İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Meryem suresinin 28. ayeti ile ilgili şöyle bir hadis gördüm: “Sahabeden Müğîre b. Şube anlatıyor: Hz. Peygamber aleyhisselam beni, Necran halkına gönderdi. Onlar bana; "Gerçekten siz Kur’an’da 'Ey Harun’un kız kardeşi!' diye bir ayet okuyorsunuz değil mi?” (Bir diğer rivayette “Peygamberiniz Meryem Harun’un kız kardeşidir, diyormuş, doğru mu?” diye sordular.) Ben de “Evet” dedim. Onlar, “Herhalde, Hz. İsa ile Hz. Musa arasında ne kadar zaman geçtiğini de biliyorsunuz.” dediler. Ben Rasulullah aleyhisselamın yanına döndüğümde bunu kendisine anlattım. “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve salih kimselerin ismini kullanıyorlardı...” diye buyurdu. (Bk. Taberî, İbn Aşur, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri). Lakin hocam Hz. Meryem'in annesi kısır değil miydi? Yahut Hz. Meryem'in bir abisi olsaydı bu mübarek silsile bize kadar ulaşmaz mıydı?

Cevap

Bu ayette geçen “Harun'un kardeşi” ifadesi Meryem'in bir erkek kardeşi olmasını yansıtmıyor. Bu bir Arapça tarzıdır. O dönemde iyilerden bilinen biri olan Harun'a nispet edilerek 'sen Harun'un bacısı olacak biri iken..' şeklinde anlaşılmalıdır bu. Bir başka ihtimal de, hadiste geçtiği gibi onların döneminde peygamberlerin adı ile anılma kültürüdür. Bu da neticede aynı yoruma götürür.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bazı peygamberlerin birbirleriyle kan bağı olma konusunda (İbrahim-İsmail-İshâk-Yakup; Zekeriyya-Yahya, Musa-Harun aleyhimüselâm gibi) hiçbir tereddüt yoktur. Yalnız bütün peygamberlerin birbiriyle kan bağı olduğu iddiasını teyit için delil gerekir. Hadisi şerifte, "Ben Meryem oğluna insanların en yakınıyım. Zaten bütün nebiler, evladu allâtırlar. (anneleri ayrı, babaları bir çocuklardır) yer almaktadır. (Müslim, Fedâilu İsâ aleyhisselam, 23659) Ayrıca Miraç hadisinde Peygamberimizin Musa ve Harun kardeşim ifadesini kullanmasını göz önüne alınca bu ifadenin mecaz içerikli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre de "şeriatları farklı olsa da iman kardeşliği; insanları hakkın yoluna davette kardeşlik" olduğu şeklinde anlaşılabilir. Özetle bazı peygamberlerin birbiriyle kan bağı olmakla birlikle bütün peygamberlerin bağı kan değil manevi bağ olan "iman ve Allah'a davet" bağı olarak düşünmenin hem rivayetler hem de tutarlılık açısından daha isabetli olduğunu düşünüyorum.

Hocam Peygamberlerin birbiriyle kan bağı var mıdır? Hz. Âdem’den başlayarak Hz.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadis sahihtir, en muteber kaynaklarımızda bulunmaktadır. Yalnız bu kaynaklar tarandığında, hadisin içinde dikkatten kaçmaması gereken bir gerekçe vardır. O gerekçe de şudur: 'Allah'ın Peygamberinin kızı ile Allah'ın düşmanının kızı bir arada olmaz!' bu gerekçe meseleyi izah etmektedir. Evlendirilmek istenen kız, Ebu Cehil'in kızı idi. Fatıma ile onun bir evde olması ne kadar olabilir bir şeydi? Hadiste vurgulanan budur.Hadisin rivayetlerinde yine dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı daha vardır, o da sizin sorunuzu izah etmektedir: 'Dikkat edin. Ben helali haram, haramı helal yapmıyorum!' undan da anlaşılıyor ki, buradaki yasaklama çok özel bir durumla sınırlıdır.

Selamünaleyküm hocam. Değerli vaktinizi ayırıp soruma cevap verdiğiniz için şimd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.

Selamünaleyküm Hocam. Ben 23 yaşında ailevi hayatıma, yaşantıma göre daha yeni y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.

Hocam selamünaleyküm. Hanımların tesettür modeliyle ilgili bir sorum olacaktı. 1
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Peygamberlerden birinin adının sıradan bir insan gibi anılmasının abes olacağı her mü'minin bilebileceği bir meseledir. Muhakkak bir saygı ifadesi kullanılmalıdır ki, onların imanımızla alakalı bir isim olduklarını beyan etmiş olalım. Yalnız şunu da bilmeliyiz: Nasıl saygı göstereceğimizi biz belirlersek o saygı olmayabilir de. Ulemamızın izlediği yol ne ise biz de onu izlemeliyiz. HAZRET ifadesi, bu ümmetin ilk neslinin kullandığı bir ifade değildir. Bilhassa Arap olmayan halkların kültürleri içinde oturmuş bir kavramdır. Kelime olarak sakıncalı bir kelime değildir şüphesiz. Ne var ki, bu kelime SAYIN; MUHTEREM gibi anlamlar için kullanılırken bariz bir hataya neden olmaktadır. Allah Teâlâ, peygamberlerden biri, sahabelerden biri, meşayıhtan herhangi biri için kullanılırken bu isimlerin her birini eşit duruma getirmektedir. Bunu kabul etmemiz mümkün müdür? Yaygındır diye bir hatayı neden sürdürelim? Allah ve Mevlana kelimeleri için eşit anlam ifade eden bir kavram kullanılabilir mi? Siz de takdir edersiniz ki, ulemamızın edebine uygun olanı kullanmak daha makuldür. Allah için Teâlâ, Peygamber aleyhisselam efendimiz için aleyhisselam veya sallallahu aleyhi ve sellem, diğer peygamberler için aleyhisselam, sahabeden biri için radıyallahu anh, onlardan sonrakiler için de rahmetullahi aleyh kullanmak edebe en uygun olandır. Bunların hepsi için ismin başına bir HAZRET takmanın ne kadar kalbi rahat ettireceğini ise buyurun siz düşünün. Allah’a emanet olunuz.

Selamunaleykum hocam. Programlarınız çok güzel. Yalnız, ben peygamberler hakkınd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususta kitaplarımızda bilgi vardır ama belge olacak nitelikte bir hadis yoktur. Mezkür hadis de zayıftır.

Cennette Peygamber Efendimiz (aleyhisselam) Hz. Asiye ve Hz. Meryem ile evlenece

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.

Hocam dönem dönem eş dost ziyareti sebebiyle şehir dışına çıkıyoruz. Bazılarında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size düşen, doğru bildiğinizi hatırlatmaktır. Evlat babaya ve anneye karşı sadece uyarma düzeyinde bir ikaz yapabilir. Onu, bu noktadan sonra kendi işiyle başbaşa bırakın.

Babam sahur yaparken imsaktan 30 dakika sonra bile bazen yemek yiyor. Ben zamanı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Baba, bir insanın Allah'tan sonra en çok medyûn olması gereken bir isimdir. Yani baba, bizim kendisine o veya biz ölünceye kadar borcumuzun bitmediği biridir. Onun Rabbi ile olan ilişkilerindeki arızalar bizim sorumluluk alanımız dışında kalır. Onun yalan gibi hatalarına ortak olmayız, destek olacak tavırlar sahibi olmayız. Sınırlı bir şekilde, kırmadan ve terslemeden yanlışı terk etmesi için uğraşırız. Mümkün olmazsa da biz evlatlığımızı yapar, onu hatası ile baş başa bırakırız.

Konuştukları genel olarak yalan olan babamıza karşı tavrımız nasıl olmalı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce sen kendini ona kaptırmamalısın. Buna çok dikkat et, hem de çok dikkat et. Bu uyarıyı da basite alma sakın. İkinci olarak da, onun için dua et. Üçüncü olarak da bil ki, her şeyin bir vakti vardır. Onun hidayet vaktine kadar sabretmesini bilmelisin.

Benim Hıristiyan arkadaşım var, küçüklükten beri arkadaşız. Dinimizin güzellikle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sahih bir hadis olarak bu yoktur. Kadınlar aleyhine uluorta üretilmiş sözlerden biri olarak yaygınlık kazanmıştır.

'Kadınlarla istişare edin fakat dediklerinin tersini yapın' hadisi sahih midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Türkiye Müslümanları genellikle Hanefî mezhebini esas alarak namaz kılmaktadırlar. Ne kadar iyi bir namaz kılındığını, hatasız olmasına, huşuuna dikkat edilip edilmediğini sorgulama durumunda değiliz ama esas alınan Hanefî mezhebidir. Sizin belirttiğiniz farklılıklar Hanefî mezhebi ile diğer mezhepler arasındaki farklılıklardır. Zikrettiğiniz başlıkların hiçbirinde namazın kabul olmasını etkileyecek bir sıkıntı yoktur. Ne eski yaptığınızda ne de yeni yaptığınızda namaza zarar veren durum yoktur. Yatsı ve ikindi namazı ile alakalı durumda da sıkıntı yoktur. Şuna dikkat etmelisiniz: Hanefî mezhebine göre dediğimiz namaz şekli kesinlikle Sünnet dışı değildir. Peygamber alayhisselam efendimizden bize aktarılan farklı uygulamaların sonucu olarak o farklılıklar bulunmaktadır. Her iki türlü de yapıldığında namaz kılınmış ve Peygamber aleyhisselam efendimize ittiba edilmiş olunur. Kalbiniz mutmain olsun. Şu kadar ki, bu tür meselelerde ilmi ile bilinen birine tabi olmanız daha kurtarıcıdır. Komşu olması yeterli olmamalıdır. Namaz gibi bir ibadeti ulu orta eda edemeyiz. Dikkatli olmalıyız ve ilme göre hareket etmeliyiz. Allah yardımcımız olsun.

Biz yıllar önce komşumuzdan, yatsı namazının ilk dört rekat sünnetinin olmadığın

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.