanızın amacı sadece maddi menfaatlerini sürdürmekse ve bu konuda haksız yere sizi baskı altına alıyorsa, babanıza karşı gelmeden ama bağımsız bir karar alarak evlenmek sizin hakkınızdır. Bu, ona karşı bir isyan değil, kendi hayatınızı İslamî ölçülerde sürdürme hakkınızdır. Evlendikten sonra da imkânlar elverirse kardeşlerinizin ve annenizin ihtiyaçlarına destek olabilirsiniz. Yalnız burada dengeyi kurmak önemlidir. Ailenizde aklıselim bir birey ya da güvendiğiniz bir büyüğünüz varsa, arabulucu olarak onları sürece dâhil edin. Kararınızda Allah’tan yardım dilemek için dua edin ve istihare yapın. Rabbimizin rahmetiyle yolunuzu aydınlatmasını isteyin.
Annen elden etekten düşmüş durumda ise yani siz olmadan yaşayamayacak hâlde ise kimseyi dinlemeyecek ve yanına gideceksin, hizmetini yapacaksın. Böyle bir durumda eşin evde evinizi ikame ettirecek sen de hem oraya hem annene devam edeceksin. Böyle bir durumdan Allah seni muhafaza buyursun. Eğer annenin durumu böyle değilse yani kendi hizmetini görebiliyorsa o zaman onun istediği gibi yaşamasına müdahale etme. Bırak istediği evde kalsın. İşten dönerken uğra elini öp, her seferinde bakkaldan bir ihtiyacını getir. Duasını al. Böylece sen vazifeni yapmış olursun. Onun da istediği yalnız yaşamaktı ise o da gerçekleşmiş olur. Buna sabredebilirsen Allah sana başka kolaylıklar açacaktır. Allah yardımcın olsun.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Anne babaya iyilik etmek, onların gönlünü hoş etmek büyük bir erdemdir. Ancak bu, insanın kendisini tamamen tüketmesi anlamına gelmez. Allah’ın sana verdiği yetenekleri, ilmini, zamanını da doğru kullanmalısın. Bu yüzden aileye hizmet etmekle kendi hedeflerin arasında bir denge kurman gerekiyor. Bu dengeyi sağlamada sana birkaç tavsiyede bulunabilirim. Anne baba hakkı, insanın elinden geleni yapmasını gerektirir fakat yapamayacağı şeyler için kendini zorlamasını emretmez. Anne babanın makul istekleri yerine getirilmelidir. Ama bir insanın kendi hayatını ihmal etmesine sebep olacak ölçüde beklentiler varsa burada bir dengeleme yapılması gerekir. Allah, kulundan önce kendi sağlığını, eğitimini, dengesini korumasını ister. Çünkü kendini tüketen biri uzun vadede ne ailesine ne de çevresine faydalı olabilir. Vicdan azabı çektiğinde, "Ben elimden geleni yapıyorum ama her şeye yetişmem mümkün değil." diye düşünerek kendini rahatlatabilirsin. Anne ve babanla iletişimde daima saygılı ve nazik bir üslup kullan. Bu, onların seni anlamasını kolaylaştıracaktır. Örneğin, "Babacığım, senin için tatlı yapmayı çok seviyorum ama her gün yapmam zor oluyor. Haftada birkaç gün yapayım, en sevdiğin tatlıları yapmaya özen göstereyim." gibi ifadelerle yaklaşabilirsin. Bu sayede hem ona değer verdiğini gösterir hem de kendine alan açarsın. Allah, ailenizle aranızdaki muhabbeti artırıp sizi hayırlı işlerde muvaffak kılsın.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Asıl olan mübah olmasıdır. Mübah, kulun yapıp yapmamakta serbest olduğu şey demektir. Ayrıntılı olarak ele alırsak şu hükümleri sayabiliriz: - Farz olabilir. Bir farzı yerine getirebilmek için gerekiyorsa telefon da farz olur. Anne babaya hizmet için şart olması gibi bir durum buna örnek verilebilir. - Mekruh olur. Kullanımı ile ortaya çıkan işin kendisi mekruh ise telefonun kullanılması da mekruhtur. - Haram olur. Kullanımı ile ortaya çıkan iş haram ise telefon da haram olur.
İlke olarak bilmemiz gereken şudur: Allah’ın yarattığı şekli kalıcı olarak değiştirmek haramdır. Ciddi bir sağlık nedeniyle bu haram kuralına karşı bir ruhsat oluşabilir. Kadının kısırlaştırılması bu nedenle haramdır ancak hamile kalması durumunda onu hamileliğini sürdüremeyecek veya ilaçla tedavisi mümkün olmayacak ağır sıkıntılara sebep olacak şekilde hasta edecek bir durum oluştuğu uzman güvenli bir doktor tarafından tespit edilirse kısırlaştırma caiz olur. Bu durumun herkesin kendi durumu için özellikle öğrenilmesini tavsiye ederiz.
Annenin yirmi dört ayı dolmadan önce süt emzirdiği çocuk senin kardeşindir. Onun kardeşleri ise senin kardeşin değildir.
Sadaka belaları defeder, böyle inanıyoruz. Kurban da bir ibadettir ve sadaka çeşitlerinden olabilir. Ancak, ŞU SIKINTIDA KURBAN KESERSEN SIKINTIN GİDER şeklinde kesin bir dini bilgimiz yoktur. İnsanların ete çok muhtaç oldukları bir zamanda kurban kesip et dağıtmak iyi bir sadaka olduğu için belayı defedebilir ama bu dönemde et birinci derecede muhtaçlara verilebilecek bir sadaka çeşidi değildir. Kimi durumlarda basit bir çocuk bezi bile etten daha değerli olabilmektedir. Bu sebeple o günde hangi ihtiyaç daha önde duruyorsa sadaka olarak onu öne çıkarmak en güzeli olur. Bunu da sadaka ibadetine niyet ederek yapmak gerekir. Belanın gitmesi için ödenecek bir vergi anlaşılırsa sadaka olma özelliğini yitirebilir.
a. Helal yiyin için. b. Helal ailesi olun. c. Helal oturun kalkın. d. Helal konuşun. e. Helal uyku uyuyun. f. Helal seyahat yapın. g. Helal akrabalık yapın. h. Helal muhabbetler yapın. i. Helal nefes alın. Bunlar yeter.