Fetva Meclisi
Soru
Benim Hıristiyan arkadaşım var, küçüklükten beri arkadaşız. Dinimizin güzelliklerini onunla yıllardır paylaşıyorum. Ama kendisine “İslam’a karşı ne hissediyorsun?” diye sorduğumda; “Allah’ın olduğunu biliyorum ama bir şey beni engelliyor” cevabını veriyor. İslam’ı kabul etmesini çok istiyorum. Onun için ne yapabilirim hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Onunla evlenmekle dinden asla çıkmazsınız ama başınızı belaya sokabilirsiniz.
Allah’ın kapısı sürekli açıktır, herkese açıktır. Sadece oynayanlara kapalı olur. İmanı bir cennet cehennem meselesi olarak görmelisiniz. Sosyal bir tercih gibi bakmanız çok vahim bir durum olur.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Anlaşılan oğlunuz birinden etkilenmiş veya birileri onu bir ağa takmışlar. Sizin yapacağınız şey tartışmak olmasın. Siz anneliğinizi öne çıkarın; sevin, ilgilenin, beraber olmaya çalışın, hatalarını görmezden gelin, tartışmayın... Böylece sizin dininizi aşamayacağı bir sevgi ve ilgi çemberi içinde tutun onu. Böyle yaparsanız çok geçmeden bulunduğu ortamı terk eder. Sürekli nasihat ederseniz onu daha derinlere itebilirsiniz maazallah.
Bırak bu felsefeyi ve kendini ateşten koru yavrum. Tek kal bu dünyada ama ateşe atılacak bir mümin olarak kalma. Hemen terk et o ortamı ve derslerine bak.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Size düşen, doğru bildiğinizi hatırlatmaktır. Evlat babaya ve anneye karşı sadece uyarma düzeyinde bir ikaz yapabilir. Onu, bu noktadan sonra kendi işiyle başbaşa bırakın.
Bu ayette geçen “Harun'un kardeşi” ifadesi Meryem'in bir erkek kardeşi olmasını yansıtmıyor. Bu bir Arapça tarzıdır. O dönemde iyilerden bilinen biri olan Harun'a nispet edilerek 'sen Harun'un bacısı olacak biri iken..' şeklinde anlaşılmalıdır bu. Bir başka ihtimal de, hadiste geçtiği gibi onların döneminde peygamberlerin adı ile anılma kültürüdür. Bu da neticede aynı yoruma götürür.
Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Dolu olmayan kabtan taşma beklenemez. Siz önce kendinizi yetiştirmeyi becermelisiniz. Dolu dolu bir din bilgisi sahibi olmayı hedefleyin. Bunun için uğraşın. İnsanları ikna etmek gibi engin bir hedefi de küçümsemeyin. Ne iknayı bitirebilirsiniz ne de sizin gücünüz o denli sınırsız denebilecek çapta olur. Haddinizi bilerek iş yapın. Kalbinize gelen vesveselere de aldırmayın. Onlar fırtınalardaki şimşekler gibidir, gelir geçer. Birine takılıp kalırsanız kendinizi helake sürüklersiniz.
Baba, bir insanın Allah'tan sonra en çok medyûn olması gereken bir isimdir. Yani baba, bizim kendisine o veya biz ölünceye kadar borcumuzun bitmediği biridir. Onun Rabbi ile olan ilişkilerindeki arızalar bizim sorumluluk alanımız dışında kalır. Onun yalan gibi hatalarına ortak olmayız, destek olacak tavırlar sahibi olmayız. Sınırlı bir şekilde, kırmadan ve terslemeden yanlışı terk etmesi için uğraşırız. Mümkün olmazsa da biz evlatlığımızı yapar, onu hatası ile baş başa bırakırız.