Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Değerli vaktinizi ayırıp soruma cevap verdiğiniz için şimdiden Allah razı olsun. Sorum şu: "Resulullah’ın (aleyhissalâtü vesselâm) minberde şöyle söylediğini işittim:"Benî Hişam İbnu'l-Mugire ailesi, kızlarını Ali bin Ebi Talib'le evlendirmek için benden izin istiyor. Ben izin vermedim, vermiyorum ve vermeyeceğim! Ancak, Ebu Talib'in oğlu kızımı boşayıp, kızlarını almak isterse o başka! Şunu iyi bilin, Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer, ona eziyet olan bana da eziyet olur" (Buhârî, Fezailu'l-Ashab 16, 12, 29; Müslim, Fezailu's-Sahabe 96; Ebu Davud, Nikah 13; Tirmizî, Menakıb) hocam bu hadis-i şerif i nasıl değerlendirmemiz lazım? Mesela eğer bir erkeğin eşi kendisine karşı bütün görevlerini yerine getiriyorsa ve ikinci nikâh onu üzecek ve ona psikolojik olarak zarar verecekse bir erkek için ikinci hanımı almaması İslam ahlakına daha uygundur diyebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin için şöyle bir özet yapabiliriz: a. Ali radıyallahu anhın Fatıma radıyallahu anhanın üzerine ikinci bir kadınla evlenmek istediği ama Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bunu nehyettiği bilgisi sahih bir hadistir. Hadis de Buharî’de geçmektedir. b. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Allah’ın helal ettiğini haram veya haram ettiğini helal etmek gibi bir iş yapmaktan masum olduğu kesin bir itikat konusudur. Öyle bir şey yapmasına karşı korunmuştur. Öyle bir uygulama da yapmamıştır zaten. c. Ali radıyallahu anhın yapacağı nikâh dinen sakıncalı bir iş değildi ama Muhammed aleyhisselamın kızı ile onun en büyük düşmanı Ebu Cehil’in kızının aynı evde iki kadın olmalarının şeytana sunulmuş bir fitne kazanı niteliği taşıyacağını düşündüğümüzde bu evliliğe neden karşı çıktığı kolay anlaşılır. Mesele bir fıkıh veya itikat meselesi olmaktan çok bir sosyal denge ve fitneye karşı tedbir meselesi olarak görülmelidir.
Selamünaleyküm. Durum tam anlattığınız gibidir. Allah sonumuzu hayretsin. Bir erkeğin dört kadınla nikâhlı olması, Kur'an'ımızın sarih ruhsatları arasındadır. Yok saymamız hiçbir asır için mümkün olmaz. Şu kadar ki, erkeğin ikinci bir nikâh yapmasına getirilmiş bazı şartlar vardır. O şartları yerine getirmeyen erkek vebal altında olur. Şu yaşadığımız, tesettürün bile zinaya açılan yollara hizmet edebildiği ortamda ikinci evliliğin önlenmesi neredeyse mümkün değildir. Tam anlamıyla taşlar bağlanmış ve köpekler salınmış gibidir. Bunu ahir zaman fitnesi olarak açıklamaktan başka bir çare göremiyorum. Kadınlarımız Allah'tan korkmalı ve eşlerini ikinci bir arayış içine girmeye sevk edecek sıkıntılar oluşturmamalıdırlar. Temel sorun kadınların, evliliği mobilya ile nikâhlanma olarak anlamalarından, başkalarına göstermeyi birinci plana almalarından kaynaklanmaktadır. Bu sorunda birinci çare kadınlardır. İkinci olarak da bu durum, gizlilikten ötürü bu boyutlara gelmiştir. Alenen evlenebilen ve şartlarını oluşturan evlenmelidir. Diğerlerinin yaptığına makul bakmamamız gerekiyor. Her halükârda, bir erkeğin nikâhı altındaki kadınlar için 'birinci' 'ikinci' ayrımını biz yapıyoruz. Dinimizde böyle bir tasnif yoktur ya iki hanımı vardır ya da yoktur. Birincisine göre ikincisinin ayrı bir fıkhı olmaz. Size ve bize çok iş düşüyor; işimiz vaktimizden çoktur. Büyük olaylar diye, bazı konulara takılı kalınca altımızın oyulduğunu ve iffetimizin zedelenmeye başlandığını anlayamadık. Çok dua edelim. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Hadislerde hiçbir çelişki yoktur. Birinci hadis, kiminle evlenilebileceğinin en geniş sınırlarını çizmektedir. Bir insanın bir kadının malına tamah ederek evlenmesi haram değildir. Öyle bir evlilik caizdir. Efdal olan yani dahi ye olan ise dindarı tercih etmektir. İkinci hadiste ise, evliliği fiziki zevklere dikkat etmeden oluşturmanın sakıncasına işaret edilmekle beraber yine bir yasak getirilmiş değildir. Bu bir baba nasihati hükmündedir. İşin bir de yarını var, o yarına dikkat edilmesinin önemi vurgulanmış olmaktadır. Her şeye rağmen helal evliliğin bir engeli yoktur.
Selamünaleyküm. Ehli kitaptan bir bayanla evlenmek caizdir. Onunla kıyılan bir nikahtan sonra başka bir törenin hiçbir değeri yoktur. Mühim olan nikâh akdinin şeri olmasıdır. Fakat böyle bir evlilik akıllıca olmaz, iyi düşünün.
Aleykümselam. Bu hassas meselenin bir müftünün önünde sözlü olarak beyan edilmesi ile alacağınız sonucun sizin için daha hayırlı olacağını düşünüyorum. Size en yakın müftülüğe giderek bizzat fetva alın. Daha huzurlu olursunuz.
Selamünaleyküm. Nikâhın sahih olması için erkek taraf açısından bir izin şartı yoktur. Nikâhlanmak isteyen erkek, babasından veya eşinden izin almak durumunda değildir. Kaçak gibi bir nikâh ise geçerli olsa da ahlâkî değildir. Eşinizin duyurmama yönündeki talebi ise onun gönül hoşnutluğu açısından sizi bağlayıcıdır. En az iki şahidin huzurunda mehir tespit ederek ve sizin de hanımızın da özel şartları şahitlerin huzurunda konuşularak nikâhlanmanız hâlinde sakıncalı bir iş yapmış olmazsınız. Ancak ikinci hanımızın, birinci hanımınızdaki her şeyi eşit bir şekilde sahiplenmesi gerekiyor. Geceyi paylaşmadan, ekonomik imkânlara kadar her hususta aynı şartları sahiplenme hakkı vardır. Bunlardan bir kısmından feragat etmek de onun hakkıdır. Bunları da genişçe şahitler huzurunda beyan edin. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir hediye, kime verildi ise o, onun malı olur. Kişi malını istediği gibi kullanır; hediye de edebilir, başka bir şekilde de kullanabilir. Özel bir kural yoktur.
Selamünaleyküm. Bu tür malzemelerde şöyle bir kural belirleyebiliriz: a- Kullandığımız malzeme mesela domuz kemiği yüzde yüz kimyasal bir değişim gördü ise bu yani bir madde demektir. Kullanılması caizdir. Buradaki yüzde yüz kimyasal değişimle kastımız şudur: kemik tozu olarak bilinse de kimyasal bir inceleme yapılmadan domuz kemiğinden üretildiği anlaşılamayacak kadar değişmiş olmasıdır. b- Kullandığımız malzeme böyle bir değişim görmedi ise bu malzeme alternatifi bulunduğu sürece normal şartlarda kullanılamaz. Bilhassa domuz ve köpek ürünü olan kullanılamaz. Eğer hastamız için ikinci bir alternatif mümkün değilse veya tıp henüz böyle bir malzeme geliştirmedi ise zaruret dâhilinde bu malzeme kullanılabilir.
Selamünaleyküm. O parayı sadaka olarak vermeniz gerekiyor. Yapacak başka bir şey yok, iyi düşünmüşsünüz.
Selamünaleyküm. Sabah ve gece namazlarının iki rekât olanlarında Sünnet’tir.
Selamünaleyküm. Aç kalmadıkça Müslüman böyle işlere germemelidir. Birinin sırtından kazanmak yoktur bizde. Adının ne olduğu önemli değildir. Niteliği şüpheli bir iş olarak yapmamanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Tedaviye muhakkak devam ediniz. Bu arada da mucizeler gibi özel konularla ilgilenmemeye çalışın. Bu tür şeylerin aklınıza gelmesinin dince bir sakıncası yoktur, rahat olun. Geçmiş olsun.