Fetva Meclisi
Soru
Annem Hristiyan ve seksen yaşında. Ona İslam’ı tebliğ ettim beni sessizce dinledi ve teşekkür ederim kızım dedi. Başka bir tepkisi olmadı. Kızım da annemlere gittiğimizde annemin hidayetine vesile olması niyetiyle İslamiyet’ten bahsediyor, annem de dinliyor fakat bir karşılığı olmuyor. Bu durumda onun için ne yapmakla sorumluyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Müslümanlığınızı size mübarek kılsın, elinizi ve dilinizi korusun. Ayağınızı sabit tutsun. Babanızın durumu onun da mü'min olduğu şekline anlaşılıyor. Siz öncelikle babanıza imanını açıklamasını telkin etmeye çalışın. O hayatta iken ikinci kişileri imanına şahit tutmaya çalışın. Ölünce de babanızın iman edip öldüğünü yaymanız gerekir. Becerebilirseniz onun mü'min gibi defnedersiniz. Beceremezseniz yapacak bir şeyiniz yoktur, siz mü'min arkadaşlarınızla cenazesini kılarsınız. Allah Teâlâ annenize de iman nasip etsin.
Hayır, bu günah teşhiri olmaz. Zira siz, o eski kimliğinizle iftihar etmiyorsunuz. Bunu bir eğitim ve tebliğ vasıtası olarak kullanmak istiyorsunuz. Yalnız şunu da bilin ki, bunun da kilitli kalplere bir faydası olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Asla annenle böyle bir konuda tartışma. Zamana yay. Böyle bir konuyu görüşmemek için ilgili ortamdan uzak dur. Değil annenin böyle bir konuda sana ters düşünmesi, o maazallah kâfir bile olsa senin annendir. Annenle annen gibi ol, imanî hayatını da gereği gibi yaşa.
Önce sen kendini ona kaptırmamalısın. Buna çok dikkat et, hem de çok dikkat et. Bu uyarıyı da basite alma sakın. İkinci olarak da, onun için dua et. Üçüncü olarak da bil ki, her şeyin bir vakti vardır. Onun hidayet vaktine kadar sabretmesini bilmelisin.
Selamünaleyküm. Tamamen çılgın bir hatayı anlatıyorsunuz. Annenizle bu konuları konuşmayın, o girse de siz girmeyin. Onu düzeltmeye kalkmayın. Sadece dua edin onun için. Siz düzeltmek istedikçe daha fazla inatlaşacaktır. Annenize dualar edin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Anne baba veya birisi hizmete muhtaç ise erkek ya da kız her çocuğu onun hizmetini yapmak veya hizmet eden bulundurmakla yükümlüdür. Evli olan kız çocuğu ise eşinin ihtiyacını öncelikli tutması gerekir. Anne veya babasına hizmet için eşinin iznini almış olması gerekir. Eşinin de mü'min insan kimliğini koruyan bir idrak ile böyle bir hizmeti engellemesi doğru olmaz. Özellikle annenin kadın gerektiren, babanın erkek gerektiren hizmetlerinde ise anneye kız çocuğunun babaya da erkek çocuğunun öncelikle hizmet etmesi gerekir.
Allah Teâlâ mübarek kılsın, mü'min, mücahit, âbid bir insan olsun. Size de ona da afiyetler versin. Emzirebilirsiniz de bir zararı olmaz.
a. Yanında çocuğu ile ilgilenecek kimsesi olmayan annenin sürekli ağladığı veya güvenlik sorunu olabileceği için çocuğunu kucağına veya sırtına bağlayarak ya da elinden tutup ona güven vererek namaz kılması namaz açısından sakıncalı olmaz, namaz tamamdır. Böyle bir anne çocuğunu sabit bağlayabilirse o şekilde namazını tamamlar. Sabit bağlayamıyorsa çocuğu tutabildiği gibi tutar mesela secdeye inerken çocuğu yere bırakır ve ağlıyorsa bir kere tesbih ederek secdeyi kısa tutup çocuğu tekrar alır. b. Namazda bedenin, elbisenin ve namaz mekânının necasetten arınmış olması şarttır. Aksi durumda namaz sahih olmaz. Bedeninde, elbisesinde veya taşıdığı bir şeyde necaset bulunan namaz kılmamış olur. Örneğin cebindeki bir şişede necaset bulunan namaz kılmamış sayılır. c. Çocuğu, bezinde necaset bulunduğunu bile bile taşıyarak namaz kılan annenin namazı olmaz. d. Bu durumdaki bir anneye namazın özellikle farzlarını eda etmesini tavsiye ederiz. Sünnet namazları böyle durumlarda bırakabilir. Bundan da asla üzülmemeli, bir ibadetten diğerine geçer gibi görmelidir kendisini deriz.
Çocuğun anne babasını üzmesinin vebali büyüktür, ahiret azabının en büyük sebeplerinden biridir. Bunun yanında “mü'min olduğu sürece” günahkâr olması, ebeveynini üzmesi bir insanın mirastan mahrum edilmesine sebep olmaz. Çünkü insan iyi dindar olması ile değil soy bağı ile mirasçı olur. Bu nedenle öyle bir vasiyetin hükmü yoktur.
Bacı, Allah Teâlâ ömrüne ve ameline bereket versin. En güzel kitap olan çocukları okuyorsun ya, neden dert ettin ki? Sen okusan okusan elli yıl daha okursun. Ama o çocuklar biiznillah bir nesil okuyacaklar senin himmetinle. Onların nesli okuyacak… Ve ecirler seni mezarında bulacak biiznillah. Bundan daha yaygın ve kalıcı okuma olur mu? Böyle düşün bacı. Ve şu planı uygula: Farzlardan hiç eksik yapmayacaksın. Haramlardan tam kaçınacaksın. Eşin ve aile huzurun birincil hedefin olacak. Nafile ibadetlerden ikincil olarak yapabildiğin kadar belki az ama öz yapacaksın. Fırsat doğduğu anları iyi değerlendireceksin. Eski okumalarının üçte biri kadar bile okusan yeterlidir. Sen annesin; senin çok vaktin olmaz ama çok işin olur. Kendini rahat günlerinle kıyaslama, bugünün hesaplarını yap. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Birini tercih etme hakkın hiçbir zaman olamaz. Sen ikisinin de çocuğusun ve öyle öleceksin. Bu sebeple sana göre biri diğerinden ağır olamaz. Ancak birine yetebileceğin bir pozisyon olur da çaresiz kalırsan, o anlığa mahsus olmak üzere annenin önceliği olur. Genel olarak olmaz.