Fetva Meclisi
Soru
Annem ve babam ayrılar. İkisine de hizmet etmek istiyorum ama hangisinin yanında olsam diğeri hak koyuyor. Tercihim kimden yana olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Erkek kardeşiniz varsa o bu sorumluluğu almalıdır. Erkek yoksa bütün kardeşler bir aile meclisi oluşturun, görev taksimi yapın, yükü aranızda bölüştürün, zamana ve kişilere yaydığınızda daha rahat olur.
Annen elbette annendir, annendir, annendir. Baban ise kusurludur. Sen babana karşı sevgi beslemekte zorlanabilirsin. Bunda da haklısın. Ama kavga etme. Sosyal ilişki düzeyinde de olsa ilişkini sürdür. Bırak ahirette alacağın olsun. Daha kazançlı olursun.
-Sen ikisine de iyi davran. Aralarındaki kavgayı yok kabul et. -İkisini bir arada tutman mümkün değilse sana haram olmayan bir işi emredeni tut. Diğeri ile sürtüşme. -Her durumda eşit duruyorlarsa sen anneden yana ol, babanla da sürtüşme.
Ailede böyle bir konu iddialaşmaya kaydı ise aile rahatsız demektir. Keşke bir tartışma ortamı oluşmadan bunu çözmüş olsa idiniz. Zira bu tartışmanın ne haklısı vardır ne de haksızı; iki taraf da haklıdır, ikisinin de muhatabı alacaklıdır. İki elin bir araya gelince ses vermeleri gibi bir durumdur bu. Netice olarak erkek, eşi istemese bile ona hizmetçi tutmalıdır. Yeter ki, gücü buna yetsin. Kadın da şu fani dünyada onun için en büyük şeref olan doğurup anne olmayı eşine baskı yaparak istiyor olmalıdır. İkisi de tartışarak kaybediyor bunların. Acilen bir adım geri gelmeliler ve eve yeni bir bebek ve bir hizmetçi getirmelidirler.
Eşin haklı değilse de şeytan onu ele alıp kışkırtmadan sen dengeyi kur. Annen de sabah gel yeter dediğine göre bu kıvılcım ateş olmadan söndür onu.
Bir annenin çocuklarına mirastaki haklarından vazgeçmesini emretme hakkı yoktur. Böyle bir talep de bulunur çocuk da itaat etmezse çocuk için anneye asi olmak gibi bir günah olmaz. Nezaketinizi ve saygınızı bozmadan annenizin bu talebini reddedin. Diğer evlatlık hukukunu hakkıyla işletin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun anne babasını üzmesinin vebali büyüktür, ahiret azabının en büyük sebeplerinden biridir. Bunun yanında “mü'min olduğu sürece” günahkâr olması, ebeveynini üzmesi bir insanın mirastan mahrum edilmesine sebep olmaz. Çünkü insan iyi dindar olması ile değil soy bağı ile mirasçı olur. Bu nedenle öyle bir vasiyetin hükmü yoktur.
a. Helal yiyin için. b. Helal ailesi olun. c. Helal oturun kalkın. d. Helal konuşun. e. Helal uyku uyuyun. f. Helal seyahat yapın. g. Helal akrabalık yapın. h. Helal muhabbetler yapın. i. Helal nefes alın. Bunlar yeter.
Allah Teâlâ mübarek kılsın, mü'min, mücahit, âbid bir insan olsun. Size de ona da afiyetler versin. Emzirebilirsiniz de bir zararı olmaz.
İlke olarak bilmemiz gereken şudur: Allah’ın yarattığı şekli kalıcı olarak değiştirmek haramdır. Ciddi bir sağlık nedeniyle bu haram kuralına karşı bir ruhsat oluşabilir. Kadının kısırlaştırılması bu nedenle haramdır ancak hamile kalması durumunda onu hamileliğini sürdüremeyecek veya ilaçla tedavisi mümkün olmayacak ağır sıkıntılara sebep olacak şekilde hasta edecek bir durum oluştuğu uzman güvenli bir doktor tarafından tespit edilirse kısırlaştırma caiz olur. Bu durumun herkesin kendi durumu için özellikle öğrenilmesini tavsiye ederiz.
Kelime-i şehadeti kabul edip söylemedikçe Müslüman sayılamaz. Onu söyleyene kadar da tatlı ve ricacı bir dille devam edeceksiniz. Hidayeti için de dua edeceksiniz. Allah Teâlâ kalbini açıp ölmeden iman etmeyi ona nasip etsin.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.