Fetva Meclisi
Soru
Allah nasip ederse bir evladımız olacak. Henüz sürecin başlarındayız. Ancak Peygamberimizin (s.a.v) hadisinden yola çıkarak, anne karnında olan çocuğumuza nasıl bir eğitim vermeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Birinci, ikinci, üçüncü ve ellinci göreviniz, çocuğun annesi haram ve şüpheli bir lokmayı ağzından geçirmesin. Gözü haram görmesin, kulağı haram duymasın. İbadet aksatmasın. Gerisi kolay işlerdir.
Aleykümselam. Öyle düşünmeyin. Eğer Allah Teâlâ bir sıkıntı vermiş ardından da şifa yaratmış ise onu aramak da vazifemizdir. Olmuyor denecek bir zamanı geçirip geçirmediğinizi iyi tespit edin, gerekiyorsa da helal olan yöntemlere başvurun. Allah yardımcınız olsun.
Tuvalet gibi bir yerde olmamak şartı ile bilgisayardan Kur'an dinleyebilirsiniz. Yalnız çocuğunuzun etkileneceği sizin veya annesinin ağzından çıkacak olandır. Buna güvendiğinizden fazlasını da duanıza ve salih amellerinize güvenin. Allah yavrunuzu bu ümmete bağışlasın. Nurlu bir hayatı olsun. Size şefaatçi olsun.
Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.
Cihat hayatı Allah'a teslim etmek demektir. Bugünkü cihadınız kendinizi yetiştirmek ise yarınki cihadınızın ne olacağı o zaman belli olacaktır. Tamam çocuk yetiştirmek iyi bir fikir ama o anda siz ve gündeminiz ne olacak belli değildir. En güzel planınız, yarının her şeyine hazır olmak olmalıdır. Yarın karşınıza bin bir çiçeği ile çıkacak bir dünyaya siz sadece çocuk yetiştirmek ve mal infak etmek üzere hazırlanırsanız ayazda kalırsınız. Daha gerçekçi ve daha geniş düşünmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
anne konusundaki diğer fetvalar
İlke olarak bilmemiz gereken şudur: Allah’ın yarattığı şekli kalıcı olarak değiştirmek haramdır. Ciddi bir sağlık nedeniyle bu haram kuralına karşı bir ruhsat oluşabilir. Kadının kısırlaştırılması bu nedenle haramdır ancak hamile kalması durumunda onu hamileliğini sürdüremeyecek veya ilaçla tedavisi mümkün olmayacak ağır sıkıntılara sebep olacak şekilde hasta edecek bir durum oluştuğu uzman güvenli bir doktor tarafından tespit edilirse kısırlaştırma caiz olur. Bu durumun herkesin kendi durumu için özellikle öğrenilmesini tavsiye ederiz.
Birini tercih etme hakkın hiçbir zaman olamaz. Sen ikisinin de çocuğusun ve öyle öleceksin. Bu sebeple sana göre biri diğerinden ağır olamaz. Ancak birine yetebileceğin bir pozisyon olur da çaresiz kalırsan, o anlığa mahsus olmak üzere annenin önceliği olur. Genel olarak olmaz.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Büluğ çağına ermiş ve akıllı bir insanın kendi evini kurması hakkıdır. Anne babanın reşit bir erkek çocuğunu ev kurmaktan men etme hakkı yoktur. Özel bir sağlık sorununuz yoksa evinizi kurabilirsiniz. Anne babanın hizmetini görmek, onlara asi olmamak başka şeydir, hayata girip yol almak başka şeydir. Anne babanızın hizmetini görün, evinizi de kurun, herkes gibi siz de evinizin idarecisi olun. Yeter ki bu esnada onlara karşı incitici bir söz sarf etmeyin, onların bir hizmeti eksik olmasın. Onlar ilk günler tepki gösterseler de siz alttan almaya devam edin. Bu arada da kesinlikle eşinizi bu işe karıştırmayın. Bu sorumluluk sizindir. Böyle yapın. Vebaliniz olmaz biiznillah.
Asıl olan mübah olmasıdır. Mübah, kulun yapıp yapmamakta serbest olduğu şey demektir. Ayrıntılı olarak ele alırsak şu hükümleri sayabiliriz: - Farz olabilir. Bir farzı yerine getirebilmek için gerekiyorsa telefon da farz olur. Anne babaya hizmet için şart olması gibi bir durum buna örnek verilebilir. - Mekruh olur. Kullanımı ile ortaya çıkan işin kendisi mekruh ise telefonun kullanılması da mekruhtur. - Haram olur. Kullanımı ile ortaya çıkan iş haram ise telefon da haram olur.
Çocuğun anne babasını üzmesinin vebali büyüktür, ahiret azabının en büyük sebeplerinden biridir. Bunun yanında “mü'min olduğu sürece” günahkâr olması, ebeveynini üzmesi bir insanın mirastan mahrum edilmesine sebep olmaz. Çünkü insan iyi dindar olması ile değil soy bağı ile mirasçı olur. Bu nedenle öyle bir vasiyetin hükmü yoktur.