Fetva Meclisi
Soru
Babam sahur yaparken imsaktan 30 dakika sonra bile bazen yemek yiyor. Ben zamanında onu uyardım. Fakat peygamberimiz zamanında gözle bu işin yapıldığını ve güneşin aydınlığı görüldüğünde imsağın sonlandığını söylüyor. Kısacası ikna edemedim. Oruçlarının kabul olmamasından korkuyorum. Bu konu hakkında bir öneriniz var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah affetsin hepimizi.
Selamünaleyküm. Bu durumda bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah kabul buyursun.
Evet, onları bir takvime bağlayarak yeniden tutmalısınız. Hepsini ayna zamanda tutmanız gerekmez, geniş bir takvime de yayabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah affetsin hepimizi.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz ölçüler, saniyelerle ifade edilebilecek kadar yakın ölçüler olduğu için imsakı geçtiğinizi söyleyemeyebiliriz. İnşaallah orucunuzda sıkıntı yoktur. Allah kabul etsin. Daha sonra bir gün kaza orucu tutarsanız kalbiniz rahat eder.
Mevcut Diyanet takvimi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin emirlerine göre bilimsel yöntemlerle hazırlanmış bir saati göstermektedir. Yanlış olma ihtimali bulunur elbette ama şu anda bilimle gidilen yolda gelinen nokta burasıdır. Bunun dışındaki düşünceler ileri geri konuşmalardan kaynaklanıyor. İbadetlerimizi birilerinin ihtirasına veya heyecanlı sloganlara kurban edemeyiz. Oruç ve siz bir arada iseniz çok dikkat edin. Biz aç kalmıyoruz, ibadet yapıyoruz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu ayette geçen “Harun'un kardeşi” ifadesi Meryem'in bir erkek kardeşi olmasını yansıtmıyor. Bu bir Arapça tarzıdır. O dönemde iyilerden bilinen biri olan Harun'a nispet edilerek 'sen Harun'un bacısı olacak biri iken..' şeklinde anlaşılmalıdır bu. Bir başka ihtimal de, hadiste geçtiği gibi onların döneminde peygamberlerin adı ile anılma kültürüdür. Bu da neticede aynı yoruma götürür.
Önce sen kendini ona kaptırmamalısın. Buna çok dikkat et, hem de çok dikkat et. Bu uyarıyı da basite alma sakın. İkinci olarak da, onun için dua et. Üçüncü olarak da bil ki, her şeyin bir vakti vardır. Onun hidayet vaktine kadar sabretmesini bilmelisin.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Baba, bir insanın Allah'tan sonra en çok medyûn olması gereken bir isimdir. Yani baba, bizim kendisine o veya biz ölünceye kadar borcumuzun bitmediği biridir. Onun Rabbi ile olan ilişkilerindeki arızalar bizim sorumluluk alanımız dışında kalır. Onun yalan gibi hatalarına ortak olmayız, destek olacak tavırlar sahibi olmayız. Sınırlı bir şekilde, kırmadan ve terslemeden yanlışı terk etmesi için uğraşırız. Mümkün olmazsa da biz evlatlığımızı yapar, onu hatası ile baş başa bırakırız.
Sahih bir hadis olarak bu yoktur. Kadınlar aleyhine uluorta üretilmiş sözlerden biri olarak yaygınlık kazanmıştır.
Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.