Fetva Meclisi
Soru
Babam yurt dışında kaldığından amcama kendisi için kurban bayramında kurban kestirmesini rica etti. Parayı bayramdan sonra kendisine ulaştırdığımda, amcam kurbanı kestirmediğini söyledi.Babam sadaka olarak kurban kesmek istediğini söylemiş, dolayısı ile bayramdan sonrada kesmek olur diye o ana sıkıştırmak istememişler. Hüsnü zan ile yanlış anlaşıldığını düşünüyorum.Bu kurbanın kesilmemesi durumuna babamın sinirleneceğini düşündüğümden babama yansıtmadan elimdeki kurbanlık parayı bir şekilde yerine ulaştırmak istiyorum. Bunu nasıl yaparım, bu konuda bana yardımcı olabilir misiniz hocam? Şimdiden çok teşekkür ediyorum, Allahın razı olduğu kullardan olmanız dileği ile...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Can alıcı noktayı siz tespit etmişsiniz. Bir ortağın 'kurban niyeti dışında' bir niyetle ortak olması bütün ortaklar için kesileni et yığınına dönüştürür. Kardeşlerinizin bu kadar açık bir ibadet bilmezlikleri varsa siz o kurbandan başka kurban kesin. Babanızın hatırı için de ona ortak olun. Yalnız böyle bir ithamda hassas olmalısınız. Ağır bir yük olur omuzlarınızda hatalı bir karar verirseniz.
Babanın kesin olarak eksik kalan ibadetlerini hesaplayın. Şüpheli olmasın. Verilmemiş şu kadar yıl deyin. Kesilmeyen kurbanların kesilmesi diye bir şey yoktur. Onun yerine kurban parası kadar sadaka verilebilir. Fitreleri de o yılın miktarı üzerinden verebilirsiniz. Zekâtta ise zaman aşımı yoktur, verilmeyen zekât verilir. Ne kadar borcu olduğunu hesaplamanız gerekir. Tahmini olmaz.
Aleykümselam. Seksen bir gram altın alacak kadar birikiminiz bir kenarda bekliyordu ise sizin kurban kesmeniz gerekiyordu. Kesemedi iseniz, bir kurban kaça kesiliyordu ise o kadar parayı bir vakfa sadaka olarak verirsiniz. Allah mağfiret buyursun.
Selamünaleyküm. Babanızın sizin adınıza kurban kesmesi mümkündür. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Bu şekilde bir kurbanda sakınca yoktur. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm.O kurban sizin kurbanınız olmaz. Sizin de şimdi kesmeniz o kesmeniz gerekenin yerine geçmez. Kurbanın kazası yoktur. Onun yerine sadaka verin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu tür malzemelerde şöyle bir kural belirleyebiliriz: a- Kullandığımız malzeme mesela domuz kemiği yüzde yüz kimyasal bir değişim gördü ise bu yani bir madde demektir. Kullanılması caizdir. Buradaki yüzde yüz kimyasal değişimle kastımız şudur: kemik tozu olarak bilinse de kimyasal bir inceleme yapılmadan domuz kemiğinden üretildiği anlaşılamayacak kadar değişmiş olmasıdır. b- Kullandığımız malzeme böyle bir değişim görmedi ise bu malzeme alternatifi bulunduğu sürece normal şartlarda kullanılamaz. Bilhassa domuz ve köpek ürünü olan kullanılamaz. Eğer hastamız için ikinci bir alternatif mümkün değilse veya tıp henüz böyle bir malzeme geliştirmedi ise zaruret dâhilinde bu malzeme kullanılabilir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadis sahihtir, en muteber kaynaklarımızda bulunmaktadır. Yalnız bu kaynaklar tarandığında, hadisin içinde dikkatten kaçmaması gereken bir gerekçe vardır. O gerekçe de şudur: 'Allah'ın Peygamberinin kızı ile Allah'ın düşmanının kızı bir arada olmaz!' bu gerekçe meseleyi izah etmektedir. Evlendirilmek istenen kız, Ebu Cehil'in kızı idi. Fatıma ile onun bir evde olması ne kadar olabilir bir şeydi? Hadiste vurgulanan budur.Hadisin rivayetlerinde yine dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı daha vardır, o da sizin sorunuzu izah etmektedir: 'Dikkat edin. Ben helali haram, haramı helal yapmıyorum!' undan da anlaşılıyor ki, buradaki yasaklama çok özel bir durumla sınırlıdır.
Selamünaleyküm. Evet, onun haram bir mal ile gelmesi sizin derdiniz değil ama bereketsiz bir işe girmiş olursunuz
Bir hediye, kime verildi ise o, onun malı olur. Kişi malını istediği gibi kullanır; hediye de edebilir, başka bir şekilde de kullanabilir. Özel bir kural yoktur.
Selamünaleyküm. Bu, kişinin uyma tarzına bağlıdır. Allah'ın hükmü dışında bir hüküm icra eden sistemlerden birini uygun bulup, o sisteme ittibada sakınca görmeyenin akidesi elbette sıkıntılıdır. Bunun dışında kalan ve zaruretlerin gereği olarak bulunulan durum için de şirk gibi ağır bir ifadeyi kullanmak mümkün değildir. Netice olarak burada kişinin meseleye bakışına önem vermemiz gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Sabah ve gece namazlarının iki rekât olanlarında Sünnet’tir.